Onuncu Köy Medya Farkıyla CEMAL HÜNAL ANKARADA İLK KONSER KAPI AÇILIŞ 21.00 KONSER : 22.00
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Deneme çekimine giren iki oyuncunun yüzlerce kişi  arasından seçilmesini ve bu role hazırlanırken  yaşadıkları  komik ve sürprizlerle  dolu olayları anlatan kahkaha dolu iki perde komedi.
ORİJİNAL   BÜYÜK OYUNU
Gülten ve Süleyman çiftinin hem zemin evlerinde ve hep zemin hayatlarında geçen bir hikaye. Namusuyla yıllarca çalışan ve zar zor para biriktirip bir ev alabilen Süleyman ile yaşadığı yerden kocasına kadar hiçbir şeyden keyif almayan Gülten’in tek amaçları kızlarını bir an once evlendirmektir. Süleyman’ı yıllar önce bir kazadan kurtaran Ali amcanın aracılığıyla gurbetçi bir ailenin tek ve şımarık çocuğuna istemeye gelir. Evin kızı Elin’in sevgilisi Semih’in de eve gelmesiyle olaylar çığrından çıkar. Görücüyü istemeyen Elif çocuğun tuza ve acıya olan alerjisini öğrenir ve kahvesine fazladan baharat koyar. Kahveyi içen Ömer nefesi kesilir ve ölür. Olayın şokuna giren aile, daha sonra muslukları tamir etmek için gelen muslukçuyu da korkudan öldürürler. Ve bu cinayetleri araştırmak için eve polis gelir. Oyun sonunda her iki kişinin ölmediği sadece bayıldıkları anlaşılır. Yanlışlıkla muslukçunun gider açıcı suyunu içen polis ise ölür.
ORİJİNAL   BÜYÜK OYUNU
Konunun merkezinde iki komşu kadın yer almaktadır. Sürdürdükleri yaşam, bu hayattan göçmüş kocaları hakkındaki anılarla ve var olmayan aşk mektupları ile ilgili kuruntularla doludur. Gerçekten de bir insanın sıcaklığını duyma hissi öylesine güçlü ki! Eserin kahramanları ise aşk hayali kuruyorlar. Sien ve Dikha gençliğe has ateşi ve haylazlığı, bir anlık da olsa, yaşamayı tutkuyla arzuluyorlar. Ve bir gün eserin kahramanlarının yalnızlığı bir radyo haberi ile bozuluyor. Bulundukları şehirde kurbanlarını boğarak öldüren bir manyak ortaya çıkıyor. Gaz ocağı denetleyicisi olarak yalnız yaşayan kadınların evlerini giriyor, onlara tecavüz ediyor, sonra ise… boğuyor. Hayal ürünü olmayan bir erkeğin evlerinin eşiğinden girmesi düşüncesi bu kadınların kafalarında gerçek bir duygu fırtınası oluşturuyor. İşte bu tam da can sıkıcı bir bekleyiştir. Bırak öldürsün, yeter ki gelsin! Çünkü onlar bir işe yaramayı ölesiye istiyor, varsın bir gün sürsün… İşte nihayet o geliyor, gerçek manyak sandıkları gerçek denetleyici geliyor. Bu harika tiyatro oyunu hüzünlü olduğu kadar komiktir de. Aşkı, yalnızlığı ve üstesinden gelinmesini, ebedi gönül gençliğini konu ediyor…
ORİJİNAL   ÇOCUK OYUNU
Bir evin bu kadar yol kat edebileceğini kim tahmin ederdi? Üstelik dün yaşananlardan sonra… Şüphesiz önemli buluşmalar, uzun yolculukların ardından gelir ve işte dün olan da buydu. İki iç dünya. Bir adam ve onun seyahat eden evi. Bir kadın ve onun müzikli evi.
Adam, hantal ve sakin; kadın, dakik ve ritmik rutininde. Terastan birbirilerini görüp kapının önünde buluşamamak, biraz evi toparlamak, hayal kurmak, kahvaltı yapmak, sadece merhaba demek için sokak lambası altında ya da sandalyede randevulaşmak...
Kütük Ev, insanın günlük komik yanını ortaya çıkaran ses ve jestin beklenmeyen buluşması. Kütük Ev, hayali ancak yine de gerçek bir yer; o kadar gerçek ki ayrılırken tıpkı evlerimiz gibi onu da beraberimizde götürürüz.
ORİJİNAL   ÇOCUK OYUNU
"MICROMUNDO": Bir Yaşamın Başlangıcı
Micromundo, en küçük parçaların birbiriyle olan etkileşimiyle başlayan, madde ve enerjide sürekli dönüşüm yaratan bir yaşam döngüsünü anlatır. Böylece ilk yaşam formları oluşup sonsuz sayıda hayvan organizmasını doğurur. Bu organizmalar ekosistemde hayatta kalmak adına beslenmek, üremek ve gelişmek için mücadele ederler. Bu da sonsuz bir ''enerji döngüsü'' oluşturur.
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Parçacık bu kocaman dünya da yaşamını sürdürürken, bir gün aklına "Acaba ben neyin parçasıyım" sorusu düşer. Neyin parçası olduğunu öğrenebilmek için uzun bir yolculuğa çıkar. Şehir Tiyatrolarının çocuklar için hazırladığı Parçacık adlı oyun Black-Light tiyatro tekniği kullanılarak sahnelenen müzikli, Eğlenceli ve bir o kadarda eğitici bir projedir. Çocuklara özellikle özgüven ve kendi kendine yetebilme konularında kılavuzluk yapan "Parçacık" çocukların olduğu kadar büyüklerinde ilgi ile izleyeceği sıcacık bir çocuk oyunudur.
ORİJİNAL   ÇOCUK OYUNU
“Zürafa”, masa üstünde ve sözcük kullanılmadan oynanan bir kukla oyunudur. El değiştiren bir zürafa kumbarası, sahiplerinin zihninde hayat bulur. Eğer kumbara olmazsa küçük bir çocuk hayattaki tek arkadaşını kaybeder, gökyüzüne âşık biri asla yükseklere erişemez. Canlı ile cansızı bir araya getiren bu öykü, duyguları ve hisleri olan her varlığın aslında bir can barındırdığını anlatır bize.
ORİJİNAL   BÜYÜK OYUNU
Batıya Doğru oyunu, yoksul yaşam standartları nedeniyle Bosna-Hersek'ten ayrılıp, Avrupa'daki ülkelere, özellikle de Almanya’ya göç eden göçmenlerin hikayesidir. Bu noktada oyun, Batı'ya sığınan ve kendilerine bir yer arayan Suriyeli göçmenlerin hikayesiyle de paralellik gösterir. Aynı zamanda daha iyi bir yaşam arayışının peşinde olan bir ailenin de parçalanma hikayesidir.
ORİJİNAL   BÜYÜK OYUNU
"Godos" sözcüğü Litvanyacanın günlük dilinden kayboldu, ancak deneyimlerimiz ve duygularımız içinde hala yaşıyor. Ünlü Litvanyalı koreograf Birute Letukaite ve iki Norveçli koreograf Anne Ekenes ve Pia Holden tarafından yaratılan performans GODOS *, geçmişin, bugünün ve geleceğin iç içe geçtiği, kadınsı inceliklerin, gizli mitolojik yaratıkların ve fütüristik bakış açılarının buluştuğu dünyayı ortaya koyuyor. Panta Rei, ilhamını Godos'un bir yorumu olan kalbin şarkısından alır. Bu arada, Litvanya koreografisinin esin kaynağı, geçmiş ve günümüz halkı üzerindeki yansımalardır.
Sihirli bir kurt adamın kürkünde saklanan nedir? Çağdaş cadılar nasıl büyüler kullanır? İyi huylu perilere inanmazsak bize kim şans getirir?
Litvanya efsanelerine ve destanlarına ince bir atıf ile dansçılar desenleri, formları ve dokuma tezgâhlarını hatırlatan bir ritimle hareket ederler. Çağdaş bir adam bu tezgâhlarda oturur ve en az hayatımız kadar renkli olan bir örgü yapar: bugün kim olduğumuz ve yarın kim olacağımız hakkında düşüncelerle doludur.
* GODOS, Avrupa Ekonomik Alanı (EEA) mali mekanizması ve ile Litvanya Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı ve Norveç Sanat Konseyi birlikte finanse edilen "Avrupa Kültür Mirası Kapsamında Kültür ve Sanatta Çeşitliliğin Geliştirilmesi" programı kapsamında oluşturulan AURA Dans Tiyatrosu ve Panta Rei Dans Tiyatrosunun ortak yapımıdır.
ORİJİNAL   BÜYÜK OYUNU
Prens Hamlet çökmüş bir haldedir. Almanya'daki okuldan Danimarka'ya, babasının cenaze törenine katılmak için çağrılıp geldiğinde, annesi Gertrude'i yeniden evlenmiş bulmak onu şok etmiştir. Kraliçe, Hamlet'in amcası ve ölen kralın kardeşi Claudius ile evlenmiştir. Hamlet'e göre bu evlilik "pis bir ensest" ilişkidir. Daha da kötüsü, Claudius, Hamlet'in tahtın vârisi olduğu gerçeğini bilmesine rağmen kendisini Kral olarak ilan etmiştir. Hamlet olası bir suikastten şüphelenir. Babasının hayaletinin kaleyi ziyaretinden sonra ise, Hamlet'in bu şüphesi doğrulanır. Hayalet öldürüldüğünden, ruhunun barış içinde dinlenemediğinden yakınır. Performansta Kazak milli oyunları ve şarkıları ile geleneksel Kazak yas motifleri de kullanılmıştır.
ORİJİNAL   BÜYÜK OYUNU
"Inishmaan'ın sakatı" adlı oyununda Perm "U Mosta" Tiyatrosunun sanatçıları, oyun karakterlerini cesur ve canlı şekilde canlandırarak, tüm olayları sanki kendileri tecrübe etmiş gibi, tüm İrlanda'yı çılgın Riverdance ve İrlandalı lirik baladları aracılığıyla ezberlemiş gibi garip, komik ve dokunaklı bir McDonagh hikayesini, gerçek bir İrlandalı gibi canlandırmayı başardılar. Ekip bu başarısı sayesinde 2010 yılında "Golden Mask" Ulusal Tiyatro ödülünü kazanmıştır.
Inishmaan Adası, İrlanda'nın en gizemli ve en kutsal yerlerinden biridir; Keltlerin eski kültürünün yanı sıra, özgürlüğü için İngiltere ile sürekli mücadele eden küçük fakat gururlu bir ülkenin dili de burada bulunur. Bu nedenle, belki de eserinde çok özel adalılar tasvir etmiştir McDonagh. Tuhaf ve eğlenceli kadınlar, Hollywood'tan Robert Flaherty önderliğindeki mürettebat komşu adaya gelince patlarlar. Hollywood'un hayali ve tehlikeli rüyaları da Inishmen'e gelir, artık herkesin yelken açmak istediği bir yerdir burası. Fakat sadece Cripple Billy bunu başarabilir....
“Inishmaan Sakatı oyunu göz yaşı ve kahkahanın iç içe geçtiği, tatlı hayallerin acılarla karıştığı, son derece romantik bir aşk ve bunların sakat Billy'nin kaderinde oynadığı mistik rol ile birarada izleyebileceğiniz bir performans. Oyunun karakterleri, bizleri hem dehşete düşürür hem de güldürürler. Aynı zamanda şaşırtıp ve sempati uyandırırlar. Kendi taziyelerimizi ve iç dünyamızdaki çözümü olmayan dramatik meseleleri bizden çok uzak, garip bir hayat üzerinden tanıyabiliriz.
ORİJİNAL   BÜYÜK OYUNU
Çehov’un "Kabuğuna Sinmiş Adam" hikâyesi, "Gooseberries" ve "Aşk Hakkında" hikayelerini de içeren "kabuktaki halk" üst başlıklı öykünün bir parçasıdır. “Kabuğuna Sinmiş Adam” hikâyesinin teması Çehov’un defterinde şöyle açıklanır: “Kabukta bir adam, kurbağa ayakkabılarında, bir çantada bir şemsiye, bir kutudaki şemsiye ve bir kutuda bir bıçak. Tabutta yatarken gülümsüyor ve şöyle diyor gibiydi: "İdealimi" buldum". İlk bakışta, yazarın konumu kesin görünmektedir; "kabuk fenomeni" dar görüşlülük, çılgınlık, hayattan kopma hissi olarak yorumlanmıştır. Tüm okuyucu kitleleri, tüm okul ve üniversite programları ve hatta günümüzün sanatsal seçkinleri bile Belikov'un klişelerini kabul ederler. Ama yine de, halen gizemini koruyan ve tanımlanmamış bir karakterdir.
Yönetmen, Belikov’u “olumlu” tarafından değerlendirmiştir. Yunan ve Latin öğretmeni ile toplumun geri kalanında meydana gelen böylesine önemli bir rezonans, bir kasaba nüfusunun bu karakter yüzünden çok güçlü bir şekilde sersemlemesi, onun güçlü kişiliği ve genel kabul gören kanun ve standartlara dayanmamaya götürülmesinin sonucudur. Kabuk saklanmak için değil kırılgan bir şeyi kurtarmak içindir.
**Oyun, Saint-Petersburg tiyatrosu tarafından "Golden Sofit", En Önemli Tiyatro Ödülü'ne aday gösterilmiştir.
**Performans - Uluslararası tiyatro festivalinin katılımcısı "Tiyatro. Çehov. Yalta "- 2015:
**Rus Halk Sanatçısı Valery Dyachenko, en iyi rol dalında Crystal Gable ödülünü almıştır.
**Tiyatro ekibi, çağdaş Chekhoviana'nın tiyatro dilinin orijinalliği için Crystal Fronton ödülü almıştır.
ORİJİNAL   BÜYÜK OYUNU
Ailesini ve sevgilisini korkunç bir biçimde yitiren Ukraynalı bir kızın hikayesi. O, esaretin her türlü çilesini çekmiş, Osmanlı İmparatorluğu tahtına çıkmayı ve düşman bir ülkede büyük bir aşkı bulmayı başarmıştır…
Yaşamını kurtarırken - inancını yitirmemek!
Kendine ihanet etmeden, Sevgiyi bulmak!
ORİJİNAL   BÜYÜK OYUNU
Bir grup amansız GaGster şehre korku salar. Bir grup kaçık polis ise öngörülemeyen komik sonuçlar pahasına da olsa onları durdurmaya çalışır. Yllana’nın yeni gösterisi şu sözlerle başlar: “Kara film” türüne övgü; kara mizahla, tiyatral yaratıcılıkla ve grubun kendine has jestleriyle dolu bir oyun. Eleştirel imalar, iyi ve kötü arasındaki yansımalarla birlikte yeraltı dünyasına, en temel içgüdülere yapılan son derece eğlenceli bir yolculuk.
ORİJİNAL   BÜYÜK OYUNU
Vahşi Batı’da , adeta sanatsal bir karmaşa içerisinde olan Sam Shepard'la tanışırız: Amerika'yı Bob Dylan ile birlikte geçen isyancı Shepard; bütün yaşamı boyunca alkol bağımlılığıyla savaşan, unutulmaz filmlerde oynayan, sahne yönetmenliği girişiminde bulunan ve 50'yi aşkın tiyatro oyunu yazan ve bunları dünyanın dört bir yanında sahneleyen kayıp Sam. “Büyük bir metin” ile karşılaşan tüm yönetmenler gibi Vlad Massaci de Vahşi Batı'daki ilk yolculuğundan sonra hala söylenebilecek çok şey varmış gibi hissetti. Sorusu, ikili benliğimize olan bu heyecanlı arayış üzerine nerede ve kiminle bir kez daha ortaya çıkması gerektiğiydi. Massaci, Shepard'ın daima aradığı dünyayı sahneye koymak için, arayış imgesindeki her şeyi destekleyen bir ekibe ihtiyaç duyduğunu biliyordu: izleyicinin hayatın kendisi kadar gerçek bir öyküyü keşfetme heyecanını yaşadığı bir dünya. “Günümüzde vahşi bir batının hâlâ var olabileceğini düşünüyor musunuz? Yaşamın kendisi kadar vahşi bir batı?" Lee'nin sorusudur; en meraklısı Austin'in kardeşi olan Lee. Yaşamak gerçek hayatta anlamı ne olursa olsun, nedeni olmayan, yalnız ve gözü pek bir asinin cevabını sürekli aradığı bir sorudur. Kardeşlerin yazmaya çalıştıkları Vahşi Batı hakkındaki senaryonun arkasındaki hikaye aslında onların hikayesidir. Lee ve Austin, çölde kaybolmuş, birbirlerini takip eden iki ruhtur, kimin kimi kovaladığını bilmezler. Her ikisi de korkuyor: İkisi de her şeyini ortaya koymalarına rağmen rüyalarını gerçekleştiremedi, ikisi de ıssızlığın ortasında yaşıyor ve ikisi de çok arzuladıkları o gerçek yaşamın hangi yönde olduğunu bilmiyor. Oğullarını sürekli yalnız bırakan bir annenin mutfağında, bitmeyen bir savaşın parçası olan ateşli bir kavganın sonunda, Austin, Lee'nin hayal ettiği filmdeki kurgusal karakterlerin aslında kurgu olmadığını anlar. Bu karakterler aslında onlarla ilgilidir. Bu karakterler “kayıp bir çocukluğun hayaletleridir".
ORİJİNAL   BÜYÜK OYUNU
Ölüler yeraltı dünyasına, orayı yöneten tanrılara aittir. Bir ruh ancak gömüldüyse ölüler dünyasında huzur bulabilir. Defnedilmemiş bir insanın ruhu Hades’e, ölüler alemine ulaşamaz. Bunun yerine tıpkı bir hayalet gibi etrafta dolaşır. Böylesi bir ruh, öfkesini görevini yerine getirmeyen insanlar üzerinde toplar. Bu yüzden defini engelleyen kişi aileden daha şiddetli bir şekilde cezalandırılabilir. Antigone işte burada başlar…
ORİJİNAL   BÜYÜK OYUNU
Adam gittikçe yaklaşıyor... Ayak seslerini duyuyor kadın. Bahçe, şimdi yeni sahibini bekliyor. Adam geliyor. Yeni efendi. Aslında onun her zaman burada olduğunu kimse bilmiyordu, kimsenin aklına dahi gelmemişti bu.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Londra’da 1935 Ağustosu, Buluwayo macerasından sonra evine dönen, Richard HANNAY’i, can sıkıntısını dağıtmak için bir tiyatro oyununa gider. Hannay o gece tiyatroda gizemli güzel Annabella ile tanışır. Kadının bir gizli ajan olduğunu ve çok gizli bir görev için İskoçya’ya gitmesi gerektiğini öğrenir. Ancak kadının peşinde olan iki adam buna izin vermeyecektir. Böylelikle kahramanımız Hannay istemeden de olsa kendisini 39 basamak isimli gizli görevin içinde bulur. Ve böylelikle Hannay, eğlenceli, gerilimi yüksek bir serüvene başlar…
İyi seyirler…
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Londra reform kulübünün en garip, en seçkin, en gözde üyelerinden; dikkat çekmek için hiçbir çaba harcamasa da dikkatleri her zaman üzerinde tutan Bay Phileas Fogg, dünyanın çevresini seksen günde dolaşabileceğine dair iddiaya tutuştuğunda, takvimler henüz, 1872 yılını göstermekteydi. Üstelik bugün hayatı kolaylaştıran birçok teknoloji, o günlerde yoktu… Öylece oturmayın evde. Haydi, çıkın sokağa. Siz de bu maceranın bir parçası olun.
Çok başarılı bir senarist olan Oğuz, kariyerinin en tepesindeyken ani bir kararla yaşam kaynağı olan senaristliği bırakır. Oğuz, tek dert ortağı ve üst komşusu eski ünlü bir yönetmen olan Ertem'le sırlarını paylaşmaktadır. Oğuz ve arkadaşları, hayatlarında her şey kötü giderken hatırlamadıkları bir gün geçirirler ve aniden evde uyanırlar. Gecenin nerede ve nasıl geçtiği ile ilgili hiçbir fikirleri yoktur; ama hepsinin işleri bir anda açılır, üst üste teklifler gelmeye başlar. Hatırlamadıkları gece sonucu bütün hayatları değişir.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Büyükbaba’nın yıllar önce evden kovduğu torunu yüzünden eşi hayata küsmüştür. Hayali bir torundan mektuplar yazmayı çözüm olarak bulan büyükbaba, gerçek torununun geleceğini öğrenince çözüm arayışıyla bir vakfa başvurur. Gerçek torunun gemisi batmıştır. Eşinin son günlerini mutlu geçirmesini isteyen Büyükbaba, Vakıf müdürünü torunu rolünü oynamaya ikna eder…
ORİJİNAL   KONSER
Aima Konser biletleri Biletiva'da...
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
"
Ölümü yenmenin bir yolu da -belki de şimdilik bildiğimiz tek yol- neslin devamını sağlamak değil midir? Bizden sonra devam edecek dünyaya, bizden bir parça bırakmak. O parça da bizi biz yapan şeylerden hiç değilse birazının bu dünyada kalmaya devam edeceğine inanmak.

Ben çocuğumda yaşayacağım! Ve dünyada kalmaya devam edeceğim.

Belki de sırf bu yüzden -bilincine varmadan- çocuklarımızı, bize benzemesi, bizim gibi davranması için bu kadar zorluyoruz. Gelecek dünyada, onlarda var olmayı garanti altına almak için.

Peki ya bu gelecek dünyanın, bizim yaşam süremiz içinde yok olacağına dair bir kuşkumuz oluşursa. Hadi daha somut söyleyelim; iklim değişikliğinin insan hayatını bizim yaşam sürecimiz içinde yok edebileceği ihtimalinin çok ciddi bir olasılık olduğunu öğrenirsek, yine de çocuk yapar mıyız? Yapmaya kalkarsak bunu nasıl rasyonelize ederiz? Nasıl akla uydururuz? Ya da yapmamaya karar verirsek, milyonlarca senelik bu dürtüye nasıl karşı koyarız?

Bu karşıtlık Akciğer’ de; bir gerçeği görmek ve görmezden gelmek arasında bir ileri, bir geri gidip gelen çaresiz bir çifte kara komedinin kumaşını dokuyor.

Akciğer; iklim değişikliği eşiğindeki bir dünyada, yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalan insanoğlunun bu sorusunu, ironik bir klişe ile soruyor; “Çocuk yapmalı mı yapmamalı mı? İşte bütün mesele bu?”

Bu soru, bir çiftin içine düştüğü boşluğu ima eden boş bir alanda, delicesine d.nüp duruyor. Sorunun sorulduğu ana sıkışmış bu çift, bu sorunun olası binlerce cevabının yarattığı karmaşa ile bir kaosa doğru hızla ilerliyor. Ve bu kaos giderek oyunun kendi zamanını ve mekanını inşa ettiği bir yapıya, bir düzene doğru evriliyor.

Yazan: Duncan Macmillan Yönetmen: Mehmet Birkiye Çeviren: Barış Arman
Işık-Dekor Tasarım: Cem Yılmazer Kostüm Tasarım: Şirin Dağtekin Yapım Koordinatörü ve
Yönetmen Yardımcısı: Zeynep Balkan Sahne Sorumlusu: Musa Can Pekcan
Reji Asistanları: Ömer Güneş - Çetin Doğa Halis
Işık Tasarım Asistanı ve Uygulama: Yasin Gültepe - Ataberk Öge

Oyuncular : Nergis Öztürk
Engin Hepileri
Tek 90 dakika"
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Düzenini kurmuş bir erkeğin hayatına bir kadın gelir ve her şey birden bire değişir. Oyun; bir yandan kadın ve erkeğin birlikte yaşayabilme marifetini ve imkânsızlığını anlatırken bir yandan da bize içine düştükleri, eğlenceli ve komik durumları gösteriyor.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
“Başka bir boyuta seyahat ediyorsunuz.
Hayal gücünün hüküm sürdüğü bilinmezler diyarına,
Gerçekler ve fantaziler arasında sıkışmış ölümlülerin yoksunlukla dolu dünyasına.
Ve şu şekilde anılan bir bölgeye
Alacakaranlık Kuşağı.
Gerçeğin kıyılarına kâbusların dalgalarının vurduğu bu diyarda
açıklanamaz olayları seyretmek için arkanıza yaslanın
ve ızdırabın tadını çıkarın.”


Toplumsal ve ekonomik problemlerin yol açtığı histeriyi, fantastik bir kurguyla anlatan, 60’lı ve 80’li yılların kült televizyon serisi “Twilight Zone”dan uyarlanan oyunda Çağdaş Tekin, Melina Özprodomos, Doruk Şengün, Ayşegül Tekin ve Oğuz Utku Güneş rol alıyorlar. Oyunun yazarlığı ve yönetmenliğini Oğuz Utku Güneş, yönetmen yardımcılığını Ayşegül Tekin, ışık tasarımını Ayşe Ayter, kostüm tasarımını Eftal Sayım, dekor tasarımını Ceren Yılmaz üstleniyor.

“Sadece biraz eğlenmek için tiyatroya gelmiştiniz.
Oysa biletinizi kestirdiğiniz an
Alacakaranlığın tekinsiz coğrafyasına geçiş yaptınız.”

• Yazan-Yöneten: Oğuz Utku Güneş
• Yönetmen Yardımcısı: Ayşegül Tekin
• Işık Tasarımı: Ayşe Ayter
• Kostüm Tasarımı: Eftal Sayım
• Dekor Tasarımı: Ceren Yılmaz
• Oynayanlar: Çağdaş Tekin, Melina Özprodomos, Doruk Şengün, Ayşegül Tekin, Oğuz Utku Güneş
• Reji Asistanları: Çağlar Dere, Özlem Alpözü
• Ses Operatörü: Çağlar Dere
• Işık Amiri: Kenan Kılavun
• Ses Amiri: İlker Toğay
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Yoksul oduncu Ali Baba, kardeşi Kasım'a borcunu ödeyebilmek için karısı tarafından ormana gönderilir. Ormanda haramiler ve onların çaldığı hazinelerle dolu sihirli mağara ile karşılaşır. Onu gizlice takip eden Kasım'ın haramiler tarafından yakalanması ile olaylar iyice karışır. Haramiler ile Ali Baba arasında gelişen olaylar hazinenin gerçek sahiplerine dağıtılması ve Haramilerin yakalanmasıyla mutlu sona ulaşır. İyilik ve dürüstlük bir kez daha galip gelmiştir.
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Bir tavşan deliğinden geçen Alice, kendini fantastik bir dünyada bulur. Alice’nin başına gelen tuhaf olaylar yoluyla, yetişkin dünyasının bir çocuğun gözünden ne kadar saçma göründüğünü izleriz…
Oyunumuzda "blacklight" kullanılmaktadır. Nörolojik rahatsızlığı olanların izlemesi uygun değildir.
TÜRKÇE   ÇOCUK OPERASI
Bir Nefes Yaşam

Oyun, bir evde kafes içinde yaşayan iki muhabbet kuşunun yaşam öyküsünü konu almaktadır ve iki tema üzerine kuruludur. 'Özgürlüğün güzelliği ve çevreyi korumanın önemi' sahiplerini çok seven ve yaşamlarından çok mutlu olan iki muhabbet kuşu, (Aliş'le Maviş) kendilerini çok seven 'Babişko' ile birlikte aynı evde yaşamaktadırlar.

Babişko bir gün televizyonda belgesel izlerken, görüp-duydukları Aliş ile Maviş'in akıllarını başlarından alır. Belgeselde, Yağmur Ormanlarında koloniler halinde yaşayan muhabbet kuşları anlatılmaktadır.

Aliş'le Maviş'in kulağına 'kar suyu' kaçmıştır artık. Ataları ormanda özgürce yaşayabildiklerine göre, onlar niçin kafeste tutsak hayatı yaşasınlar ki? Uzunca bir 'Öz-sorgulama'nın sonunda özgürlük yolunu seçerler ve ormana kanat açarlar. Orada, diğer kuşlarla güzel arkadaşlıklar kurarlar.

Bunlardan bir tanesi, kent'deki güle aşık olan, hüzünlü Bülbül'dür. Hava kirliliğine olan hassasiyeti nedeniyle, bülbül kente gidip gül'ünü görememektedir. İnsanların doğayı sorumsuzca ve aşırı bir şekilde kirletmeleri sonucu ormanların havası bile yaşanmaz bir hal almıştır. Artık diğer kuşlar da nefes almakta güçlük çekmektedirler.

Oyunun çatışma olgusu; insanın doğaya bakışı ile, hayvanların bakışı arasındaki farklılıktan yola çıkarak, 'Yaşadığı çevreye duyarsız insan-hayat hakkı kısıtlanan hayvan' ekseninde yükselmektedir.

Oyun; her canlının kendi doğal ortamında özgürce yaşaması gerektiği ve çevre kirliliğinin, giderek bir gün insanları da olumsuz etkileyeceği önermesi ve insanları bu yanlış yoldan dönmeye davetle biter.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
“Aman Oğlum” adlı oyunumuzda da sevgileri ve sevdikleri uğruna günümüzde sıra dışı olarak tanımlanabilecek her yolu deneyen bir ailenin ilişkilerini baştan sona güldüren keyif verici bir anlatımla sunmaktayız.

Söz konusu sevgi ve aşk olunca pek çoğumuzun yüzyıllardır hikayeleri anlatılagelen büyük aşıklardan pek farkımız yoktur. Hepimiz birer Mecnun, birer Aslı, birer Ferhat oluveririz sevgimiz uğruna. Dağları delmek, çölleri aşmak gibi destanlara konu olacak büyük fedakarlıklar yapamayız belki ama yine de bu
uğurda sınırları zorlarız. Bakalım bizim ailemizde bu sınırlar ne şekilde zorlanıyor?


Hedefimiz: %100 Keyif %100 Kahkaha %100 Kalite


Yazan-Yöneten : Mehmet YILMAZSOY

Teknik Yönetmen : Fatih YILMAZ
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
"Ben, Leyla Taşçı. Bir kamyonetin arkasında tanıştım İstanbul’la. Derme çatma bir evde yaşadım, küçük yaşta çalışmaya başladım. Evlat oldum, kardeş oldum, eş oldum, anne oldum. Kendimden başka her şey oldum. Ben, gazetelerin üçüncü sayfa haberlerinde denk geldiğiniz binlerce kadından biriyim... 'hayatımı yazsam roman olur' derler ya, öyle .. Valla..." – Leyla Taşçı Yazan: Seray Şahiner
Yöneten: İlham Yazar
Oynayan: Nihal Yalçın




"
TÜRKÇE   2D
Pixar'ın sevilen serisi Arabalar'ın 3. devam halkası Arabalar 3'te yönetmen koltuğunda tekrar Brian Fee oturuyor. Şimşek McQueen'in yeni maceralarını göreceğimiz filmde sevimli arabayı kendisinden genç ve hızlı arabalar tarafından bozguna uğratılmış olarak görüyoruz. Şimşek pistlere geri dönmenin hayalini kurup kenara itildiğine içerlerken bir anda #95’in işinin henüz bitmediğini kanıtlamaya karar veriyor. Hevesli genç yarış teknisyeni Cruz Ramirez’in yardımına, kazanmak için bir plana, merhum Hudson Hornet’in verdiği ilhama ve birkaç beklenmedik numaraya ihtiyacı olan arabamız Piston Kupasının en büyük yarışında boy göstermeye hazırlanıyor.
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Bir sokak köpeği ve bir çocuk
ve onların tanışıp arkadaş olma hikayesi...
Hepsi bu mu peki ?
Bu sahnede herkes arkadaş
ve yaptıkları tek şey oyun oynamak...
Hadi başlasın...
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
BİZİ SİZE ,BİZİ İZLEYENLER ANLATSIN, SİZDE İZLEYEMEYENLERE…
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Evli bir çiftin üzerinden kadın erkek ilişkisinin anlatıldığı, aşkın ne olduğu ya da ne olmadığına dair ipuçları sunan oyunda Nihal ile Tekin'i izleyecegiz. “Aşk Bir Şey Değil midir?” yoksa Aşk “bir şey” midir? Sorularıyla kafamızın karışacağı, bununla beraber bizi gülümsetecek oyunda zaman zaman kahkahalar atacaksınız.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Çapkınlıkta sınır tanımayan Tekin,her zaman olduğu gibi eşi Nihal'e yakalandığı ve evden kovulduğu için valizini toparlamaya başlar.Öncekilerde de olduğu gibi valizini toparlamayı çeşitli bahanelerle geciktiren Tekin,Nihal'i kandırıp evde kalmaya ikna etmeye çalışır.Nihal kandırıldığının farkında olduğu için sinirinden küplere binse de Tekin çeşitli laf oyunları yapmaya devam eder.Ama çok açık verdiği için Nihal'e yakalanır ve ortam daha da kızışır.Durumu kurtarmaya çalışan Tekin,yazar olduğu için özgür bir ortama ihtiyaç duyduğunu Nihal 'in ise bu durumları kaldıramayacak ve Tekin'in meslek hayatına engel olacak kadar kıskanç olduğunu söyler.Nihal de asıl kıskanç olanın kendi olduğunu ispatlamak için balayı gecelerini hatırlatır ve asıl kıskanç olanın Tekin olduğu ortaya çıkar.Aslında ikili birbirlerini çok sevdikleri için buna benzer kavgaları çok yaşasalar da ayrılığa yönelmemişlerdir.Tekin, arkası gelmez çapkınlıklarından ,Nihal de her seferinde onu yakalasa da affetmekten kaçınmaz.İkili tartışmalarının sonunda aşkın hiç bir şey olmadığını aşkı var edenin kendileri olduklarını kabul eder. Çünkü tüm bu olumsuzluklara rağmen birbirlerini çok sevdiklerini bilirler.!
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Genç yaşta dul kalmış ve bir daha evlenmemeye yemin etmiş Bayan Popov’un evine davetsiz bir alacaklı gelir. Kadının kocasından kalan borcunu istemektedir. Ancak beklenmedik bir şekilde birbirlerinden etkilenmişlerdir. Diğer kısa oyundaysa birbirleriyle geçinemeyen Çubukof ve Lomof aileleri içinde bir kız isteme durumu yaşanır. Bu iki kısa komedide, Moskova Sanat Tiyatrosundaki Çehov Stanislavski ve Olga’nın provasına davetliyiz.
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Oyun; küçüklüğümüzden beri duyduğumuz ve kulağımıza küpe olması istenilen "iyilikten maraz doğar" deyimine inat bir hissedişin altını çizmeye çalışmakta. Neden bir iyiliğin karşılığı bir kötülük olsun? Yaşadığımız bu dünyada bu çok zor gelebilir kulağa. Ama inanın öyle değil. İnanmayanlar varsa Bo ve Po'nun serüven dolu yolculuğuna bekliyoruz... Görecekler ki aslında hiçte öyle değil. Her şeyin mutlaka bir nedeni vardır. Yapılan kötülüğün olduğu gibi, yapılan iyiliğin de yaşamımızın belirli bir noktasında mutlaka güzel bir karşılığı olacaktır…
ORİJİNAL   KONSER
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
O kadar çok elektronik aletlerin esiri olmuşuz ki, insan olduğumuzu unutmuşuz.
Dünya çölleşmiş hiçbir yerde çiçek, ağaç ve neredeyse canlı kalmamıştır. Nedeni ise; elektronik atıklarıdır. Bal arısı Şibal ve Habal bir çiçek bulup yok olmakta olan doğayı yeniden canlandırmak için bir çiçek aramaktadırlar, ama bir türlü istedikleri çiçeğin nerede olduğunu bilen bir kimseye rastlayamazlar. Aralarına balı çok seven Balyok adında ayı da katılır ve o sırada teknoloji atık dağın tepesinden bir televizyon düşer ve içinde kalmış az enerji ile aradıkları çiçeğin yerini söyler.
Bakalım Kahramanlarımız çiçeği bulup tekrar doğamızı canlandırabilecekler mi?
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Sinir bozucu olmaktan muzdarip Ethan Steckler, terapist Dr. Anita Wells’den randevu alır. Kendi tabiriyle, sinir bozucu olmayı sanat haline getirmiş Ethan diğer hastalara hiç benzememektedir. Seans Ethan’ın sanatını kusursuzca uygulamasıyla biter. Sırada Dr. Wells’in kocası, terapist Dr. Gates vardır. Zira Ethan, karı koca terapistler için mücadele alanı haline gelmiştir. Kazanan kim olacaktır?
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Fransız yazar Rémi De Vos tarafından 2006’da yazılmış olan Batı, ilişkileri gittikçe dibe vuran bir çiftin hikayesini anlatırken, Avrupa’da yükselen aşırı sağın sıradan insanları nasıl dönüştürdüğünü irdeliyor.
"Ölümü seviyorum.
Öyle mi? Bunu sana söyleten ne?
Ben savaştan yanayım herkes gebersin bu tip şeyler.
Öyle mi?
Evet. Televizyonda ölüler olduğu zaman hoşuma gidiyor.
Öyle mi?
Haberlerde."
Yazan: Rémi De Vos
Çeviren: Arzu Bigat Baril & Melisa Yener Vittek
Yöneten: Arzu Bigat Baril
Oyuncular: Esra Ronabar & Murat Kılıç
Dramaturji: Melisa Yener Vittek
Müzik: Alper Maral
Işık: Kemal Yiğitcan
Koreografi: Talin Büyükkürkciyan Demirci
Kostüm: Liliput
Ses tasarım: Thomas Vittek
Yönetmen yardımcısı: Serap Günaydın
Afiş tasarım: Onur Eker
Teaser: Cem Karcı, Aras Demiray
Fotoğraf: Hadiye Cangökçe
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
"1.2.3.4.5...

Eşikte doğuşumun bir anlamı olmalı. Erken doğmuşum, çıkıvermişim birden. Annem kız doğdum diye mi ağlasın, eşikte doğdum diye mi? Kulağıma adımı fısıldamadan önce “Yersiz yurtsuz olacaksın, eşikte doğdun çünkü.” demişler.

...17-18-19...

Neyi duymaya iznimiz var?Neyi duymaya muktediriz?Neyi duymaya hevesliyiz?
Sessizlik mümkün mü?Sessizliği duymamak?
En akıcı konuşulan dil sessizliğin dili mi?
En korunaklı cümlelerin oturduğu koltuğa yayılmışken
Aslında bol keseden sessizlik mi ürettiğin?

...17-18-19...

Ne güzel dil, kelimesi bol ama dile gelmiyor...

...20-21...

Sabun...

...22-23-24...

...kiri hiç sevmedi ama...

29-30-31...köpürmek için yanaşması gerekiyordu.

...37-38-39...

Yıkasak ellerimizi, seçebilir miyiz hangisi kimin kiri?

40-40-40-40

Divê wateyeke zayina min ya li ber mehderê hebe. Zû ji dayik bûme, lez bilez derketime. Dayika min bila ji bo xwedê ez keç da me bide girî an ji bo ez li mehderê welidî me? Berîya navê min li ber guhê min bipispîsînin, gotine: ""tu ê bêcihûwar bî, tu li ber mehderê welidî ji ber ku"".

...17-18-19

ji bo em çi bibihîzin destûr tê dayin. Ji bo em çi bibihîzin şiyandar in. Ji bo em çi bibihîzin bi hewes in. Bêdengî pêkan e? Ne bihîstina bêdengiyê?
Zimanê herî herikbar tê axivîn zimanê bêdengiyê ye?
hevokên herî di ewlehiyê de gava xwe li paldankan vezelandine
Gelo ya tu diafirine bêdengiyeke bêserûber e?

...17-18-19
Çi zimanekî xweş, peyvên wê gelek in lê nayê zimên.
...20-21
Sabûn
...22-23-24
...Qet ji gemarê heznekir lê...
...29-30-31
Ji bo kef bide divê xwe nêzîk kiriba.
...37-38-39

Me destên xwe bişûşta me ê zanibûya kîjan gemara kê ye?

40-40-40-40

"
Bir mezbahada yöneticilik yapan ve pek de konuşkan sayılmayan Endre'nin hayatı, mezbahayı denetlemek için gelen Maria'nın ortaya çıkması ile tamamen değişir. Endre, görür görmez etkilendiği Maria'ya karşı olan duygularını kendine bile söyleyemez. Maria'nın kılı kırk yaran tavrı da bu durumu kolaylaştırmamaktadır. Fabrikada gerçekleşen hırsızlık olayının soruşturması devam ederken bu iki insan aslında her gece kimsenin bilmediği bir alemde buluşmaktadır.
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Birbirlerini çok seven kentli iki çocuk, nereden geleceği belli olmayan tehlikelere karşı bir dünya yaratırlar. Artık ne oyunları eğlenceli ne de dostlukları kuvvetlidir. Kendi yarattıkları, korku dolu bir dünyadan, sevgi ve güven bağlarını örerek kurtulacaklardır.
ORİJİNAL , TÜRKÇE   2D
Daniel Blake, New Castle’da yaşayan bir marangozdur. Fakat ciddi sağlık durumu nedeniyle çalışamamaktadır. Hayatında ilk kez “işsizlik fonuna” başvuran Daniel, gerçekten hasta olduğunu bürokrasiye kanıtlamaya çalışır. Ama sistemin çarpıklığı nedeniyle devlet yardımı da alamaz ve yeniden iş aramak zorunda kalır. Daniel bu zorlu süreçte Katie adında bir anne ve onun küçük çocuklarıyla dostluk kurar. Kendisi gibi bozuk sistemle ve boğucu bürokrasiyle mücadele eden ve iki çocuğuna tek başına bakan genç Katie ile yoldaş olacaktır... Fakat sosyal yardım tablosu hiç de toz pembe değildir...
Paul Laverty'nin senaryosunu yazdığı ve Ken Loach'ın yönetmenliğini üstlendiği filmin başrollerini Dave Johns ve Hayley Squires paylaşıyor.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Bersisa
“Hz. Mevlana’dan bir Mesel”
Mevlevilikle ilgili sırları bulmaya talip olan bir akademisyen, Mâtuf Hoca, aradığının Mevlânâ Müzesi’ndeki bir yazmada saklı olduğuna inanmaktadır. Yazmayı bulmak için müzenin deposuna indiğinde kendisini zamanın ve mekânın dışında ama hakikatin içinde, bir meselin ortasında bulur. Hz. Mevlânâ’nın naklettiği bu mesel artık yalnızca bir mesel değil hakikatin ta kendisidir, Bersisa’nın yolculuğu Mâtuf’un yolculuğu olmuştur. Bu yolculuk ona dün olduğu kadar bu gün de önemli olan sırlar fısıldayacaktır. Ey can, haberin var mı?
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
-Siz benim öğretmenim değilsiniz, siz benim temizlikçimsiniz
-Boş ver bunları, çözelim hadi şu problemi..
-Siz bunu çözemezsiniz, çözebilseydiniz temizlikçi olmazdınız!


“Anne-Baba ve Çocuk’tan kurulu mükemmel aile, bir gün evlerine bir yardımcı almaya karar verir. Ve olaylar beklenmedik yoksa beklendik miydi, işte bi şekilde gelişir...”

Genç kuşak yazarların en önemlilerinden olan Marius von Mayenburg’un Stück Plastik/Bir Parça Plastik adlı oyunu, Berlin’de yazarı tarafından sahnelendi. Bugünlerde Berlin dışında, Paris, Stuttgart ve Krakow’da seyirci karşısında...



• Yazan: Marius von Mayenburg
• Çeviren: Erce Kardaş
• Proje : Hemzemin
• Dekor: Başak Özdoğan
• Kostüm: Hare Sürel
• Işık: Ushan Çakır
• Müzik: Barış Can Bilgin, Alper Aytekin
• Yönetmen Yardımcısı: Gözde Kısa
• Oynayanlar:
Süreyya Güzel
Rıfat Şungar
Damla Sönmez
Erce Kardaş
Ushan Çakır
• Afiş Tasarım: Kutan Ural
• Fotoğraflar: Serhat Burak Şungar
• Reji Asistanı: Kübra Bayraktar
• Sahne Amiri: Bahadır Tecimen
TÜRKÇE   2D
1970’li yıllarda duvarcı ustası Tahir'in şansı yaver gider ve Tahir önce müteahhitliğe terfi eder. İstanbul'un o zamanlar zengin-sosyetik semti olan Şişli'ye taşınır. Eşi Bedriye bu taşınmaya ayak uydurup soste kadını olur. Fakat aile büyüğü ve gazi olan dede Hacı Arif bu değişikliğe ayak uyduramaz. Torunları İhsan ve Emine'nin dindar bir şekilde yetişmelerini istemektedir. Böyle bir aile ortamında büyüyen İhsan politik olaylara karışır, Fransa'ya kaçar ve başını derde sokar. Olaydan olaya savrulan İhsan'ın ibret dolu hikayesini anlatan filmin yönetmenliğini Attila Gökbörü üstleniyor. Başrollerinde ise Meryem Arat, Altan Akışık ve Behice Maurer yer alıyor.
TÜRKÇE   NORMAL
"Nikolay Gogol'un muhteşem eserini bir de Oğuzhan Karadavut'un yorumuyla izleyin!

Nikolay Gogol'un en sevilen öykülerinden olan bir Delinin Hatıra Defteri 1965 yılında sahneye uyarlanmış ve ülkemizde ilk tek kişilik oyun olarak gelmiştir. Oğuzhan KARADAVUT'un yorumuyla birebir aynı olmamasına karşın komedi tarafı yükseltilmiştir.

Yazan: Nikolay Gogol

Uyarlayan-Yöneten-Oynayan: Oğuzhan KARADAVUT "
Süpervizör: İvan Zielinski

İstanbul Tiyatro Topluluğundan dünyaca ünlü yazar Nikolay GOGOLun büyük eseri
Bir Delinin Hatıra Defteri, farklı bir yorumla 11 Hastalık. Komedisi yükseltilmiş
bir versiyon. Sıradan bir adamın hiç de sıradan olmayan bir şekilde her 10 dk da bir
farklılaşan ruh halinde 11 hastalığını farketmeden psikolojisinin değişimi..
Bu adamın delirme evrelerini Ankara turnesinde izlemeye hazır mısınız..Oyun 5. yılında İstanbul,Ankara,Eskişehir,Bursa turnelerinde seyirciyle buluşmaktadır.

Oyun başladıktan sonra içeri alım yapılmamaktadır.
İndirimli bilet öğrenci,emekli ve 60 yaş üstü için geçerlidir.

Ankara turnesinde sahne, Yenimahalle metro istasyonu yakınındadır.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
“Bir Garip Orhan Veli” bizleri bir şiir yolculuğuna çıkarıyor. Orhan Veli’nin aynı zamanda bir döneme tanıklık eden şiirleri, hüznün ve sevincin harmanlandığı, şiirinin aynasında kendimizi bulacağımız bir evren sunuyor bize.
ORİJİNAL   MÜZİKAL KOMEDİ
Cleveland Grand Opera Topluluğu, Verdinin 'Otello' operasını sahneleyecektir. Tiyatronun yöneticisi Henry Saunders, daha fazla izleyici çekebilmek amacıyla ünlü tenor Tito Merelli ile anlaşmış, oldukça yüksek fiyattan tüm biletler satılmış, temsil ve sonrasında otelde yapılacak kokteyl için tüm hazırlıklar tamamlanmıştır... Tito Merelli, o gün öğle saatlerinde başlayacak genel prova ve aynı akşam yapılacak prömiyer için büyük bir heyecanla beklemektedir. Bu temsil, ünlü tenorun Amerika'daki ilk temsili olacaktır. Saunders'in kızı Maggie ile yardımcısı ve topluluğun her işine bakan Max, bu bekleyişi, büyük bir otelin Tito Merelli için ayrılan lüks odasında sürdürmektedirler. Az sonra Saunders da odaya gelir. Tito geç kalmış, endişeler başlamıştır. Çalan telefon operada çıkan sorunlardan ilkinin habercisidir... Otel odasındaki gerginlik iyiden iyiye arttığında bu kez telefon iyi bir haber için çalar. Tito Merelli otele gelmiştir. Ancak, yalnız geleceği sanılan ünlü tenor, eşi Maria ve bir dizi sürprizi de beraberinde getirmiştir. Saunders ve Max'in her şeyi yoluna koyma çabalarına karşılık, Saunders'in kızı Maggie, Cleveland Grand Opera'nın sopranosu Diana, Opera Derneği Başkanı Julia ve otelin Bellboy'unun sürprizlerinin de katkısıyla ortalık iyiden iyiye karışır. Aşk, dostluk, zaaf, çıkar ilişkileri, kıskançlıklar ve yanlış anlamaların tempolu koşuşturmasında komik olaylar hızla birbirini izlemeye başlar...

SOLİSTLER;
MAX K.OKAN BAŞEL
MAGGIE MİNE KURTOĞLU , OLÇA BORA
SAUNDERS TAMER AYKUT
TITO A.OĞUZ SIRMALI
MARIA ASLIHAN YILDIRIM
JULIA S.KIRGIZ DENEME
DIANA FİLİZ KIRATLI
BELLBOY UMUT KOSMAN , EMRE ULUOCAK
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
"Berbat bir savaştan zerre zarar görmeden çıkmış bir bira fabrikası, zafer kutlayan iki vahşi asker, savaş öncesi bira fabrikasının sahibiyken savaştan dolayı ülkesine ""Batı'ya"" geri dönen sekiz aylık hamile ""batılı"" bir revü dansçısı, emeğine yabancılaşmış bir işçi... Dünyayı saran vahşetin dörtlü çarkı. Bira Fabrikası bir vahşet komedisi. Yazan: Koffi Kwahule
Çeviren : Ezgi Coşkun
Yöneten :Kemal Aydoğan
Sahne Tasarımı : Bengi Günay
Işık Tasarımı : İrfan Varlı
Afiş Tasarımı: Özgül Oğuz

Oyuncular
Yüzbaşı Ölümü Sallamaz: Necip Memili
Onbaşı Asalak: Onur Ünsal
Beyaz Büyü: Melis Birkan
Schwanchen: Gürsu Gür
Süre: 2 Perde 120’

"
TÜRKÇE   2D
Yönetmen koltuğunda Doğa Can Anafarta'nın oturduğu yerli yapım Biz Size Döneriz'in başrollerini Hande Soral, Bestemsu Özdemir, Ceyda Kasabalı ve Fırat Albayram paylaşıyor. Film üniversiteden yeni mezun olmuş altı gencin iş ararken hayata tutunma ve kendilerini bulma çabasını ele alıyor. ‘Biz Size Döneriz’ filmi, Akın, Lale, Defne, Yusuf, Nur ve Cahit adında üniversiteden yeni mezun olmuş altı yakın arkadaşın İstanbul’da iş bulma ve hayatlarındaki en ciddi başlangıçlar için ilk adımlarını atma hikayesini anlatıyor. Yeni mezun her gencin iş görüşmelerinde yaşadıklarını başarılı tespitlerle anlatan film, bu dönemde yaşanan aşkları, gençlik heyecanlarını, ihanetleri de işin içine katarak, gençlerin kendilerini bulma hikayesini beyazperdeye taşıyor.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Arthur Schnitzler’in “Der Reigen” isimli eserinden 1998 yılında David Hare tarafından adapte edilen “BLU” modern çağda toplumun içinde bulunduğu aşk-seks dilemmasına, sosyal sınıf ve de arzu ilişkilerine odaklanıyor. Cinselliğe dair normları Freud’un teorileriyle mercek altına alıp seksüel karşılaşmalar üzerinden inşa eden eser 10 farklı karakter aracılığıyla tüm sınıf farklılıklarını eşit hale getiriyor. Carl Gustav Jung, ses diyaloğu üzerinden rejilendirilen oyun yasak düşünceleri de ses çıkararak tanımlıyor.
TÜRKÇE   2D
1991 yılında Yavuz Çetin ve Batu Mutlugil tarafından kurulan ve daha sonra Sunay Özgür ile Kerim
Çaplı’nın katıldığı efsanevi rock grubu "Blue Blues Band"in hikâyesini anlatan belgeseldir. Belgeselde Deniz Arcak, Aylin Aslım, Teoman, Kerim Çaplı'nın oğlu Ahmet Çaplı, Gür Akad, Tanju Eksek, Volkan Başaran, Melis Danişmend, Batur Yurtsever, Moğollar grubundan Taner Öngür gibi isimler de yer alıyor.
Yönetmenliğini Sertan Ünver’in yaptığı belgeselinin yapımcılığını ise Suzan Güverte üstleniyor.
TÜRKÇE   2D
Film, 2015'in Eylül ayında geçiyor. Hakkari Dağlıca'da 16 askeri şehit eden PKK'lıların yakalanması için seferberlik başlamıştır. Bölgeye getirilen bordo bereliler bu görevi tamamlamaya kararlıdır ve daha görevin başından 'dön' emri almamak için telsizlerini kapatırlar. Yüzbaşı Mehmet ve komutasındaki ekiple işbirliği yapan bordo berelilerin hedefi Suriye'de, Türk sınır güvenliğini tehdit eden bir terör örgütünü durdurmaktır. Ancak FETÖ olduğu ortaya çıkan örgütün başında yer alan "Çöl İmamı" lakaplı Ebu Salim'i yok etmek bir hayli zorlu olacaktır...
Yönetmenliğini Erhan Baytimur’un yaptığı, senaryosunu Coşkun Gündoğdu’nun yazdığı, filmde Cenk Ertan, Sedat Mert, Arda Esen, Açelya Elmas, Feyza Çıpa, Halil İbrahim Kalaycıoğlu, Kahraman Sivri, Burak Arslan, Tayfun Sav, Alper Atak, Yaşar Uzer ve Kadir Turan rol alıyor.
Evlerinden kovulan Eşek, Köpek, Kedi ve Horoz’un hayatta kalma ve özgür bir yaşam kurma mücadelesi. Eşek, yaşlandığı için ev sahibi ona kötü davranmakta ve hor görmektedir. O da çareyi kaçmakta bulur. Köpek de yaşlandığı ve eskisi gibi avlanamadığı için sahibi tarafından kovulmuştur. Kedi ise tembel olduğu ve bir işe yaramadığı gerekçesiyle sokağa atılmıştır. Horoz, eve gelen misafirler için kesip yenmek istediği için kaçmıştır. Tüm hayvanların yolları kesişir ve Bremen’e gidip Belediye Bandosu’na katılmaya karar verirler.
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Down sendromlu bir çocuk olan Metin, tıpkı tüm ailesi gibi tam bir futbol tutkunudur. İyi bir kaleci olma hayalini gerçekleştirmek için çok çalışmaktadır. Ailesi bu yolda Metin'in daima yanınındadır. Sizi bu sımsıcak aile hikayesine davet ediyoruz. İşte Canım Ailem'in hikayesi başlıyor.
Anadolu ezgilerini geleneksel Doğu-Batı enstrümanlarıyla yorumladığı ilk albümü "Umuda Mavi" ile tanıyoruz Cem Erdost İleri'yi. Yakında yeni albümü çıkacak olan müzisyenin Tiyatroevi'nde vereceği akustik dinletisine davetlisiniz.
TÜRKÇE   NORMAL
Tiyatromuzun duayenlerinden, usta yazar Haldun Taner’in kaleme aldığı metinlerden derleyerek hazırlanan skeçlerde kendinizden bir yön bulmaya ve gülmeye hazır olun…
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Soylu bir savaş kahramanı olan Coriolanus, suç işlemediği halde utanç verici duruma düşürülerek, politikacılar ve halk tarafından cezalandırılır. Erdemlerine saplantılı denebilecek ölçüde bağlı olan Coriolanus'un bu özelliği, "suç"unu oluşturur, ancak o yine de inandıklarını dillendirmeye devam eder. Roma'nın sözde demokrasisinin eğitimsiz ve aç halkı, başlarında güzel ama boş vaatlerde bulunan politikacılarla Coriolanus'un karşısına dizilirler. Fakat karşılarında savaş yaralarını gösterip oy toplamak varken onları küçümseyen bir general bulurlar.
TÜRKÇE   ÇOCUK MÜZİKALİ
Çılgın kedilerin aslında ne kadar yetenekli ve beraberlik içinde olduklarını danslar ve müzikler eşliğinde harika bir uyarlama ile seyredeceksiniz.
PROGRAM

ESERLER DAHA SONRA BELİRLENECEKTİR...
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Daha fazla kazanmak için ne kadar ileri gidersin? Kapitalist sistem içinde hayata tutunmaya çalışan iki yetim kardeş ve hayatlarına beklenmedik bir şekilde dahil olan gizemli yetim bir adamın enteresan bir hikayesi.
TÜRKÇE   NORMAL
"ONUNCU KÖY MEDYA ŞİMDİDE ÇİLEKLİ TURTA OYUNUNU SİZLER İÇİN GETİRİYOR. Paul, karısı Sophie’nin son günlerde kendisini sinir ettiğini düşündüğü için, ayrılma formülleri aramaktadır. Bu yüzden arkadaşı Martin’den yardım ister. Ve eve gelip 1 hafta kendileri ile yaşamasını teklif eder. Martin kabul etmeyince, Sophie'ye söylediği 'Martin’in annesini Kamyon ezdi!’ yalanıyla, Martin’i mecbur bırakır.

İki erkeğin, oynadığı bu oyun, zeki bir kadın olan Sophie tarafından çileden çıkartan bir sınava dönüşür. Paul’ün yakın arkadaşını, kötü bir adam olma konusundaki eğitimiyle, üçlü arasındaki ilişki komik, ve içinden çıkılamaz bir hale gelir. 2 saat boyunca keyifle izlenen, ülke değerlerimiz ve esprilerimizle desteklenmiş oyun, sevilen oyuncuları ile birlikte, seyircisine yemek sonrası- tatlı, lezzetli bir aile komedisi sunuyor.

Yazan: Clement Michel
Uyarlayan ve Yöneten: Levent Ünsal
Müzik: Sedat Cevrioğlu
Dekor: Nazmi Karabacak
Kostüm: Zeynep Ekinci
Ses&Işık: Samet Yazgı
Oyuncular: Volkan Ünal , Fulden Akyürek , Levent Ünsal
Reji Asistanı: Emin Yavuzyolcu
Cast Direktörü: İrfan Kangı"
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
ORİJİNAL   OPERET
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Prenses ve Küçük Efendi birbirilerini çok severler. Küçük Efendi’ye babasından miras sadece bir kedi kalmıştır. Bu kediyle ne yapacağını bilmeyen Küçük Efendi kedisinin konuştuğunu öğrenir. Çizmeli Kedi, Küçük Efendi’yi kötü kalpli büyücüyü yenerek krallığı kurtarabileceklerine ve Küçük Efendi'nin Prenses'e kavuşabileceğine ikna eder. Bakalım Çizmeli Kedi, Küçük Efendi amaçlarına ulaşabilecekler mi?
ORİJİNAL   ÇOCUK BALESİ
ORİJİNAL   ÇOCUK MÜZİKALİ
Uzun yıllar rekor sayıda seyirciye ulaşan Öylesine Bir Dinleti'nin çocuk uyarlaması Ankara ve İstanbul'dan sonra İzmir Devlet Opera ve Balesi'nde de seyircisiyle buluşuyor. Seyircisi çocuklar olan şarkılarla ve seçkin opera aryalarıyla bezeli bir çocuk oyunu Öylesine Bir Dinleti? Sunumu doğru yapıldığı zaman opera aryaları çocuk seyirciye nasıl kolay ulaşıyor bu oyunda göreceksiniz.

Şimdiye kadar binlerce çocukla buluşan Çocuklar İçin Öylesine Bir Dinleti temsillerinde birçok çocuk, opera sanatına tiyatro, bale ve çalgı sanatlarına büyük ilgi duyarak, konservatuvarlara yönelmiş ve resim heykel sanatlarına özel ilgi duymaya başlamıştır. O zaman haydi çocuklar; SANAT SİZİ BEKLİYOR..
ORİJİNAL   2D
Kahire'de doğan, 50'lerde ün kazanan, Youssef Chahine'in "Le Sixième Jour" adlı filminde oynayan, Fransızca, İspanyolca, Arapça, İbranice, Almanca ve İtalyanca şarkıları olan müzik ikonu Dalida'nın gerçek öyküsüne dayanıyor. 55 altın plak sahibi, tüm zamanların en ünlü şarkıcılarından Dalida'nın hayatının anlatıldığı filmde sadece Gigi L’amoroso ile uluslararası müzik dünyasında büyük üne, içsel bir arayışla çıktığı Hindistan yolculuğu, disko müziğinin altın yıllarında yeniden parlayışı, trajik ölümü gibi pek çok olaya yer veriliyor.
ORİJİNAL   MODERN DANS
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Denizciler için efsane olan Kaptan Flint’in define haritası bir tesadüf eseri genç maceraperest Jim Hawkins’in eline geçer. Jim, büyük bir heyecanla bu olağanüstü olayı Doktor Livesey ile paylaşır. Doktor vakit kaybetmeden yola çıkmaları gerektiğini söyler, ancak bu yolculukta hem hırçın denizle başa çıkabilmek, hem de acımasız korsanlara karşı koyabilmek için önce deneyimli bir kaptan ve tayfalara ihtiyaçları vardır. Doktor kısa sürede Kaptan Smollett’ı, Aşçıbaşı Silver’i ve Silver’in arkadaşlarını tayfa olarak işe alır. Hispaniola adlı gemiyle Define Adası’na doğru yola koyulurlar. Ancak Jim, Doktor Livesey ve Kaptan Smollet dışında başkaları da Kaptan Flint’in definesinden haberdadır. Bir yanda iyiler, diğer yanda kötülerin aynı hedef uğruna çıktıkları yolda acaba Kaptan Flint’in definesini kim bulacak?
ORİJİNAL   ÇOCUK MÜZİKALİ
ORİJİNAL , TÜRKÇE   2D
Hayatı başarısızlıklarla dolu olan Frank Adler karakterini canlandıracak olan Chris Evans, Florida kırsalında yeğeni Mary'yi büyütürken, Mary'nin okula başlamasıyla birlikte hemen yetenekli olarak yaftalanması sebebiyle Mary'nin annesi Evelyn ile kızı büyütme konusunda bir savaşa girecek. Film, mücadelenin yasal sürecine odaklanacak. Yönetmenliğini Marc Webb'in üstlendiği yapım aile için dramaya ağırlık verecek.
ORİJİNAL   2D
Punk rock grubu The Ain't Rights gezici olarak barlarda konser verirken son dakika kararıyla Oregon'un ormanlık bölgesindeki bir barda sahne almak için yola çıkarlar. Mekana gittiklerinde her şey yolundadır ve konseri sorunsuz atlatırlar. Ancak konser sonrası, sahne arkasındaki odalarında genç bir kadının cesediyle karşılaşırlar. Mekanın acımasız sahibi olayın tek şahitleri olan grubun ortadan kaldırılmasına karar vermiştir. Müzisyenler, o ve adamları tarafından abluka altına alınan bir odada hayatta kalma savaşı verecekleri uzun bir geceye adım atar.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Kim daha akıllı, kim daha deli? Baktığımız yer, cevapları belirler.
Aslında hepimiz potansiyel bir deliyiz. Bizi akıllı yapan, çıkmazlarımızdan kaçabilme ve gerekene uyum sağlayabilme becerisidir. Saklarız kendimizi, kimse bilmez fazlasını. Bu yüzden kaçarız delilerden. İçimizdeki korkuları, cevapsız soruları yansıttıkları için.
Her deliden alacağımız bir şey vardır. Her biri düşünceyle yoğrulmuş, olgunlaşmış benlikleriyle, zayıflıklarımızın, yaralarımızın yansımasıdır. Cesaret edemediğimiz derinliklerden seslenirler.
Hangimiz daha özgür? Onlar, duvarların arasında, biz kuralların arasında… Özgürlüğü bedenlerin sınırlanması mı, yoksa zihinlerin sınırlanması mı belirler?
Akıl hastanesinde meçhul bir ölüm ve soruşturma için görevlendirilmiş bir dedektif. Doktor, hastalarına sanık muamelesi yapılmasına karşıdır. Dedektife göre ise herkes, tanıklığıyla suçludur. Dedektif, tüm deneyimlerinin aksine, baskı yapmadan nasıl sorgu yapacağının şaşkınlığında, delilerden delil toplamaya çalışır.
“Deli Saçması” oyununda, bir yandan gülecek, bir yandan sorgulayacaksınız. Soluk soluğa keyifli bir oyun izleyeceksiniz…
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Roberto ve Manuela’nın hayatlarına hızla giriş yaparken, sevgisizliğin yarattığı büyük erozyona tanıklık edeceğiz. Evli ama birbirini hiç tanımamış iki insan, hırsla, bencillikle, yalan ve egolarla heba edilmiş bir on yıl. Roberto, uzun süredir Manuela’yı Mira Cambi ile aldatmaktadır. Eve imzasız bir mektup gelir ve Manuela herşeyi öğrenir. Mira Cambi’nin evine gittiği gün Mira Cambi öldürülür. Roberto ve Manuela tutuklanır. On ay cezaevinde kalırlar ve delil yetersizliğinden serbest bırakılırlar. On ay sonra bir otel odasında karıkoca arasında soru işaretleri yerini şüpheye, şüphe bulmacaya, bulmaca çatışmaya dönerken onların şu anki durumun içine neden düştüğünü göreceğiz.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
“Dokuz Canlı bu kadın, ölmüyor işte ölmüyor ! “

Faruk orta yaşta, evli, genç bir sevgilisi (Mine) olan ve bu yüzden karısından (Güzide) boşanmak isteyen adamdır.

Güzide de orta yaşlı ve kocasını seven (!) sıradan bir ev hanımıdır.

Faruk, Mine ile evlenebilmek için sürekli olarak Güzide’den boşanmak ister fakat Güzide bunu kabul etmez.

Faruk sevgilisi Mine ile evlenmek için birazda onun ısrarıyla Güzede’yi öldürmeye karar verir ve OYUN BAŞLAR…
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Pişman oldun mu hiç?
Pişman olacak bir şey yok...
Erkek mi?
Evet...
Babaaa!
Aşık olmuştum...
Ailemizin şerefi!
Namus... Leke, leke...
Bugün seni gördüm!
Kadın...
Erkeğim ben erkek!
Selam...
Neden geri geldin...?
TÜRKÇE   BALE , KONSER
Herkesin soluduğu havada, içine çektiği nefeste, varoluş hikayesinin ana kahramanıdır doğa… Tanrı'nın kurduğu muazzam denge, birbiri ile iç içe geçmiş bir mekanizmanın çarkları gibi kusursuzca sürmektedir. Tabiat ana olmuştur o bizlerce, doğurgandır, kadındır, dişidir. Nimetlerinden, hışmından, gücünden yeryüzünde yaşayan her canlıya kucak açan bir anadır o... Her türlü süren yaşamın, kainatın anahtarıdır. İnsanoğlunun yaşamının ipuçları vardır tabiatın gizemli aralıklarında... Yaşamın tasviri gibidir doğa... Mevsimler, tabiat ananın bize kesitleri... Tıpkı doğumdan ölüme insanoğlunun süreceği yaşamın simgeleri ve işaretleri ile doludur bu harikulade sistem...
ORİJİNAL , TÜRKÇE   2D
Christopher Nolan'ın 2. Dünya Savaşı'nın kaderini belirleyen olaylardan biri olan Dunkerque Tahliyesi ile ilgili olacak olan filminin başrollerinde Mark Rylance, Kenneth Branagh ve Tom Hardy yer alırken, filmin kadrosunda Jack Lowden, Aneurin Barnard ve ilk kez film deneyimini yaşacak olan Fionn Whitehead ile Harry Styles da yer alacak. Filmi kendi senaryosundan uyarlayacak olan yönetmene yapımcılık koltuğunda da Emma Thomas eşlik edecek.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
“Düğümlere Üfleyen Kadınlar” tiyatro oyunu Ece Temelkuran’ın aynı adlı romanından uyarlanmıştır. Oyun sizi nefes almayı tam bıraktıkları anda tanışmış ve birbirine hiç benzemeyen hikayelerinden arınmaya çalışan, üç annesiz kadının hikayesine tanık olmaya çağııyor. Kendilerini birbirlerinin hikayelerinde fark eden, fark ettikçe birlik olan ve iyileşen bu üç kadının hikayesini kadın olmak, bir ülkede istenmeyen olmak, yalnızlık, inanç gibi olgularla, gidilecek bir yerin kalmadığı, gözyaşı ve kahkahanın birbirine karıştığı zaman diliminde işliyor.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
"Bilinmeyen bir yerde üç farklı cinsten köpek değerli beyaz tasmayı elde ederek anti-terör uzmanı olmak için mücadele ederler. Peş peşe maruz kaldıkları testler günümüzün en dikkat çekici etik ve politik çelişkilerini ortaya çıkarır.

Günümüzün en önemli çağdaş yazarlarından Juan Mayorga’nın, Immanuel Kant’ın aynı adlı denemesinden esinlenerek yazdığı bol ödüllü oyunu ‘Ebedi Barış’ Türkiye prömiyerini Entropi Sahne’de gerçekleştirdi.
Yazan: Juan Mayorga
Çeviren: Canan Şahin
Yöneten: Yunus Emre Bozdoğan
Dekor & Kostüm: Ali Cem Köroğlu
Müzik: Fatih Veli Ölmez
Işık Tasarım: Mehmet Tekatlı
Video: Deniz Demir
Oynayanlar: Rüçhan Çalışkur, Burak Demir, Serdar Yeğin, Olgun Toker, Baran Güler
Genel Sanat Yönetmeni: Yurdaer Okur
Oyun Süresi: 100 dk


"
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Eleni, 1955 yılındaki 6-7 Eylül Olayları'ndan sonra bütün yakınları ve çocukları tarafından terk edilmiştir. Doğup büyüdüğü İstanbul'da ki evde yaşamını paylaştığı ve yıllardır onun hizmetinde olmuş ve son günlerde kendisini yalnız bırakmamış Türk kadını Gül ile birlikte yaşamaktadır. Dışarıda ki Dünya değişip dönüşürken Eleni ve Gül yalnızlıklarını yaşadıkları bu eve sıkışıp kalmışlardır. Betonlaşan yapılar, duygusuzlaşan insan ilişkileri ve insanın kendine yabancılaşmasına tanık olduğumuz yeni yüzyıl, onları da içine çekmeye hazırlanmaktadır. Küçük mutluluklarını ve yaşama azimlerini hiç bir zaman kaybetmeden birbirlerine tutunarak hayata katılmayı başarabilecekler midir?
ORİJİNAL   KONSER
"İstanbul Bilgi Üniversitesi Müzik Bölümünde caz kompozisyonu eğitimi alan Elif Çağlar; 2006'da, caz performansı üzerine lisansüstü eğitim almak için gittiği ve yaşayan efsane Sheila Jordan'ın öğrencisi olduğu New York, Queens College bünyesindeki ""The Aaron Copland School of Music""ten ödülle mezun olan ilk Türk oldu.
New York'ta 55 Bar, Nublu, The Knitting Factory gibi birçok kulüpte konser veren Çağlar, Uluslararası İstanbul Caz Festivali, 22. Akbank Caz Festivali, 2012 Bratislava Caz Günleri, 3. Priştine Caz Festivali, 2012 One Love Festivali, 2013 Lüksemburg Autumn Leaves Caz Festivali, 24. Blues Festivali gibi birçok prestijli festivalde sahne aldı. ""M-U-S-I-C"" isimli albümü, Türkiye müzik tarihinde bir kadın caz vokalistinin tüm söz, müzik ve aranjmanlarını yazdığı, ilk İngilizce albümdür. Kendisine ait olan 2 Türkçe şarkının bulunduğu ""Hafif Batı Müziği"" isimli bir single’ı da olan Elif Çağlar’ın, dünyaca ünlü caz müzisyenleri Aaron Parks, Harish Raghavan ve Eric Harland'ın da yer aldıkları albümü ""Misfit"", Mayıs 2015'te çıktı.

18 Mayıs konserinde Elif Çağlar’a piyanoda Çağrı Sertel, basta Volkan Hürsever ve davulda Ediz Hafızoğlu eşlik edecek.
"
Emre Aydın & Enbe Orkestrası Grandpera Emek Sahnesinde...
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Eşlerinin alışveriş tutkusundan bunalan üç arkadaş, bir alışveriş merkezinin kazan dairesinde her cumartesi buluşarak kafa dağıtmaya çalışır. Çok geçmeden aralarına bir acil güvenlik elemanı da katılınca bulundukları yer tam bir erkek mahzenine dönüşür. Dört evli erkeğin eşlerini, eşlerinin alışveriş tutkuları ve onlardan nasıl sıkıldıklarını dillendirdikleri bu korunaklı mekanda bir süre sonra erkek dünyasının da ne menem bir şey olduğunu gözler önüne sermeyi başarırlar. Pizza, bira ve futbol tutkularının keyfini sürerlerken erkeksi hırsları yüzünden işler karışır. Bakalım bu dört mutsuz evli erkek, eşlerinden kaçıp sığındıkları mahzende aradıkları huzuru yakalayabilecekler mi?
Ermiş'in Oğulları, yazarı Stephen Karam'ın deyişiyle "acı çekme üzerine bir komedi". Prömiyeri 2011'de, ABD'de yapıldı. Bir yıl sonra, drama dalında Pulitzer Ödülü finalistleri arasında yer aldı. Türkiye'de ilk kez oynanıyor.

Hikaye 2006-2007'de, ABD'de geçiyor. Yazar Halil Cibran'ın uzaktan akrabası olan Lübnan asıllı bir aile var. Aslında daha çok ailenin büyük oğlu Joseph'ın başından geçenleri takip ediyoruz. Joseph, fiziksel ve ruhsal birçok acıyla cebelleşiyor. Çevresindeki insanlar da öyle. Trafik kazası, kalp krizi, ölüm, ağrılar, kramplar, nefes darlığı, yürüme zorluğu, işitme engeli, klinik depresyon... her türlü dert var başlarında. Yine de oyun bir komedi.

Bu, Klark Kent Tiyatrosu'nun üçüncü oyunu. Daha önce Tom Stoppard'dan Merdivenden İnen Sanatçı ve David Lindsay-Abaire'den İyi İnsanlar'ı oynamıştık.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Yıl bin dokuz yüz sekiz
Aylardan temmuz
Ahhh canım İstanbul’dayız
Yüzbaşı Niyazi’nin Resne’de dağa çıkmasıyla birlikte Balkanlardan gelen meşrutiyetin ayak seslerinin, önce İstanbul’da Yıldız Sarayında, oradan da Anadolu’da ve tüm imparatorlukta dalga dalga yayılmadan hemen önceki günlerdeyiz…
Kim istibdatçı, kim hürriyetçi, kim istihbaratçı kimsenin bilmediği, halkın birbirinden şüphelendiği o karışık günlerde, eski kabadayı Rasim babanın orta oyunu, karagöz-hacivat gibi uğraşlar dışında hiçbir tasası olmayan “BABAYİĞİT” oğlu Yusuf’un uyanışının öyküsü…
Al gözüm seyreyle…….
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Shakespeare'in ünlü eseri Fırtına, bu kez çocuklar için sahnede. Dünyanın sihirli bir yer olduğuna inananlar; Prospero'nun büyülü adasında, sevginin ve bağışlamanın mucizesine tanık olacak!
ORİJİNAL , TÜRKÇE   3D , 2D
Kendisine Star-Lord lakabını takan maceracı Peter Quill, esrarengiz bir küreyi çalınca güçlü, hırslı ve ihtiraslı bir kötü adam olan Ronan'la başı derde girer. Ronan'ın tek amacı küreyi ele geçirmektir ve bu hayali tüm evreni tehdit altına alabilir. Quill, ondan kurtulmak isterken bir anda kendisini birbiriyle hiçbir ilgisi olmayan uyumsuz bir ekibin içerisinde bulur; tehlikeyi yok etmek isteyen Star-Lord, silahlı bir rakun olan Roket, Rakun’un yoldaşı olan ağaç kılıklı Groot, ölümcül yeşil kadın Gamora ve gözünü intikam hırsı bürümüş Yokedici Drax ile işbirliği içerisine girer. Galaksinin Koruyucuları olarak anılan bu beşli, evren için gerçekten tehlike arz eden bu kürenin gücüne ve peşindeki düşmanlarına karşı ne yapacaktır?
ORİJİNAL , TÜRKÇE   3D , 2D , DOLBY ATMOS 3D , DOLBY ATMOS 2D
“Galaksinin Koruyucuları 2” filminde ekip uzayın uzak noktalarına yolculuklar ederken bir yandan da galaksiyi korumak adına farklı maceralara atılıyor. Koruyucular, artık aileleri haline gelen ekipte birbirlerini düşmanlara karşı korumak için savaşırken, Starlord olan Peter Quill’in gizemli geçmişinin sırları da çözülmeye başlıyor. Eski düşmanlar yeni müttefiklere dönüşürken, hayranların klasik çizgi romanlardaki favori karakterleri kahramanlarımızın yardımına koşuyor.
James Gunn'ın yönetmenliğini yaptığı ve başrollerinde Chris Pratt, Vin Diesel ve Bradley Cooper gibi yıldız isimlerin yer aldığı 2014 yapımı Guardians of the Galaxy'nin devam filmi niteliğinde olan yapıt, bir kez daha Marvel'ın yapımcılığında izleyiciyle buluşacak. Başrollerdeki kadrosunun değişmediği yapımda yönetmen koltuğunu da bir kez daha Gunn üstleniyor.
Özgür Tiyatro
ORİJİNAL , TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Geleneksel Türk tiyatrosunun üstadı MÜNİR CANAR’ın kalemi ve yorumuyla Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarından mezun öğrencilerinin oynadığı bir kahkaha tufanı…Pişekarın zorlamasıyla politikaya atılmak zorunda kalan Kavuklunun halk, siyaset ve siyasetçilerle imtihanı…“Komedi dünyaya herkesin bildiği kahkahalar ile kimsenin fark edemediği göz yaşları arasından bakmaktır.”
Paris’te bir lise de felsefe öğretmenliği yapan Nathalie, işi söz konusu olduğunda oldukça azimlidir. Evli ve iki çocuk sahibi olan Nathalie zamanını ailesi, eski öğrencileri ve oldukça sahiplenici olan annesi arasında bölüştürür. Bir gün kocası, Nathalie’ye başka bir kadın için onu terk ettiğini söyler. Mecburen sahip olduğu özgürlüğüyle birlikte Nathalie’nin hayatını yeniden keşfetmesi gerekir. Isabelle Huppert, Edith Scob, Roman Kolinka ve André Marcon gibi isimlerin rol aldığı filmin yönetmenliğini Mia Hansen-Love üstleniyor.
TÜRKÇE   KONSER
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Bir kadın... Evinin bir kısmına kendini konuşlandırmış, duran bir kadın. İçi dağ, tepe koşarken; orada duran bir kadın.
Kendisini biri değil, bir şey haline ne zaman getirdiğini sorularda, cümlelerde arayan, durmadan arayan bir kadın.
Tüm kelimelerin bir paradokstan öteye gidemediği zamanları yaşayan; tüm cümleleri, önce kelimelere, sonra da harflerine kadar bölüp, sonra onlardan tekrar cümleler yazan bir kadın.
O tüm bunları gerçekten yaparken, siz de onun salonunun bir köşesine çekilip, sandalyenize kurulup, bir gününe tanık olacaksınız! Unutamayacağınız bir tecrübe olacak!
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Haldun Taner doğmuş, 100 yıl olmuş, doğum yılını, 100 yaşın kutlu oluşunu bir oyunla; "Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım" ile alkışlıyoruz. Bir hiciv, bir ortaoyunu, bir geleneksel öğreti, bir başyapıt. Türk tiyatrosunun en nadide örneklerinden, yakın tarihimizin en güzel tanıklıklarından bir oyun. Bu güzel doğumgünü kutlamasına Ankara Devlet Tiyatrosu Nisan ayında perde açıyor.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
İspanyol yazar Jordi Galceran, acımasız iş dünyasının yeniden tanımladığı "profesyonellik" ve "fedakârlık" kavramlarını sorgularken, insanların zaaflarının bu mücadeledeki yerini kara bir komedi içinde sunuyor. Bir akşamüstü, şık bir plaza, büyük bir şirketin satış müdürlüğü pozisyonunun son etabı...
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Cinlerin ve perilerin cirit attığı söylenen köşke hizmetçiliğe giden saf ve temiz yürekli Muhsine, kendisini ahlaksız bir oyunun içinde bulur. Yanlış öğretilerin, cehaletin ve geleneklerin girdabından kendini ve beraberindeki diğer kadınlar kurtarmaya çalışır.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
İnsan ne zaman intihar eder?

Hayatta hep ezilmişse? Aldatılmışsa? Güveneceği kimse yoksa? Artık yaşamaktan zevk almıyorsa?

Hayatının böyle olduğunu düşünen Servet’e Ak Sakallı Dede şöyle dedi:

— Tabi bu yine senin negatif bakış açınla değerlendirdiğinde ortaya çıkan sonuç... Olanlara yukarıdan bak. Kendini de dünyada bırak ve yukarıya çık, kendine ve olanlara oradan bak. Şimdi her şeyi sadece kendi tarafından görüyorsun, bu dediğimi yapabilirsen karşındakilerin de ne düşündüklerini, neyi niçin yaptıklarını anlayabilirsin.

Servet buları, intihar etmek için içtiği hapların etkisiyle uyuduğunda, rüyasına giren Ak Sakallı Dededen duyuyordu. Ölmek üzereyken bir film şeridi gibi gözlerinin önünden geçen hayatını Ak Sakallı Dede ile birlikte seyrediyor ve yorumlar yapıyorlardı.
Bu intihar girişiminde ölmeyip de tekrar hayata döndüğünde ise dünyaya bambaşka bir gözle bakıyordu artık Servet’in doğumundan intihara sürüklenene kadar geçen hayatını kahkahalarla izlerken, hayata dair analizlerle de karşılaşacağımız bu oyunda yine seyirciye eğlenme garantisi veriyoruz.

Hedefimiz her zamanki gibi %100 Kahkaha, %100 Kalite, %100 Keyif

Gülüşmek Üzere…
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
"Gülünç Karanlık" seyirciyi Afganistan'ın, gerçekte varolmayan, yağmur ormanlarında tekinsiz bir yolculuğa davet ediyor. Çağdaş Alman tiyatrosunun genç yazarlarından Wolfram Lotz 2014 yılında kaleme aldığı oyunda yeni dünya düzenine dair keskin bir bakış açısı getiriyor. Somalili bir korsanın savunması ile başlayan oyun gizli bir görev için Afganistan'da bulunan iki alman askerin izini sürüyor. Onların nehir boyunca süren yolculuğu ve bu yolculukta yaşadıkları karşılaşmalar geçmişten bugüne batının sömürge tarihini hatırlatıyor. Lotz, oyun boyunca süren yolculukta yaşanan tüm bu karşılaşmalar aracılığıyla batı merkezli düşüncenin ve tarih yazımının baskın söylemini kırarak onu gülünçleştiriyor. Birbirine ustaca teğellenen karakterler ve onların kendine ait dünyaları gülünçleştikçe ortaya bir utanç tarihi saçılıyor. "Azgelişmiş", henüz "medenileşmemiş" olanları medenileştirmek için iyi niyetle barbarlaşanların tarihi bu aslında.

Sömürgecilik tarihinin izlerini sürerek bugüne ulaşan "Gülünç Karanlık" iki yapıtı kendisine esas alıyor. Bunlardan ilki Joseph Conrad'ın "Karanlığın Yüreği" isimli eseri. Belçika’nın sömürgesi Kongo’da geçen roman; ‘Avrupalı tüccar Kurtz’un yerlileri fildişi toplamak için köle gibi çalıştırdığını hatta dilediğinde yüzlercesini öldürdüğünü anlatırken anlatıcının gözünden bize Afrika'yı fotoğraflıyor. Lotz'un referans verdiği diğer yapıt ise Francis Ford Coppola'nın "Apocalypse Now" isimli filmi. Bu kez Amerika'nın askeri bir çıkarma aracılığı ile Vietnam'da hakimiyet kurma çabası söz konusu. Bu izlekten baktığımızda batının sömürge tarihi söylem olarak kendini "bul, ruhuna ulaş, sömürgeleştir" üzerine kurarak başlıyor. İki kutuplu dünya sonrası "vaad et, umut ver ve bağımlı hale getir" noktasına ulaşıyor. Lotz metinde bu yolları kat ederek, 11 Eylül sonrasının dünyasına, yeni-sömürgeci söyleme varıyor. Bu varış noktasında; aydınlanma
nın başlangıcından bugüne ilerlemeci tarih anlayışının doğurduğu kavramlar ironize edilerek tartışmaya açılıyor.

Yazar bu iki yapıtı oyun metninin omurgasına yerleştirirken; batının tarih boyu benzer eylem planlarını tekrar edişini, söylem biçimlerini ise nasıl dönüştürdüğünü deşifre ediyor. Bu da ortaya tiyatro için katmanlı bir politik biçim ve dil arayan kışkırtıcı bir metin çıkarıyor. Çağdaş Alman Tiyatrosu'nun önemli yönetmenleri arasında sayılan Nurkan Erpulat, Lotz'un oyununu Türkiye penceresinden okuyor. Yönetmen, karanlığı öteki tarafta değil kendinde aramanın dilini bir sahneleme önermesine dönüştürüyor.


Oyunun Adı: “GÜLÜNÇ KARANLIK”

Yazan: Wolfram LOTZ
Yöneten: Nurkan ERPULAT
Dekor – Işık Tasarımı: Cem YILMAZER
Kostüm Tasarımı: Hande Tomris KUZU
Ses-Müzik Tasarımı: Başak GÜNAK
Dramaturg: Ceren ERCAN
Korrepetitör: Senem Zeynep ERCAN
Yönetmen Yardımcısı: Emre KOÇ
Reji Asistanı: Ercan KOÇAK, Özbir ERCİYAS, Sevda KARABULUT

Afiş – Broşür Tasarımı: Ethem Onur BİLGİÇ



OYUNCULAR:

Erol Ozan AYHAN
Yelda BASKIN
Doğacan TAŞPINAR
Elif ÜRSE
Alican YÜCESOY

TEKNİK PERSONEL:

Oyun Sahne Amiri: Seval ÖZDEMİR
Sahne Tekniği: Mümin SİVRİ, İsmail Hakkı ALEV, Ali KAYA, Faruk SAYIN
Aksesuar: Orhan YILDIZ, Muhammet Ali ALIŞKAN
Işık Kumanda: Kazım YÜKSEL, Güner ŞEN, Bahadır VEZNEDAR
Ses Kumanda: Hakan BARUT
Gece Terzisi: Hasan ALTAY, Selva GÜNDÜZ
Kostüm Sorumlusu: Tamer KILIÇ



YAŞ SINIRI : + 16
OYUN SÜRESİ: 120 DK. TEK PERDE

TEŞEKKÜR LİSTESİ:

* TUNÇAY KULAOĞLU
*SELİN KAVAK
*DENİZ TAHMAZ
*SELİN ÖLÇEN
*Goethe Enstitüsü İstanbul
* Shermin Langhoff
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Ülkede yaşayan prensi şımarıktır. Şatoya gelen yaşlı kadın gül teklif ederek geri çevirir. Buna kızan kadın onu sihirle çirkin birine çevirir. Prensin tek çaresi onu seven bir kızın sonsuza kadar onunla yaşaması olacaktır. Belle onunla karşılaşır fakat olayların sonu prensin düşündüğü gibi olmayacaktır.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
“Tecrübeli oyuncular Charlotte ve George Hay, Buffalo’da bir tiyatroda iki oyundan oluşan bir repertuar sahnelemektedir. Maddi durumları pek de parlak değildir. En çok bekledikleri rolleri başka oyunculara kaptırmışlardır. Kızları Rosalind farklı bir hayatı seçmiştir. Paul’u tiyatro müdürü olarak tekrar kumpanyaya dahil etmişlerdir. Anneleri Ethel, yardımcı oyuncu Eileen ve kumpanyanın diğer oyuncularıyla birlikte bir çıkış yolu aramaktadırlar. Bir haber, bir telefon ve sürpriz misafirler Howard ve Richard’la birlikte hayatları daha da karmaşık bir hale gelmiştir. Beklenmedik bir ziyaret haberi gelir ve hangi oyunu oynamaları gerektiği konusunda işler tam bir arapsaçına döner. Ve olaylar gitgide içinden çıkılmaz bir hal alır.”
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
BİZİ SİZE, BİZİ İZLEYEN ANLATSIN, SİZDE BAŞKASINA..
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Geçmişte de günümüzde de ilişkiler hiç değişmiyor değil mi? Henry ile Alice' in giderek karmaşık bir hal alan evlilikleri her rutin ilişkinin yaşayacağı kaçınılmaz sona ulaşabilecek mi yoksa ''gizli bir pencere'' ile sürpriz bir macerayamı sürüklenecek? David Tristram' ın kaleminden günümüz ilişkilerini komik bir bakış açısı sunan Henry ile Alice' i gelin hep birlikte görelim, bakalım aşk galip gelebilecek mi?
ORİJİNAL , TÜRKÇE   2D , DOLBY ATMOS 2D
Suça bulaşmış olan ekip artık sakinleşmiş ve suçtan uzak bir hayat yaşamak istediklerine karar vermişlerdir. Dom ve Letty evlenip balayına giderlerken Brian ile Mia da emekli olmaya karar vermiştir. Dünya turu yapan ekip her ekip üyesinin temize çıkmasıyla birlikte normal hayatlarına geri döner. Ancak, gizemli bir kadın olan Chiper, Dom’u hedef almış durumdadır. Dom'u tekrar suça bulaşmaya ikna eden Chiper, Dom'u sevdiği ve güvendiği insanlardan da ayıracaktır. Artık Dom'u durdurmanın tek yolu ekibin geri kalanının onun peşine düşmesidir...
Sinema tarihinin en uzun soluklu film serilerinden biri olmaya aday Fast and Furious / Hızlı ve Öfkeli filmlerinin sekizincisi 2017 yılında vizyona girecek. Yönetmen koltuğunda bu sefer F. Gary Gray'in oturduğu yapımın oyuncu kadrosunda Vin Diesel , Dwayne Johnson, Jason Statham, Lucas Black ve Kurt Russell isimlerinin yer alması bekleniyor.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
"Krops Tiyatro- Hiç Kimsenin Öyküsü
“Vahşetten insanlığa yönelen hiçbir evrensel tarih yoktur, sadece sapandan bombaya geçiş vardır.” T. Adorno
İnsanlık tarihine panoramik bakabilseydik uzaktan bir manzaraya bakar gibi, ne hissederdik, nasıl değerlendirirdik bu manzarayı acaba? Onca acıyı, yıkımı, kanı, göz yaşını nasıl adlandırırdık da, ardından hangi türküyü söylerdik, kahramanlık mı, ağıt mı, gurur mu, öfke mi, pişmanlık mı... Sonra belleklerimize kazınan bu manzarayla nasıl yaşamaya devam ederdik, bu yükü taşırken sırtımızda yorgunlukla bir köşede düşünmez miydik, yıllar sonra bizim baktığımız gibi birileri de bakıverse bu manzaraya, bizi de görmez miydi bu panoramada… Biz de artık bu manzaranın bir parçası oluvermez miydik onun gözünde?
İki insan… Karşılaşırlar bir tren kompartımanında. Bilmezler ki, aynı şehirde yaşarlar ve hatta bilmezler ki komşular. Bilmezler ki, onlar farklı renktedirler, farklı renklerin cephelerinde geçirmişlerdir, bir gün önce ilan edilmiş barışın savaşını. Hiç kimsedirler onlar, ya da belki herkes. ‘Savaş alanı’ aslında sadece savaş alanı değildir, bellekleridir, anılarıdır, tarihleridir, yargıları ve önyargılarıdır, bugünleri ve yarınlarıdır, hikayelerinde artık noktayla biten bir cümle değildir ‘cepheler’.
Bu tren bir öyküye giderken yollar nasıl kesişir, yollar nasıl geçilir???

Yazan: Erdi Mamikoğlu
Yöneten: Dilek Güven
Yönetmen Yard: Ali Sığa
Oyuncular: Anıl Kır/ Ertunç Uygun
Dramaturji: Kropstiyatro Ekibi
Işık Tasarım: Yüksel Aymaz
Müzik: Emin Serdar Kurutçu
Dekor-Kostüm: Rabia Kip
Afiş- Konsept: Hakan Fidan
Fotoğraf: Gökhan Yolcu
Kondüvit: Esra Akbaş
Işık Kumanda: Umut Barış Taşdemir
"
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
İNSANIZ BİZ!!!İNSAAAAN!!!
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
İkinci dünya savaşının çıkmasına saatler kala Mümtaz, hasta yatağında yatmakta olan kuzeni İhsan’ın ilaçlarını yaptırmak üzere dışarı çıkar. İlaçların hazırlanmasını beklerken girdiği eskici dükkanında geçirdiği son bir senenin olayları, bu olaylara etki eden tüm kişiler, hayatını şekillendiren her şey zihninde yeniden, aynı şiddetle canlanır. Sevdiği kadın Nuran, intiharıyla Nuran’la ilişkilerinin bitmesini fitilini ateşleyen Suat, ailesini kaybettikten sonra kendisini himayesine alan, amcaoğlu İhsan ve eşi Macide, eski musiki, edebiyat, İstanbul… Mümtaz düşle gerçek arasında gidip gelirken aşkı, hayatı ve ölümü yeniden sorgulamaya başlar. Yanı başındaki savaş tehdidi altında, çağının aydını olarak Mümtaz, bir yandan bireysel sıkıntılarıyla toplumsal sorumluluklarının arasında sıkışmıştır huzur, Mümtaz’ın huzuru arama hikayesidir.
ORİJİNAL   KONSER
"Murat Kılıkçıer’in tek başına start verdiği ve sahne üzerinde yetenekli müzisyenlerle zenginleştirdiği In Hoodies, ""A Lunar Manoeuvre"" ile DasDas’ta!

A Lunar Manoeuvre’ün prodüktörlüğünü, Brit Ödülleri’nden en iyi prodüktör olarak tescilli Chris Potter üstlendi. In Hoodies’in canlı performanslarında sahnede yer alan Feryin Kaya, Gülşah Erol, Çağrı Sertel, Todd Gibson ve Murat Yakupoğlu gibi isimler çizgiyi hızla yükseltti. Grup, Gece Gezmesi dahil olmak üzere şehrin birçok festivalinde sahne aldı. “Kırılgan mutluluklar dünyasında bir saflık arayışı” In Hoodies, 9 Mayıs Salı akşamı DasDas Müzik’te.
"
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
A. Turan Oflazoğlu’nun Osmanlı İmparatorluğu içindeki saray entrikalarını kendine has üslubu ile anlattığı destansı ve değerli eseri “IV. Murat”, eylemsizliğinin ve sonrasında değişen durumlar karşısında gösterdiği eylemlerinin karşılığını sonuna kadar almış, tarihimizin en şaşırtıcı kişilerinden biridir. Sultan Murat çocuk yaşta tahta çıkmasından sonra yıllarca ülkenin yönetimini dolayısı ile kendisinin yönetimini, annesi Kösem Sultan’a bırakmıştır. Ülkede yaşanan kargaşanın önünü alabilecek, sipahiler ve yeniçerilerin başını çektiği zorbalara karşı önlem alıp onlarla savaşacak gücü ne kendinde ne de çevresinde bulamamıştır. Olgunluk döneminde ise karşımıza güçlü, otoriter, kesin kararlar verebilen bir padişah olarak çıkacaktır.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Karısını kaybetmenin acısını üzerinden atmaya çalışan bir erkek ve yeni boşanmış bir kadın. Hayatlarının ikinci bölümünde hak ettikleri aşkı bulabilecekler mi? Peki ya yıllardır evli, ama evliliğinden tatmin olmayan diğerleri...?
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Bir Cumhurbaşkanı, Başbakan’ın kafasına anayasa fırlatırsa, tesadüf bu ya, siz de o gün askerden dönmüş bir üniversite mezunu olarak iş aramaya başlasanız nasıl bir sürecin içinde bulurdunuz kendinizi? Güzide memleketimizin insan kaynakları uzmanlarının “modern metotlarla” hazırladığı başvuru-eleme-cevap bekleme badirelerini aşmaya çalışmak bir yandan, eşe dosta, aileye karşı işsiz konumunda olmak öte yandan, kendi başvuru kriterlerinizi tabana vurdurmak ters kroşeden gelirken nasıl olur da sağlıklı, ilkeli, tuttuğunu koparan bir vatan evladı olarak kalırsınız? Ya da kalabilir misiniz? Durum bu kadar tuhafken doğal olarak yaşananlar da absürd olacaktır. Hem keyifli, hem de canınızı yakacak bir kara komedi.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Bütün esnafları kulağından mıhlayan, ipe dizen, falakaya yıkan, Müneccimbaşızade İstanbul Kadısı Savleti Efendi tespih niyetiyle evlendiremediği kızı Esma’yı, kader kısmet niyetiyle bir ere vermeye karar verir. Çengi Afet, bu noktada kadere ufak bir müdahalede bulunacaktır…
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Kayı Boyu'nun beyi Osman'ın hem kayın pederi, hem piri olan Şeyh Edebalı, yakın zamanda kurulacak ve devamında neredeyse yedi yüz yıl cihana hükmeden bir imparatorluğa dönüşecek olan Osmanlı Devleti'ne Osman Bey eliyle nefes ve can vermiştir. Böylece imparatorluğun maddi ve manevi temelleri sağlam bir şekilde atılmış, dışarıdan gelecek tüm tehlikeler bu iman, inanç ve zeka ile bertaraf edilebilmiştir.
Bizanslı tekfurlar, gittikçe güçlenmekte olan Osman Bey’i ortadan kaldırmak için hain bir plan yaparlar. Bilecik Tekfuru Digenis, Yarhisar Tekfuru Dukas’ın kızı Jennifer ile evlendirilecek, düğüne davetli olarak gelen Osman Bey, pusu kurulup öldürülecektir. Düğün gecesi için Bizans’ın kendi içinde de ayrı bir tezgah kurulur. İnegöl Tekfuru Nikola ve General Muzalo’nun kimsenin bilmediği bambaşka planları vardır.
TÜRKÇE   MDT
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Concordia otelinde bir kongre düzenlenmekte, kongreciler bu kongreye katılmak için Joko’nun yaşadığı şehre akın etmektedir. Joko, bir sabah atık deposundaki işine gitmek için uyanır, sokağa çıkar, kongrecilerle tanışır. Sonra biraz daha tanışır. Sonra biraz daha tanışır. Sonra biraz daha ...
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
İngiliz yazar Tom Basden’ın kara mizah yüklü uyarlamasında Joseph K. Franz Kafka’nın yüz yılı devirmesine rağmen zaman aşımına uğramayan Dava’sının yeniden görülmesi için modern dünyanın labirentlerine bırakılıyor.
TÜRKÇE   3D , 2D
Courgette, 9 yaşındaki çocuğun takma adıdır.Annesinin ani ölümünden sonra bir polis memuru olan Raymond yetimhanede Courgette ile ilgilenmektedir. Başlarda Courgette bu yeri düşmanca ve yabancı olarak görse de polis memurunun da yardımıyla yeni arkadaşlar edinecek, güvenmeyi, kendine yeni aile kurmayı ve gerçek sevgiyi öğrenecektir.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
"“Birine ilk defa seni özledim dediğinde, seni seviyorum demiş oluyorsun.”

Sürünün bir parçası olma!
Oyun, nevi şahsına münhasır bir ailenin gündelik yaşamına açılır. Evin en küçüğü Billy sağırdır ama öyle kabul edilmez. Aile Billy’ye dudak okumayı öğretmiş, Billy’yi işaret diline ihtiyaç duymadan büyütmüştür. Entelektüel ve gürültü seviyesi yüksek olan ailenin içerisinde sessiz varlığını sürdüren Billy’nin yaşamı, sağır bir ailede doğmuş, kendisi de yavaş yavaş sağırlaşmakta olan Sylvia ile tanışmasıyla değişir.

“Aşığım” dediğinde tam olarak ne demiş oluyorsun?
Kelimelerimiz ne hissettiğimizi söylemeye yeter mi? İletişim, aile ve sevgi üçgenini hepimizin tanıdığı bir kabilenin ağzından anlatan oyun, sessizliğin gücünü sahneye taşıyor.

Oyun Yazan: Nina Raine
Çeviren: Haydar Köyel
Yöneten: Sami Berat Marçalı
Dekor-Işık Tasarımı: Sami Berat Marçalı
Kostüm tasarımı: Dilek Tora
Efekt tasarımı: Onat Esenman
Fotoğraf: Mehmet Nevzat Erdoğan
Teaser: Mehmet Selçuk Bilge
Oynayanlar: Tuğçe Altuğ, Ayşe Lebriz Berkem, Barış Gönenen, İbrahim Halaçoğlu, Haydar Köyel, Gülce Oral / Gözde Kocaoğlu
Süre: 120'
"
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Oyunumuz La Fontaine’nın klasik hikayesi olan “Ağustos Böceği ve Karınca” ile başlayıp bambaşka bir hal alır. Ağustos Böceği, bir mucittir ve ormanda yaşayan canlılara faydası olan buluşlar yapmaktadır. Örneğin karıncalar için bir tekerlekbus veya kaplumbağa için bir süper kay kay yapar. Ancak orman ahalisi onun buluşları ve fikirleri ile ilgilenmez; hatta kendisi ile dalga geçip dışlarlar. Tam bu sırada ormanı bir çekirge sürüsü istila eder ve orman canlılarının yaşamı alt üst olur. Aç çekirgeler her şeyi talan ederler. Orman canlıları toplanıp çekirge sürüsü ile mücadele etmeye karar verirler. Ancak bunu nasıl yapacaklarını bilemezler. Kahraman Ağustos Böceği’nin önerisi ile Çekirgeler ve Orman sakinleri arasında bir spor müsabakası yapılmasına karar verilir. Ağustos Böceği, Çekirge Kral’ı spor yarışları konusunda ikna eder ve ormanın geleceği için kıyasıya spor oyunları oynanır. Kahraman Ağustos Böceği yeni fikirleri ve buluşları ile Orman için büyük bir şans olacaktır.
ORİJİNAL   ÇOCUK OYUNU
ORİJİNAL   2D
Chris başlangıçta ailenin aşırı uyumlu davranışlarını kızlarının farklı ırktan biriyle olan ilişkisiyle başa çıkmak için endişeli çabalar olarak yorumlar. Ama hafta sonu ilerlerken giderek daha da rahatsız edici bir hal alan bir dizi olay, Chris'i aklının ucuna bile gelmeyecek bir gerçeğe götürür.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
“Birinin gitmesi değil, kimsenin gelmemesi yoruyor…”

Kaplan Sarılması, sürprizlerle dolu bir kadının trajikomik hikayesi. Kadın çıktığı bu uzun yolculukta “İyi ki buradasın!” diyeceği adam için ya kendinden vazgeçecek ya da aşktan.

“Ne olursa olsun… Mutlu olsun, mutsuz olsun; ama sonunda… Kaplan gibi…Çok!
Gözlerime bakarak… Hiç kaçırmadan…”
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Aile Eşliğinde İzleyebileceğiniz çok eğlenceli bir kukla gösterisi sizleri bekliyor.
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
"KARAGÖZÜM İKİ GÖZÜM                                                                    Çocuk Müzikali                                                                                 Karagöz, evin önünü ve sokağını kirleten karıncayı bulmak için yola çıkar. Karşısına çıkan Papağan Pagi ve Korkuluk Koki ona yardım edebilecek midir?
Yazan-Yöneten: Kutlay Akbal
Müzik: Cem Kervan

3-9 yaş izleyici için uygundur.
"

Karagöz, evin önünü ve sokağını kirleten karıncayı bulmak için yola çıkar. Karşısına çıkan Papağan Pagi ve Korkuluk Koki ona yardım edebilecek midir?
Çılgın maceraları ile bilinen, kaptanları şahı ama bir o kadar talihsiz Jack Sparrow, yelken açtığı sularda yaklaşan kötü rüzgarları hisseder. Korkunç Kaptan Salazar'ın yönetimindeki ölümcül hayalet korsanlar, denizdeki tüm korsanları öldürerek Şeytan Üçgeni’nden kaçmayı başarmıştır; hayatta kalan tek korsan kaptan ise Jack'tir. Jack, Salazar'ın gazabından ve intikamından kurtulmak için Poseidon Asası’nın peşine düşer. Bu efsanevi asayı bulmak içinse güzel ve zeki gökbilimci Carina Smyth ve Kraliyet Donanması'ndan dik başlı, genç bir denizci olan Henry ile zorlu bir anlaşma yapar. Küçük ve külüstür gemisi Dying Gull’un dümenindeki Jack Sparrow, hem kötü kaderini tersine çevirmenin hem de şimdiye dek karşına çıkan en dişli ve korkunç düşmandan kurtulmanın yollarını arayacaktır.
Filmin yönetmen koltuğunda Espen Sandberg ve Joachim Rønning ikilisi otururken, senaryo Jeff Nathanson’a emanet. Oyuncu kadrosunda ise Johnny Depp ve Javier Bardem başı çekerken kendilerine Brenton Thwaites, Kevin R. McNally, Kaya Scodelario, Golshifteh Farahani, Stephen Graham, David Wenham ve Geoffrey Rush eşlik ediyor.
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
• Krallık kötü bir kehanetle karlar içerisinde kalmaya mahkum bırakılır. Anna arkadaşları ile birlikte bu duruma son vermeye çalışmak için karlar kraliçesini bulmaya ve kehaneti sona erdirmeye çalışacaktır.
“Kâtip Bartleby”, Herman Melville tarafından 1853 yılında yazılmıştır. Öykü, Wall Street’te hukuk bürosu işleten bir avukatın başından geçenleri anlatır. Avukat’ın oyuna konu olan ikilemi, yanında çalışan kâtiplere ilave olarak işe aldığı Bartleby’nin sıra dışı davranışlarıyla başlar. Bartleby’nin kâtiplik dışındaki işlere karşı tutumu ve öykünün devamındaki tavrı, Avukat’ı içine düştüğü durumu tanımlamakta çaresiz bırakır.


Yazar: Herman Melville
Oyuncular: Duygu Yağcı, İpek Kurtoğlu, Muhammed Sadık Özçelik, Tolga Üçel, Yasemin Küçük
Yönetmen: Selçuk Mert
Yardımcı Yönetmen: Ulaş Adiyan
Kostüm ve Aksesuar Tasarımı: Kübra Ateş
Makyaj Tasarımı ve Uygulama: Kübra Ateş
Dekor Tasarımı: Duygu Yağcı, Kübra Ateş, Selçuk Mert
Işık Tasarımı: Muhammed Sadık Özçelik, Ulaş Adiyan
Işık Uygulama: Ulaş Adiyan

Süre: 80’
Bilet Fiyatları: Öğrenci 20 TL, Tam 30 TL

Destek ve yardımlarından dolayı Kadıköy Theatron’a, Kıvanç Hedili’ye, Mustafa Yağcı’ya ve Timis Oyuncuları’na teşekkür ederiz.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
“Üç yüz metre kadar gitmişlerdi ki, dönüp gülerek el salladılar.
Bana kendi elimle el salladılar.
El-veda dediler…”

Oyunda hayal kırıklıkları ve yüzleşmeler temelinde yeniden inşa edilmeye çalışılan yaşamlar esprili bir dille anlatılmaktadır. Martin McDONAGH’ın yazdığı, İlham YAZAR’ın yönettiği sürprizlerle dolu bir kara komedi olan Kayıp El, 2010’da Amerika-Boadway’de dünya prömiyeri yapmış olup, bugün hala Amerika’nın pek çok şehrinde oynanmaya devam etmektedir.

• Yazan: Martin McDonagh
• Yöneten: İlham Yazar
• Çeviren: Ekin Tunçay Turan
• Işık Tasarımı: Ayşe Sedef Ayter
• Dekor Tasarımı: Özüdoğru Cici
• Kostüm Tasarım: Ezgi Ayvalı
• Oynayanlar: Ali Yoğurtçuoğlu, Arif Pişkin, Duygu Üstünbaş, İnanç Konukçu
• Reji Asistanları: Merve Tokgöz, Ezgi Ayvalı
• Işık Amiri: Kenan Kılavun
• Ses Amiri: İlker Toğay
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Uzak Diyarlardan Birinde Kahramanımız Keloğlan, Annesiyle birlikte yaşamaktadır. Bir gün Padişahın kızının amansız bir hastalığa yakalandığı söylenir. Bunu duyan Keloğlan onu iyileştirmek için yola çıkar. Burada birbirinden renkli karakterlerle karşılacak, çeşitli zorlukların üstesinden keskin zekası ile gelmeye çalışacaktır. Bakalım Keloğlan , amacına ulaşabilecek mi? İzleyip görelim...
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU , ÇOCUK MÜZİKALİ
Keloğlan kermeste annesinin yaptığı leziz pastaları satarken Cafer ve adamları tarafından dolandırılır. Cesur Keloğlan, parlak zekasıyla tam kaybettiği hakkını geri almışken, uzaylılar ile karşılaşıp tanışır. Uzaylılar, evrenin daha yaşanılır bir yer olması için köprüler kurmaktadır. Keloğlan, bilmece çözmedeki hünerini de kullanarak uzaylılardan hediye kazanır. Bu hediye sayesinde Cafer ve adamlarını yola getirir. Kötülük yapanlar pişman olmuş; evrenin, dostlarının güçleri buluşmuştur.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Azad ve Tamar, hikayenin günümüzde işlenen kısmında, şehrin kenarında, Cinler-Periler Tepesinde yaşamaktadır. Çift, mahalleli tarafından büyütülmüştür. Azad, aynı zamanda Tamar'la ikisinin evi olan kahvehanede çalışmaktadır. Tek hayali ise “Batı” ya gitmektir. Batı’ya gitmek, Tamar’ın da hayallerini süsler. Azad hayalini gerçekleştirmek için, kaçak olarak yurtdışına giderken; Tamar da umudunu ülkenin en sevilen televizyon programı “Kenarın Sultanı”na, bağlamıştır.
Bilo ve Dilcha ise, hikayenin geçmişten duyulan sesleridir. Şehir hayatı hayalleriyle, köyden kente gelen çift, kendilerini bir çöplüğün içinde bulur. Kendileri gibi kenardakiler ve daha da kenarda olan çingenelerin büyücüsü Kybelee’yle, çöplüğün şehre dönüşmesine tanık olurlar. Cinler-Periler Tepesi adı verilen bu yer, artık devletin ve iş adamlarının ilgisini çekmiştir. Kurulan yeni fabrika onlara iş imkanı sağladığı için sevinen halk, zamanla fabrika atıkları yüzünden hastalanmaya başlar. Bundan sonra, fabrika ve halk arasında çatışmalar başlayacaktır.
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Hain Kurt Kırmızı Başlıklı Kız ve Büyükannesi'ni tuzağa düşürür. Benekli Köpek Kırmızı Başlıklı Kız ve Büyükanne'yi kurtarır. Hep beraber Hain Kurt'a bir ceza vermek için plan yaparlar. Bakalım yaptıkları plan işe yarayacak mı?
ORİJİNAL   ÇOCUK OYUNU
I. PERDE
Kitap okumayı ve ders çalışmayı sevmeyen 4 haylaz, dersten kaytararak her zaman buluştukları depoya gelirler. O sırada sınıfın çalışkan öğrencisi Can, içi ağzına kadar kitap dolu olan kutuların buraya taşınmasına yardım etmektedir. Can, haylazlara deponun kütüphaneye dönüştürüleceğini söyler. Bu haber haylazların hoşuna gitmez, çünkü burası onların buluşma noktasıdır. Haylazlar, Can'la 'kitap kurdu' diyerek dalga geçmeye başlarlar. Bu sırada büyük kutuların içinden bir kitap kurdu fırlar ve kendisini tanıtır. Kitap okumayı seven çocuklara bayıldığını ve haylazların da yola gelip kitap okuması gerektiğini vurgular. Kitap kurdu gittikten sonra Can haylazların alaycı gülüşleri arasında oradan ayrılır.

Sınıfta öğretmen öğrencilerine kitapların öneminden ve sömestr tatilinde okumaları gereken kitaplardan söz etmektedir. Öğretmen çocuklara kitapları dağıtmaya başladığı sırada haylazlar gene dersten kaytarırlar ve kütüphane yapılacak olan eski depoya gelirler. Burada kolileri açarak alaycı bir edayla kitapları incelerler. Elebaşı tam öğretmenin taklidini yaparken, Can ve öğretmen gelir. Öğretmen, kitapları yerlere fırlattıkları ve kolileri açtıkları için haylazlara çıkışır. Ardından, sömestrin sonunda yapılacak bilgi yarışmasında sınıfı haylazların temsil edeceğini söyler ve onlara okumaları gereken kitapları verir.

II.PERDE
Haylazlar eski depoda buluşmuş, bir yandan ders çalışmakta bir yandan da oyunlarına devam etmektedir. O sırada Can gelir ve oyunu bırakıp ders çalışmaları gerektiğini söyler. Daha sonra bilgi yarışmasının provası başlar. Haylazlar öğretmenin sorduğu hiçbir soruyu doğru cevaplayamaz. Can onlara düzenli ve disiplinli çalışarak bilgi yarışmasını kazanabileceklerini söyler. Haylazlar bu sefer Can'ın sözünü dinlemeye karar verirler ve Can'la birlikte bilgi yarışmasına hazırlanmaya başlarlar. Bilgi yarışmasında haylazlar tüm sorulara doğru cevap verirler ve rakiplerine cevap hakkı tanımazlar. Yarışmayı kazanan haylazlar, Can'a yardımlarından dolayı teşekkür ederler. Can'ın 'oyun zamanı oyun, ders zamanı ders' ilkesi, haylazları başarıya götürmüştür.
TÜRKÇE   2D
Ali ile Zuhal yetimhanede tarafından büyütülen, henüz hayatın başında iki gençtir. Birbirlerini kardeş bellemişlerdir öyle öğretilmiştir. Ama kardeş olmasalar bile geçen zaman ve sahipsizlikleri onları kardeş gibi birbirlerine bağlamıştır. Bir gün Zuhal’i zorla Ali'den koparırlar. Ali, ne pahasına olursa olsun Zuhal'i içine çekildiği dünyadan kurtarmaya kararlıdır. Peki bu iki genç insan vahşi medeniyetten uzakta hayatta kalmayı başarabilecekler midir? Yetimhane dışındaki koca dünyanın kucağına savunmasız fırlatılıp atıldıkları sırada başlar. Reha Erdem'in dünya prömiyerini Venedik Film Festivali'nde Orrizonti (Yeni Ufuklar) bölümünde yapan filminin görüntü yönetmenliğini Florent Herry üstlenirken, filmin başrollerinde de Ecem Uzun ile Berke Karaer yer alıyor.
TÜRKÇE   2D
Dünyaya bir uzaylı inse nereye inerdi diye düşündünüz mü? Elbette Kolonya'ya! Kolonya'ya iniş yapan uzaylı yerel halkın büyün sevgisiyle karşılanıyor ancak bir kaza oluyor ve kutlamalar sırasında uzay mekiği yerle yeksan oluyor! Kolonya'da bir müddet konaklamak zorunda kalan uzaylı ile yerel halkın arasında da kahkaha dolu bir macera başlıyor!
BKM'nin yapımcılığında hayata geçen Kolonya Cumhuriyeti, Dedemin Fişi, Çarşı Pazar sinema filmlerinin senaristi olarak tanınan Murat Kepez'in de ilk uzun metraj sinema filmi. Komedi türündeki yerli filmde Çağlar Çorumlu, Uğur Bilgin, Mahir İpek gibi isimler yer alıyor. Filmin çekimleri ise Muğla Dalaman, Akyaka ve Köyceğiz gibi tatil beldelerinde gerçekleştirildi.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
“Koku” romanının yazarı Patrick Süskind'in pek çok dilde oynanan oyunu Kontrabas... Bir müzisyen üzerinden toplumun, bireyin, müziğin cinselliğin, hiyerarşinin ve pek çok şeyin dedikodusunu yapıyor.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Bir devlet memuru olan kontrabasçı; müziğin, tarihin, cinselliğin, hiyerarşinin ve toplumun dedikodusunu yapıyor. “Koku”nun romanının yazarı Patrick Süskind’in bütün dillerde en çok oynanan oyunu, yirmi beşinci yılında yine sahnede...
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
"Müzik, samba, akrobasi, perküsyon, adrenalin ve keyif dolu bir show.
"
Yönetmenliğini Guy Ritchie'nin üstlendiği ve klasik Kral Arthur efsanesine farklı bir cenahtan yaklaşmayı hedefleyen yeni filmin senaryosu ise Joby Harold'a ait. Charlie Hunnam'ın Kral Arthur'u ete kemiğe büründürdüğü filmde, genç yıldıza Jude Law, Djimon Hounsou ve Eric Bana eşlik ediyor.
“Geçenlerde şöyle bir gerilere baktım. Hayatım bir şerit gibi gözlerimin önünden geçti. Bunca seneyi ardımda bırakmışım. Sanat ve dehanın olduğu yerde, ihtiyarlık, yalnızlık, hastalık yoktur. Kime aidim ben? Kimin bana ihtiyacı var?.. Benim şarkım söylendi Nikita, söylendi benim şarkım… ” Kuğunun Şarkısı - Svetlavidov
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
1 Kadın ve 1 Erkek.. Birbirine aşık ama bir o kadar da burnunun dikine giden bir çift..Tanışmaları ile başlayan hikayeleri geçmiş zaman,şimdiki zaman ve gelecek zaman içinde geçen,seyircilerin de oyunun içine dahil olduğu 2 perde komedi. Kadın ve erkek ilişkilerinin mizahi bir dille anlatıldığı herkesin kendinden birşeyler bulabileceği sıcacık bir romantik komedi.
TÜRKÇE   ÇOCUK MÜZİKALİ
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Küçük Kara Balık yaşamın sadece küçücük bir derenin dar sınırlarından ibaret olmadığını düşünür. Farklı dünyalar, değişik yaşamlar tanımak ve özgürce yaşamak ister . Annesi ile küçük bir derede yaşayan Küçük Kara Balık; bu derenin dar sınırlarından kurtularak, dünyada neler olup bittiğini ve başka canlıların varlığını da araştırmak istemektedir. Bilgili arkadaşı sümüklü böceğin de desteğiyle, annesinden izin alarak ve böylece sınırlarını zorlayarak yeni dünyalara doğru bir yolculuğa çıkar. Bu yolculuğu sırasında bir sürü maceraya atılır ve yaşam hakkında pek çok şey öğrenir.
Nehirleri, denizleri, büyük diyarları ve birbirinden farklı iyi kötü canlıları keşfederek maceradan maceraya doğru atılır…
TÜRKÇE   NORMAL
Yazan: Antoine de Saint-Exupery
Uyarlayan ve Yöneten: Antonina Dobrolyubova
Oynayanlar: Haluk Yüce, Marina Yüce, Şirin Ceylan Özen


Aldanmalar yaşamın köşe taşlarıdır.
Her bir köşe ise, bizi bir parça daha “biz” olmaya hazırlar.
Yaşamın anlamından, çileğin tadına her ama her şeyi sorgulayabilmek insani bir özelliğimiz değil midir? Sanatın ayrıcalığı da bize bu sorgulama olanağı tanımasındandır.
Bu nedenle Exupery’in kaleme aldığı bu eşsiz yapıt, bu tiyatronun yönetmeninden oyuncularına… Bir sahne yapıtına dönüştürülmüş, dahası hadlerini aşıp öyküyü kukla ile anlatmayı seçmişlerdir.
Çocuk izleyicilerimize kitabın aslını adres gösterdiği, yetişkin izleyicilerimize ise yaşamın yepyeni bir tarifini sunduğu için seçtik bu yapıtı. Bu özgün yapıtı sahneye koyarak belki biz de kendi sınırlarımızı zorluyoruz.
Ne ki, sanatın sınır tanımazlığı yaptırıyor bunu bizlere. Dünya edebiyatının nadide yapıtlarından birini sahneleyip siz değerli izleyicilerimize yansıtma cesaretimizi yine sanatın ufuksuzluğuna borçluyuz.
Belki de aldanıyoruzdur!
Ama bu güzel aldanışın bile, salonu terk ederken sizleri değiştirmiş olduğuna emin olacağız.
Bir de Küçük Prens’imizin perdenin arkasından sessizce gülümsediğine.
Ne dersiniz…. Değmez mi sizce de?
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
"Yazan-Yöneten : Burak Çağrı Aydüz
Kahramanımız Küçük Prens ,gezegenler arasında yolculuk yapmaktadır.Bir gün Masal gezegeninden yardım istediğini duyan Küçük Prens, Masal Gezegenine doğru yola çıkar. Masalcı, Masal Cadısı'nın bütün masalları içinde barındıran kitabı çaldığını söyler ve ondan yardım ister. Küçük Prens bu macerada kendisini Kurbağa Prens ve Sindrella masallarının içinde bulur. Acaba kahramanımız onlara yardım edip, Masal Cadısını durdurabilecek midir?
"
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
ORİJİNAL   OPERET
ORİJİNAL   OPERA
BİRİNCİ PERDE
Sıkıntıları, endişeleri, alışkanlıkları, huyları ve zevkleri hemen hemen aynı olan dört arkadaş; şair Rodolfo, ressam Marcello, filozof Colline ve müzikçi Schaunard, Monmartre'de eski bir evin çatı katında oturmaktadırlar. Perde açıldığında camları buzlarla kaplı fakir döşenmiş bir çatı arası görülür. Ressam Marcello, titreyerek 'Kızıldenizi Geçiş' adlı tablosunu bitirmeye çalışmakta, şair Rodolfo soğuktan morarmış parmaklarıyla oyununu yazmaktadır. Marcello odadaki son tahta eşya olan iskemleyi, belki günlerden beri yanmayan ocağa atmak isterse de Rodolfo oyunun perde perde yakılmasının daha doğru olacağını söyleyerek yerinden kalkar. İki arkadaşın zarif bir resitatif tekniğiyle işlenmiş diyaloğuna orkestra ritmik, renkli buluşlarla eşlik etmektedir. İçeri filozof Colline girer ve Noel gecesine rağmen veresiye alışveriş yaptıkları bakkalın kapalı olduğunu üzüntüyle bildirir. Kurtuluşu müzikçi Schaunard müjdeler. Üç gün önce garip karakterli bir İngilizin papağanına şarkı dersi vermek için angaje olmuş, parayı çabuk almak için flört ettiği hizmetçi kızın yardımıyla hayvanı zehirlemiş, ders parasını almıştır. Cebi para, elleri yiyecek ve şarapla doludur, ayrıca odun da getirmiştir. Yemeği çatıda yiyip, Noel'i Momus kahvesinde kutlayacaklardır. Dört arkadaş neşeyle ocağı yakıp sofrayı kurarlarken ev sahibi Benoit gelir. İki aydır biriken kira borçlarını ister. Dostlar adamı bir kızla gördüklerini, eğer borcu istemeyi sürdürürse, karısına haber vereceklerini söyleyerek, kahkahalar arasında adamı kapı dışarı ederler. Artık Cafe Momus'a gitmek için bir neden kalmamıştır. Üç arkadaş çıkarlar. Rodolfo, dergiye yazacağı kısa bir makaleyi bitirmek üzere kalır. Yazısını tamamlamak üzereyken kapı çalınır, şair açar. Kapıda fakir giyimli, soluk benizli güzel bir kız durmaktadır. Şamdan sönmüştür, kendi şamdanından kızın mumunu yakar; kızın güzelliği karşısında şaşırmıştır. Şamdan tekrar söner, kız telaşla anahtarını düşürür. Her ikisi de karanlıkta anahtarı aramaya koyulurlar. Tam o sırada Rodolfo'nun eli kızın elini bulur, genç şair duygularını: 'Bu küçük el ne kadar soğuk' diyerek anlatır. İçeri vuran ay ışığı her ikisini de büyülemiş gibidir. Bu defa Mimi, içli şarkısıyla kendini tanıtır, yoksul ve zavallı yaşamını anlatır. Dışarıdan üç arkadaşın sesi duyulur, Rodolfo'yu beklemekte, sabırsızlanarak marş ritmiyle 'Momus, Momus' diye bağırmaktadırlar. İlk bakışta birbirlerine aşık olan gençler, ay ışığı altında kendilerini unutmuşlardır. Kemanların tatlı melodisi, arpın su damlalarına benzeyen tınıları eşliğinde beraberce aşk şarkısına başlarlar ve kolkola kapıdan çıkarlar.

İKİNCİ PERDE
Noel gecesi Monmartre'da Cafe Momus'un önü. Kalabalık neşeyle dolaşmaktadır. Rodolfo ile Mimi, üç arkadaşın oturduğu masaya yaklaşırlar; şair, kızı onlara tanıtır. Marcello, Mimi'ye Rodolfo'dan bir hediye kabul edip etmediğini sorar, Mimi gururla şapkasını gösterir. Hepsi neşeyle konuşmakta, aşk hakkında yarı ciddi düşünceler yürütmektedirler. Bu sırada ressam Marcello'nun eski sevgilisi Musetta, Alcindoro adlı bir zengin ile görünür. Kıskanç ressam garsona seslenir: 'Bana bir şişe zehir getir!' Musetta yanlarındaki masaya oturmuştur. İki gencin ayrılmış olmalarına karşın hala birbirlerini sevdikleri anlaşılmaktadır. Aralarında masadan masaya tartışmalar başlar. Musetta, çapkınca pozlarla ve Marcello'nun homurtuları arasında ünlü cilveli valsini söyler.Parça bitince ayakkabısını çığlıklar içinde çıkarıp atar, sözde ayağını sıkmaktadır. Alcindoro'ya derhal yeni bir ayakkabı getirmesini söyler. Zavallı ihtiyar uzaklaşınca, gençlerin oturduğu masaya koşar, sevgilisi Marcello'nun kollarına düşer. Eğlence zirvededir. Noel geçidi başlar. Gençler gitmeye karar verirler, Musetta, her iki masaya ait hesap pusulasının biraz sonra gelecek olan ihtiyar tarafından ödeneceğini söyler, hepsi kolkola geçide katılarak uzaklaşırlar. Alcindoro yeni bir çift ayakkabı ile döner, hesap pusulalarıyla karşılaşır, bir iskemleye yıkılır.
ÜÇÜNCÜ PERDE
Karlı bir
TÜRKÇE   2D
Film, sinema bölümü okuyan dört öğrencinin gerçek olay ve söylentiler üzerine tamamen terk edilmiş bir köye yaptıkları gezi ve orada başlarına gelen korkunç olayları konu almaktadır. Tüm yaşananlar gençler tarafından tek bir kamera tarafından kaydedilmiştir. İhbar üzerine olay yerine giden polis amirine teslim edilen bu kamera tüm gerçekleri göz önüne serecektir.
ORİJİNAL   SPOR
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Her şeyi yasaklayan, kötü kalpli Saltsinir minik Lokomopüf’ü parçalarına ayırır. Makinist Çuf ve Gelincik Lokomopüf’ün parçalarını yeniden bir araya getirmek için maceralara atılarak, bir çok yer gezer ve bir çok yeni arkadaş edinirler. Oyun oynamanın keyfine varmaya ve Lokomopüf ile maceralarla dolu bir yolculuğa ne dersiniz?
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
M.Ö. 490-478 yılları arasındaki Yunan-Pers Savaşları’ndan sonra, Yunanistan’ın iki büyük gücü olan Atina ve Sparta’nın arasındaki iktidar mücadelesi ile artan gerilim, M.Ö. 411’de savaşa dönüşür. Yıkımdan ve ölümden başka bir şey getirmeyen savaşa karşı, Lysistrata’nın liderliğinde kadınlar örgütlenir. Bütün istedikleri savaşsız, kansız bir dünyadır ve erkeklerini barışa zorlamak için her türlü yolu deneyeceklerdir.
ORİJİNAL   OPERA
TÜRKÇE   ÇOCUK MÜZİKALİ
Kötü Peri'nin büyüsü Doralion kentini ve tüm dünyayı tehdit etmektedir. Bu büyüyü ancak bir Ya- Pi yani yakışıklı bir prens bozabilecektir. Peki bu prens Doralion kentini bulabilecek mi? Güzel prenses bu durumu riske atmak istemez ve Soytarı Çatlak Çanak'ı Prensi bulması için şatodan gönderir. Soytarı, Gergedan ve yolda karşılaştıkları terkedilmiş Köpüş, Prensi bulmak için maceralı bir yolculuğa çıkarlar.
TÜRKÇE   3D , 2D , DOLBY ATMOS 3D , DOLBY ATMOS 2D
Maşa adında küçük bir Rus kızı ile sirkten emekli, Mişka adında bir ayı arasında geçen maceraları konu edinen yapım, çocuklar için özel hazırlandı ve ilk kez ‘ İnteraktif’ sinema deneyimi yaşatma hedefi taşıyor. Orijinalinde Rus folkloruna ait olan karakterler olan "Masha" ve "Ayı" adlı kahramanların Animaccord Animation stüdyoları tarafından yapılan Rus çizgi filmi özellikle Rusça konuşulan ve Slav coğrafyalarında çocukların ilgiyle ve keyifle seyrettiği bir yapım olarak televizyonda izlenme rekorları kırmıştı. Maşa ile Koca Ayı interaktif animasyon filmi işte bu televizyon çizgi filminden yola çıkılarak Türkiye için özel olarak üretildi. Filmde ülkemize özel olarak Barış Manço'nun oğlu Doğukan Manço ve şarkıcı Aydilge de yer alıyor. İki sanatçı da projede seslendirme olarak değil, direkt yer alıyorlar. Filmin sürprizlerinden biri olarak Doğukan Manço, Barış Manço’nun ‘’Ayı’’ şarkısını yeniden aranje etti.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Kadın erkek ilişkilerini mizahi bir dille anlatan iki perde Komedi.
ORİJİNAL   ORATORYO
ORİJİNAL , TÜRKÇE   3D , 2D
Genç Max McGrath her ergenlik çağındaki genç gibi normal bir şekilde büyümüştür. Ancak günün birinde Max, vücudunun dünyadaki en güçlü enerjiyi üretebildiğini fark eder. Bu enerjiyle yaşayabilmesinin tek yolu da Steel adlı gizemli bir dünyadışı tekno-organik varlıkla birleşmesidir. İki varlık birbirlerine duydukları ihtiyaç sebebiyle birleşseler de arkadaş olurlar.. Birlikte çalışarak üstün güçleri ile birbirlerini eğitirler, güçlerini birleştirerek bir süper kahraman haline gelirler. İkilinin şimdi el ele vererek dünyayı uzaylı saldırganlara karşı korumaları ve bu süreçte geçmişin sırlarını da çözmeleri gerekmektedir...
Gişe hiti serinin son halkası In War for the Planet of the Apes filminde Sezar ve onun takipçileri insanlarla acımasız bir savaşta karşı karşıya gelirler. Fakat tüm inancına ve hırsına rağmen Sezar'ın ordusu büyük kayıplar verir. Kendisini ordusuna ve halkına karşı sorumlu hisseden Sezar, Colonel ile birebirde yüzleşmek için yola koyulur. Şimdi iki ırkın da geleceğinin kaderi bu yüzleşmeye bağlıdır...
2011 yılında Rise of the Planet Apes filmiyle yeniden başlatılan seriye, 2014 yılında vizyona giren Dawn of the Planet of the Apes filmiyle devam edilmişti. Filmin senaryo ve yönetmenliğini bir kez daha Matt Reeves üstlenirken, senaryoda ona ikinci filmden Mark Bomback eşlik ediyor. Kadroda yer alan başlıca isimlerse Andy Serkis, Woody Harrelson, Steve Zahn, Terry Notary ve Karin Konoval...
TÜRKÇE   MODERN DANS
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
“Medet”, erkek egemen toplumsal yapıya itiraz eden, bu yapının yarattığı mağduriyeti sahneye taşıyan güçlü bir oyun. Lise yıllarında sevgiliyken İzmit Depremi’nin ardından birbirinden kopan Çiçek ve Durukan’ın tekrar bir araya gelişine tanık oluyoruz. Çiçek, başına gelen korkunç bir olay yüzünden eski bir tanıdıktan yardım ister. Ancak bu yardımın niteliği Durukan’ın inandığı her şeye aykırıdır. Çiçek onu ikna edebilmek için tüm kozlarını oynar. Peki mesleğiyle vicdanı arasında kalan bir doktor, ne yapar?
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
"
Bir şirketin toplantı odası; iş görüşmesine gelen dört kişi, tüm hünerlerini ortaya koyup işi kapmak için gizem dolu çeşitli sınavlardan geçecekler. İspanyol Jordi Galceran’ın 2003 yılında kaleme aldığı ve günümüz iş dünyasının acımasız yönlerini ortaya koyduğu bu oyun, yazarına dünya çapında bir ün getirdi.

Yazan: Jordi Galceran
Çeviren: Zerrin Yanıkkaya
Yönetmen: Serkan Keskin
Yönetmen Yardımcısı: ZeynepSu Kasapoğlu
Işık & Dekor Tasarımı: Cem Yılmazer
Kostüm: Aslı Ersüzer
Ses Tasarımı: Alper Maral
Dekor Realizasyon: Zeki Kızılışık
Kostüm Asistanı: Merve Işık Kızılışık
Işık Kurulumu: Utku İnan
Sahne Amiri: Uğur Senkeri
Oyuncular: Sarp Aydınoğlu, Sezin Bozacı, Serkan Keskin, Mustafa Kırantepe
"
TÜRKÇE   NORMAL
Elsa ve Anna adında iki kız kardeşin hayat hikayesini anlatmaktadır. Elsa sihirli güçleri yüzünden kardeşi Anna'ya kötü davranmasıyla, kendilerine yeni bir hükümdar arayışında olan minyonların buzlar ülkesine gitmesiyle hikaye başlar. Çocuklarımıza minyonların komik maceralarıyla birlikte kardeşliğin ve ailenin önemi anlatılıyor.
TÜRKÇE   2D
Yusuf ile Ali iki küçük arkadaştır. Arkadaşları Ahmet'i kaybetmişlerdir ve onun cennette olduğuna inanmaktadırlar. Bu nedenle Ahmet'e seslerini duyurmak için ellerinden geleni yapmaktadırlar. Göğün 7. katına çıkmak için köylülerden akıl alan ikili köyü birbirine katıp, maceradan maceraya atılacaklardır. Film, Hz Muhammed'in Miraç'a çıkışını çocukların gözünden göstermeyi, onların dünyasından vermeyi hedefliyor.
TÜRKÇE   3D , 2D
Daha önce Prenses ve Kurbağa, Define Gezegeni ve Herkül filmlerini birlikte yöneten Disney'in gedikli isimleri John Husker ve Ron Clements, bu defa izleyiciyi şiirsel bir yolculuğa davet ediyor! 
Maceraya düşkün genç bir kadının, efsanevi bir adaya yaptığı yolculuğu anlatan filmde, genç kadın ile yarı tanrı Maui'nin başlarından geçenler perdeye taşınacak!
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Herman Melville'in ünlü romanı Moby Dick'ten uyarlanan oyun, 19. yüzyıl balina avcılığının hikâyesini anlatmaktadır. Dünyayı görmek için her şeyi geride bırakan Manhattanlı öğretmen Ishmael'in; kaybettiği bacağının intikamını dev, beyaz bir balinadan almak isteyen Kaptan Ahab'ın ve dünyanın dört bir yanından, kendi maceralarının peşine düşmüş tayfaların yolu Pequod isimli gemide kesişir.
ORİJİNAL   KONSER
Geçtiğimiz sene 20. yılını toplam 9 CD ve 90 şarkılık "Kayıtlar 1996-2005" ve "Kayıtlar 2006-2016" adlı iki boxset ile kutlayan mor ve ötesi, 5 Mayıs'ta DasDas Müzik'te.
ORİJİNAL , TÜRKÇE   2D
İlki 1932 yılında çekildikten sonra beyazperdede kendine hatırı sayılır bir yer edinmeye başlayan Mumya hikayeleri, uzun bir aradan sonra, 1999 yılında bu kez Stephen Sommers'ın kamerasıyla yeniden izleyiciyle buluşmuştu. Universal Stüdyoları orijinal 'The Mummy'i bir yeniden çevrimle tekrar canlandırma yoluna gitti ve yönetmen olarak Mama (2013) filminin genç yönetmeni Andrés Muschietti'yi seçti. Senaryo koltuğundaki isimler ise Billy Ray (The Hunger Games) ve Jon Spaiths (Prometheus).
Sıkıca mühürlenmiş olan antik bir mezar yüzyıllardır unutulmuş bir çölde yatmaktadır. Ancak askeri bir operasyon sonucu keşfedilir ve açılır. Zamansız bir şekilde hayatı elinden alınan antik kraliçenin ruhu da uyanmış olur. Yüzyıllar boyunca büyüyen öfkesiyle günümüze uyanan kraliçe insanlığa boyun eğdirmeye ve kendisine yapılanları ödetmeye kararlıdır.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
"OYUN ÖZETİ
Bugüne kadar kimsenin başına gelmemiş, fakat herkesin başına gelebilecek hikayeler Onuncu Köy Medya & Tiyatro Run Farkıyla Ankara’ da izleyici karşısına çıkıyor.
TİYATRO – MÜZİK - DANS

Birbirinden Bağımsız 4 Ayrı Skeç

*Tek Perde
*Yaş Sınırlaması: 9+
*Süre: 70 Dk

*Yönetmen: İbrahim SEVİNÇ – Oğuzhan KARADAVUT
*Koordinatör: Yağmur Gülalan
*Rejisör: Mustafa SELÇİK
*Sahne Amiri: Erdeniz ALTIN
*Dans & Koreografi: Yağmur DENLİ
*Müzisyenler: Orhun ÇEVİK – Ali ÇINAR - Ömür YILMAZ
*Ses – Işık: İlhan EFE
*Oyuncular: Dilara KÖKSAL – Yılmaz ÇAKMAK – Sena DEĞİRMENBAŞI – Halil SIRAY – Rüveyha KESKİN – Nezir CİHAN - Yağmur BAKACAK - Erdeniz ALTIN – Sevde ÜNAL - Yağmur GÜLALAN – Mustafa SELÇİK – Yağmur DENLİ – İbrahim SEVİNÇ – Oğuzhan KARADAVUT.
"
ORİJİNAL   KONSER
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Antik Tiyatro'nun
%100 Kalite %100 Kahkaha %100 Keyif ilkesine uygun olarak baştan sonra güleceğiniz ve sonrasında büyük ihtimalle bir kez daha izlemek isteyeceğiniz müzikli bir ziyafet...
Dünya edebiyatındaki efsanevi aşkların en bilineni, en edebi ve en ebedi olanıdır belki de Romeo ve Juliet.

Peki kendisine tamamen "yerli" ve "komedi" oyunları sahnelemeyi prensip edinmiş bir tiyatronun oyuncuları bu tragedyayı oynamak isterse, hele hele genel sanat yönetmeninden habersiz tüm bütçeyi bu oyuna yatırırsa ne olur? Yönetmen gelir "yabancı" ve "tregedya" olan "Romeo ve Juliet"i, "yerli" ve "komedi" olan "Ne Romeo Ne Juliet"e çevirir.


Bir oyun yapalım dedik
Shakespeare'den esinlendik.
Trajedi seçtik ama
Yine de gülmek istedik

Düşman aileler var
Birbiriyle savaşır
Bu kavganın ortasında
Kaçak sevgililer var
Gizli gizli oynaşır

Oyunumuz Romeo ve Juliet
Ama ne Romeo ne Juliet
Ne Romeo ne Juliet
Ne Romeo ne Juliet

Sevginin en vurgulusu
Aşkların en tutkulusu
Kavganın en vurdulusu
Gelin izleyin dostlar
Komedinin en coşkulusu

W. Shakespeare’in bıraktığı en güzel miraslarından biri olan bu ölümsüz hikayenin çatısını kullanarak, olabildiğince bizden, olabildiğince bizim dilimizden bir yorumla, her repliğini baştan yazarak, müzikal tadında bir oyun hazırladık ve siz değerli izleyicilerimizin beğenisine sunuyoruz.


Gülüşmek üzere…
Hayatlarımız içtenlikle gülebileceğimiz şeyler yapma arayışındaki bir oyundur. Çocukluğumuzdan ihtiyarlığa insan yaşamının en güzel noktaları keyifle güldüğümüz hikayelerimizdir. İşte bu tek kişilik oyun hikayelerimizin aslında nasılda birbirleriyle bağlı ve ne kadar da komik olabileceği üzerine samimi tiyatral bir anlatı. Gösterinin konusu aslında hayatın her yeri; hikaye küçük bir ayrıntıyı kaçırarak yıllarca yanlış yoga yapmaktan bir falcının kehanetine oradan da yurt dışında rastgele barda tanışılan bir TürkIe hayatın anlamını bulmaya kadar uzanan geniş bir yelpazede aktarmakta . Oyunun adının origami olması ise orta okulda derste origami ile uğraşırken yakalanan bir çocuğun kağıt bir kuş yüzünden başından geçen neredeyse fantastik bir hikaye. Oyun yaşamın içine karıştığımızda hayatın aslında ne kadar da esprilerle dolu olduğunun birinci ağızdan anlatılışı; Belki de hayatlarımızın tamamı mizahi bir oyundur , kimbilir. Çehov'un da dediği gibi "Hayat seni güldürmüyorsa espriyi anlayamadın demektir"
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
1980'li yılların başında iki kadının kesişen yolları... Yakın tarihimizde yaşananlar, bu iki kadının dostlukları çerçevesinde anlatılıyor. 12 Eylül'ün insanlarda yaptığı tahribat, yaratılan korku ortamı ve bu ortamda hissedilen derin çaresizlik...
TÜRKÇE   2D
Ejder Kalender 25 yaşlarında bir gençtir. En büyük hayali oyuncu olmak olan genç adam, Bodrum'da bir kablolu Tv bayisinde teknik servis elemanı olarak çalışmaktadır. İşini yalnızca hayallerini gerçekleştirmek için bir basamak olan gören Ejder, günün birinde beklediği haberi alır. En çok sevdiği dizinin ve ülkenin en popüler yapımcılarından biri olan Barış Savaş ve ünlü oyuncu Metin Leylek Bodrum'daki yazlıklarına birlikte geleceklerdir. Hemen bir plan yapan Ejder, ikilinin hayatlarına dahil olur. Ancak aksiliklerle geçen gecenin sonunda Ejder'in hayallerine ulaşıp ulaşamayacağı bir muamma halini alır.
TÜRKÇE   KONSER
Çeşitli gruplarda çalışmış, başarılı coverlar yapmış Kadıköy'lü müzisyen Onur Olgun, kendi bestelerinden oluşan yeni albüm hazırlıklarını sürdürüyor. Çoğunlukla kendi bestelerini seslendireceği TiyatroEvi Akustik Dinletisi'ne bekleriz.
ORİJİNAL   KONSER
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
"İşten çıkıp evine gitmeye çalışan bir gurup vatandaşın toplu taşıma otobüsünde başına gelen olaylar trajikomik bir dille anlatılıyor.
Yazan: Stanislav Stratiev
Yöneten: Erkan Cılak
Yardımcı Yönetmen: İbrahim Yıldırım
Dramaturji: Nail Pelivan
Dekor: Hakan Urul
Teknik: Tugay Yılmazoğulları
Efekt: Tuncay Yılmazoğulları
Süre: 2 Perde
Türü: Hiciv Komedisi"
Bir Virginia banliyösünde, Şerif Burke korkunç bir olay yeri keşfeder; aile evinde gerçekleşmiş üçlü cinayet. Bodrum katında da dördüncü cesedi bulurlar. Kimliği belirlenemeyen cesede geçici olarak Jane Doe ismi verilir.

Tecrübeli tıbbi tetkikçi Tommy Tilden ve sertifikalı tıbbi teknisyen olan oğlu Austin, Tilden Morgu'nda ve Krematoryum'da beraber çalışırlar. Austin; Şerif Burke, Jane Doe ile geldiğinde kız arkadaşı Emma ile gece dışarı çıkmak üzeredir. Büyüyen medya ilgisi sebebiyle otopsiyi gece yapıp bitirmek ister. Tommy Emma'nın kızmasına rağmen kalıp yardım eder.

Tommy ve Austin prosedüre başlar. Ayak ve el bilekleri kırılmıştır. Dili kesilmiş ve sağ azı dişi eksiktir. Bedenini kesmeye başladıklarında ise birçok şok edici şeyi keşfederler; ciğerleri simsiyahtır, organları ve cildi yaralarla kaplıdır. Midesinden de üzerinde tuhaf işaretler olan ve kendi eksik dişi içinde olan bir kumaş parçası çıkar.

Olaylar kedileri Stanley'nin havalandırma boşluğundan yaralı bir şekilde dönmesiyle daha da garipleşir. Dışarıda bir fırtına başlar; elektrik kesilir ve asansör çalışmaz. Telefonları zorla çalışırken çıkış yollarına düşen meşe ağacıyla olaylar daha da kötüye gidecektir. Tommy kendini kestikten sonra görünmez bir güç onu şiddetle tuvaletin yakınlarına fırlatır. Orada titrerken yapması gereken tek şey bellidir; Jane Doe'u ortadan kaldırmak.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
"Günümüz zamanında, hayatımızın her evresinde, yer yer nazik, kimi zaman zalim bir şekilde hayatımıza işleyen, bizleri ele geçiren, zorlayan ya da zorbalaştıran bir mobbing hikâyesi.

Keskin, kıvrak, acımasız, güçlü…

Üç çalışan; biri bugün işten kovulacak.

Patronun gelmesini beklerken, ikisi diğerini öfke noktasına sürüklemek için hiçbir darbeyi hafife almıyor.

Thomas: Duygusal, savunmacı, tedbirli kurban.

Isobel: Seksiliğini karşındakinin konforsuz hissetmesi için kullanmayı iyi bilen bir çalışan.

Tony: Yapılacak her harekete karşı önceden hazırlıklı ve yanardöner.

Carter: Kurumsal değerleri kendi içini yansıtan bir patron.

Geçmişleri hakkında yalan söyleyen üç karakter. Peki hangisi gerçek?

Mike Bartlett hepimiz hakkında doğru olduğunu düşündüğü şeyi tanımlıyor: Kimse bir kaybedeni sevmez!
Yazan: Mike Bartlett
Çeviren/Yöneten: Hande Selen Canar
Yönetmen Yardımcısı: Seda Sualp
Sahne Tasarım: Hande Selen Canar
Işık Tasarım: Mahmut Özdemir
Dekor Uygulama: Gizem Ertürk, Nihan Arısoy
Video Tasarım: Nihan Arısoy

Oynayanlar: Hakan Karsak, Kanbolat Görkem Arslan, İpek Erdem, Bülent Düzgünoğlu

"
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Günümüz zamanında, hayatımızın her evresinde, yer yer nazik, kimi zaman zalim bir şekilde hayatımıza işleyen, bizleri ele geçiren, zorlayan ya da zorbalaştıran bir mobbing hikâyesi.

Keskin, kıvrak, acımasız, güçlü…

Üç çalışan; biri bugün işten kovulacak.

Patronun gelmesini beklerken, ikisi diğerini öfke noktasına sürüklemek için hiçbir darbeyi hafife almıyor.

Thomas: Duygusal, savunmacı, tedbirli kurban.

Isobel: Seksiliğini karşındakinin konforsuz hissetmesi için kullanmayı iyi bilen bir çalışan.

Tony: Yapılacak her harekete karşı önceden hazırlıklı ve yanardöner.

Carter: Kurumsal değerleri kendi içini yansıtan bir patron.

Geçmişleri hakkında yalan söyleyen üç karakter. Peki hangisi gerçek?

Mike Bartlett hepimiz hakkında doğru olduğunu düşündüğü şeyi tanımlıyor: Kimse bir kaybedeni sevmez!
ORİJİNAL , TÜRKÇE   3D , 2D
Film deneysel bir ilaç araştırmasına katılan birkaç üniversite öğrencisinin (Nathan Kress, Ryan Higa, Virginia Gardner, Kirby Bliss Blanton, Mark Furze) beklenmedik bir yan etki dolayısıyla nasıl öldürüleceklerini görmesinin ve gördüklerinin gerçekleşmeye başlamasının hikâyesini anlatıyor. Kendi ölüm günlerini atlatmak için zekice hamleler yapmaya çalışırlarken, katilin aralarında olduğunu ve kendileri gibi geleceği görebildiğini fark ederler. Hayatta kalma yarışında, diğerlerinden hep bir adım önde olan O'dur.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Gerçeğin ta kendisi gibi kaçınılmaz görmezden gelinemez gülüp geçilemez acı insanın içini yara gibi yırtan öyküler..ölümü ardında gezdiren bunu bilsede değiiştirmeye muktedir olmayan sıradan insanların halktan birilerinin öyküsü…velhasıl insanlığın geldiği barbarlık konağının öyküsü. Gözünüzü yumsanızda, kulaklarınızı tıkasanızda biryerlerden sızıp içinizi sızlatan hikayeler bunlar. Ama bizim hikayelerimiz bizden hikayeler.
TÜRKÇE   3D , 2D , DOLBY ATMOS 3D , DOLBY ATMOS 2D
Yenilmezler ile yaşadığı maceranın büyüsüne kapılan genç Peter kendini kanıtlama isteğiyle dolup taşan bir gençtir. Ancak yaşı gereği birçok farklı sorumluluğu vardır. May halası ile yaşayan genç Peter bir yandan da ona göz kulak olan Demir Adam ile arkadaşlığını ilerletmiştir. Okul hayatına alışmaya ve sıradan bir genç gibi yaşamaya çalışan Peter'ın aklında ise suçla savaşmak ve dünyayı daha güvenli bir hale getirmek vardır. Vulture yepyeni bir düşmanı yaşadığı şehre gönderdiğinde ise Peter'ın kendini gösterme fırsatı çıkacak, ancak en değerli gördüğü herkes tehdit altında olacaktır...
Clown filmiyle tanınan Jon Watts'ın yönetmenliğini üstlendiği projede Örümcek Adam Peter Parker karakterini Tom Holland canlandırıyor. John Francis Daley ve Jonathan M. Goldstein'ın senaryosuna beraber imza attıkları film, Marvel Entertainment mahsülü olarak karşımıza geliyor. Filmde Parker'a eşlik eden isimlerse Marisa Tomei, Tony Revolori Laura Harrier ve Zendaya.
TÜRKÇE   SAHNE SANATLARI
Özlem Taner; profesyonel müzik kariyerine 2007 yılında yayımladığı "Türkmen Kızı" adlı albümüyle başladı. Türkmen Kızı, İngiltere'de en çok dinlenenlerde ilk 10'da yer aldı. 2013 yılında birçok nefese yer verdiği ikinci albümü "Aşıklar Meclisi"ni yayınladı. Anadolu’da yaşayan halkların özgün dilleriyle yaptıkları müzikleri dünyaya tanıtmak amacıyla yola çıkan, "Evliya Çelebi’nin İzinden" ve "Julvern’in İzinden" projelerinde yer alan 3 Kadın ekibiyle Karadeniz ve Balkanlar’ı kapsayan toplam 15 ülkede konserler verdi. "Aşka Sürgün", "Yersiz Yurtsuz", "Asi", "Ezo Gelin", "Beynelmilel" gibi birçok film ve dizinin müziklerine katkıda bulundu.
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Grimm kardeşlerin (Jacob Grimm 1785–1863 ve Wilhelm Grimm 1786–1859) en bilinen eseri olan Pamuk Prenses ve Yedi cüceler, 18 yüzyılda yazılmasının vermiş olduğu pedagojik hatalardan ayıklanmış ve Oktay Şenol tarafından günümüze uyarlanmıştır.
Dünyaca ünlü bu muhteşem masal şimdi Tiyatro Alkış farkıyla günümüze uyarlandı. Çocuğunuza defalarca okuduğunuz bu masalı yakından görmek istemez misiniz? Güzeller güzeli Pamuk Prenses’i, sevimli yedi cüceleri, yakışıklı prensi, kötü kalpli cadıyı ve tabii ki şaşırtıcı sihirli aynayı…
Kötü kalpli ve güzelliğine düşkün kraliçe, sihirli aynasına her gün ülkenin en güzel kadınını sorar. Bir gün ayna, Pamuk Prenses’in kendisinden daha güzel olduğunu söyleyince sinirlenir ve Pamuk Prenses'i ülkeden uzaklaştırması için sarayın komutanı Kato'ya emir verir. Yolda Pamuk Prenses’in yaptığı iyiliklerden etkilenen Kato, kraliçenin emrinin aksine Pamuk Prenses’i sınıra yakın bir yere bırakır ve kaçar. Ormanda Kato'yu aramayan Pamuk Prenses, yedi cücelerin eviyle karşılaşır. Kraliçe ülkenin en güzel kadını olmanın tadını çıkarırken, ayna bir aksilik olduğunu fark eder ve kraliçeyi uyarır. Kraliçe, yaşlı kadın kılığına girerek Pamuk Prenses'e zehirli elma ikram eder. Artık Pamuk Prenses’in uyanması için tek bir şansı vardır "O’nu yürekten seven birinin öpücüğü".
“Çocuklarınızın psikolojisine göre uyarlanmış bu oyun, sizleri hem eğlenceye hem de masalların gizemli dünyasına çağırıyor. Kaçırmayın!”
ORİJİNAL , TÜRKÇE   3D , 2D
Takım elbise giyen, evrak çantası taşıyan bir bebek, 7 taşındaki erkek kardeşi ile güçlerini birleştirip Puppy Cop. Yönetim kurulu başkanının hain planlarını bozmaya çalışacaktır...
Seslendirmesini ünlü oyuncular Alec Baldwin ve Steve Buscemi'nin üstlendiği animasyon-komedinin senaryosunu Marla Frazee'nin kitabından Michael McCullers uyarladı. Filmin yönetmenliğini ise Tom McGrath üstleniyor.
TÜRKÇE   KONSER
"“Akustik” albümüyle büyük beğeni toplayan Pentagram, akustik konserlerine devam ediyor.
Davulda Cenk Ünnü, bas gitarda Tarkan Gözübüyük, gitarlarda Hakan Utangaç, Metin Türkcan ve vokalde Gökalp Ergen’den oluşan gruba, akustik konserlerde bu müzikal yolculuğun efsane isimleri Murat İlkan ve Ogün Sanlısoy eşlik ediyor.

1987'den bugüne yaptıkları albüm ve konserlerdeki yüksek voltaj elektrikle tanınan Pentagram, her yaştan müzik tutkununu bu kez yeni ve farklı bir serüvene davet ediyor. DasDas Müzik’teki ilk konserlerinde, her yaştan Pentagram takipçileri bu yeni serüveni izlemek adına bir araya geliyor.
"
TÜRKÇE   3D , 2D
Bazen tüm düşünceler karışır. Gerçek nerde bulamaz insan. İşte Pepee için de gerçeğin karıştığı bir macera "Birlik Zamanı" filmi. Türkiye'nin milli çizgi film kahramanı Pepee "Birlik Zamanı" adlı macerasında dedesinin STEAM(Scine, Teknoloji, Engineering, Art, Mathematic) labratuvarında ürettiği teknolojik sıcak hava balonu ile Türkiye semalarında kaybolur. Yüreğindeki tüm sevgileri arkasında bırakarak. Bu teknolojik uçan balon Pepee'yi önce Adıyaman- Nemrut, Urfa- Göbeklitepe ve en son da Kapadokya'ya götürür. Pepee acaba gerçeği bulabilecek mi? Başına gelen onca işten sıyrılıp evine geri dönebilecek mi? Sevginin ve bir olmanın ne kadar önemli ve değerli olduğunu anlayabilecek mi? Hepsi 20 Ocak'ta vizyona girecek Pepee Filminde...
ORİJİNAL   KONSER
ORİJİNAL   KONSER
"90'lı yıllardan bugüne üç albüm ve sayısız melodi sığdıran Peyk, sıradışı sözleri ve kendine has tarzıyla, sadık dinleyicileriyle 28 Nisan Cuma akşamı DasDas’ta buluşacak. İrfan Alış (vokal) ve Serdal Ersoy’un (gitar) İstanbul Üniversitesi Kampüsünde tanışmasıyla temelleri atılan grubun söz ve besteleri cepte birikirken, 1995 yılında Ertan Çalışkan (davul), Özgür Ulusoy (keman, klavye), 2006’da ise Barış Tokgöz’ün (bas gitar) katılımıyla Peyk bugünkü kadrosunu oluşturmuş oldu.

Geçtiğimiz Ekim ayında Halim Yok parçasına çektikleri kliple de kendilerinden söz ettiren Peyk’in 28 Nisan konseri, aynı zamanda DasDas Müzik’in ilk konseri olacak.
"
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
İnsan olmak kaderimiz mi? Maddi koşullarımıza mı bağlı? Belirsiz talihimizden kaçmamız mümkün mü? Ne dereceye kadar davranışlarımızdan sorumluyuz? Plan sizi bu tanıdık sorularla kurnazca yüzleştiriyor; eğlendirirken düşündürüyor!
Plan’daki karakterler Woody Allen’ın bir filminden fırlamış gibi görünebilir; ancak oyunun heyecanlı ve nüktedan diyalogları daha çok Tarantino’yu hatırlatıyor: karakterler arasındaki istikrarsız ahenk bozularak tehditkar küçücük bir yalan yaratılıyor. Ancak bundan önce, katliam: kaderimizin efendisi miyiz yoksa kurbanları mı?
Oyuncuların hipergerçekçiliği söyledikleri her şeyi yapacaklarına inanmamızı sağlayor. Zerafet içindeki üç oyuncu, zekice kurgulanmış metni bir yana bırakarak şamataya davet ediyor.
Plan sizi sadece konusuyla değil, aynı zamanda samimi ve açık üslubuyla da şaşırtıyor. Ekonomik krizden köşeye sıkışmış üç karakterin içindeki dramı ortaya çıkarıyor. Plan günlük hayatı göz önüne sererken her şeyin üstündeki dostluğu yansıtıyor.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Dünyaca ünlü Sırp yazar Duşan Kovaçevic, Yugoslavya’daki büyük dönüşümden önceki ve sonraki toplumsal-politik yaşamı, bir entelektüelin yaşam öyküsü içinde, karakomedi türünde ve ironik bir üslupla anlatıyor. 40 yaşlarında bir edebiyat adamı, bir sekreter ve bir gizli polisin süprizlerle dolu soluk soluğa izlenecek hikayesi.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
"PRÖMİYER

Yazan - Yöneten: Uğur Tunca
Dramaturji: Erdal Şahin
Sahne Tasarımı: Bekir Çaygeç
Işık Tasarımı: Gönenç Bekcan
Müzik ve Ses Tasarımı: İsmet Araç
Afiş Tasarımı: Atakan Şen
Oyun Fotoğrafları: Kadir Yıldırım
Makyaj ve Kostüm Tasarımı: Ekin Özbey
Oynayan: Uğur Tunca

Yazarlar kafasıyla konuşur. Kafasıyla sohbet eder, kavga eder, aşk yaşarlar. Bazen de küserler kafalarının içine. Kelimelerse, yazarların kafalarındaki yanardağdan taşan lavlardır. Yanmak isteyen bir dağın önünde hiçbir şey durmamalıdır. Yanardağlar engellenmemelidir. Yanardağlar sansürlenmemelidir. Yanardağlar özgür olmalıdır. Yüksek yüksek koltuklarda oturanlar, yanardağlardan tencere imal etmek isterler bu ülkede. Halbuki devasa, kızgın bir yanardağ yusyuvarlak cam bir kapakla kapatılmamalıdır. Yalandan da ufacık bir delik açılmamalıdır o kapağa. Yanan bir dağa tencere muamelesi yapılırsa eğer, normal bir tencereye dönüşemez ki o dağ. O koru ancak bir düdük engelleyebilir belki. Ama çözüm, bir dağa kapak kapatmakta değildir. Hem zaten patlayan bir düdüklü tencere, koskoca bir yanardağdan daha tehlikeli olabilir insanlık için. Haydi, hep beraber bağıralım: YANARDAĞLARA ve DÜDÜKLÜ TENCERELERE ÖZGÜRLÜK!"
TÜRKÇE   2D
Recep İvedik 5 filmi Şahan Gökbakar'ın canlandırdığı karakteri temel alıyor. Türkiye'nin gişe rekorları kıran yerli komedi serisinin 5. filmi olan yapımda başrolünü bir kez daha Gökbakar üstleniyor.
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
RENKLİ isimli balık, ailesi ve diğer deniz canlıları ile akvaryumunda rutin yaşamını sürdürmektedir. Akvaryum dünyası ona oldukça sıkıcı gelmekte ve bu dünyayı aşıp yenidünyalar keşfetmek istemektedir. Akvaryum diğer akvaryumlara göre oldukça büyüktür aslında ancak içinde yaşayan canlılar için bir süre sonra her yeri bilinir hale geldiği için cazibesi kalmamıştır. Bunu en çok dert eden ise aslında sadece Renkli’dir. Renkli’nin, yenidünyalar keşfetme isteğini hayata geçirmesi hiç de kolay değildir. Bir kere balıktır ve akvaryumun dışında yaşama imkanı yoktur. Ayrıca akvaryumun tüm düzeni Ahtapot’un elindedir. Ahtapot, yemleri kendisi için toplattırmakta ve en güzellerini kendisine ayırtmaktadır. Renkli, akvaryumun dışını keşfetmeye çalışırken Deniz isimli akvaryumun içinde bulunduğu evin çocuğu ile tanışır. İlk başta birbirlerinden korkan ikili daha sonra oldukça sıkı arkadaş olurlar. Renkli, dış dünya ile öğrendiklerini akvaryum canlılarına anlatmaya başlar. Bu durum Ahtapot’u çok sinirlendirir ve Renkli ile Ahtapot arasında kaçınılmaz bir çatışma ortaya çıkarır. Ancak Renkli her şeye rağmen hayallerinden vazgeçmez ve yenidünyalar keşfetmek için mücadele eder.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Sacide; 40’lı yaşlarda, abisinin evinin bir odasında yaşayan bekar bir terzidir. “Evde kalmış” yaftası yapıştırılan Sacide; evlenirse, bir yuvası olursa çok mutlu olacağına inanmıştır. Abisinin baskısından bunalan Sacide, gazete ilanıyla eş arar.
Mutlu günler gelecek mi Sacide için? Hayalleri gerçekleşecek mi? Hayatı değişecek mi?
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
"Sadece Bir Gün

Oyun, sadece bir günlük ömrü olan Birgün Sineği ile ona bu gerçeği söyleyip söylememekte tereddüt eden Tilki ve Yaban Domuzu arasında geçiyor. Birtakım yanlış anlamalar sonucu, Birgün Sineği, Tilki’nin bir günlük ömrü olduğunu sanar ve gününü (tek gününü) onu mutlu etmeye adar.

Bir ömrü nasıl geçirmek gerek?
Ölüm hayatın sonu mudur?
Yoksa onun bir parçası mıdır?

Yazan
Martin Baltscheit

Çeviri
Erkan Uyanıksoy

Çeviri Danışmanı
Ayşe Selen

Yöneten
Güray Dinçol

Oynayanlar
Firuze Engin, Elif Temuçin, Erkan Uyanıksoy, Sinan Berksöz

Müzik
Doğu Can & Sinan Berksöz

Sahne ve Kostüm Tasarımı
Lucile Larour & Matthies Michael Stetter

Işık Tasarımı
Doğu Akal

Makyaj Tasarımı
Ülkü Şahin

Fotoğraflar
Lucile Larour

Oyun süresi
50 dk.

Yaş grubu
8+
"
ORİJİNAL , TÜRKÇE   2D
Mitch Buchannon kendini işine adamış, cesur ve sorumluluk sahibi bir cankurtarandır. Sorumlu olduğu koyu korumak onun için her şeyden önce gelmektedir. Onunla birlikte çalışan ekibiyle hiçbir sorunu yoktur ve ekip görevlerini mükemmel bir şekilde yerine getirmektedir. Ancak günün birinde aralarına yeni bir ekip üyesi daha katılır. Bu küstah yeni cankurtaran Mitch'in sinirlerini bir hayli zorlayacaktır. Ancak koyu tehdit eden bir suç planı su yüzüne çıkınca ikili aralarındaki çekişmeyi bir kenara bırakıp birlikte olmak zorundadır...
90'ların meşhur dizisi Sahil Güvenlik (Baywatch) beyazperdeye uyarlanan filmin başrollerini Dwayne Johnson ve Zac Efron üstlenirken, Priyanka Chopra, Alexandra Daddario, Jon Bass, Kelly Rohrbach ve Ilfenesh Hadera da kadroda yer alıyor.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Acaba “SALAK” kim ?

Bir yayınevi sahibi olan Tolga ve üniversiteden arkadaşları eğlenmek için her hafta “ SALAKLAR SOFRASI “ adında bir yemek düzenlemektedirler.

Bu yemeğe katılmak için tek bir şart vardır;
yemeğe katılan herkes yanında bir “ SALAKLA “ gelmek zorundadır.

Abidin GÜLEK adında bir vergi dairesi memuru ile yemeğe katılacak olan Tolga sırtını sakatlayınca yemeğe gidemez. Durumdan habersiz olan Abidin yemeğe gitmek için Tolga’nın evine gelir ve olaylar arapsaçına döner.
ORİJİNAL   OPERA
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Oyunda, hayatını kariyerine adamış ve bu yolda yalnızlığı tercih etmiş başarılı bir avukat olan Sara’nın, kuzeni Martha tarafından sıra dışı ve biraz da çılgınca yöntemlerle evlendirilme çabası anlatılıyor. Sahnedeki her karakterde izleyicinin kendinden yahut hayatına dokunan kişilerden bir parça bulacağı bu sıcak oyunda, Martha’nın girişimlerinin yanı sıra aşk ve evlilik kavramları da samimi bir dille irdeleniyor.
ORİJİNAL , TÜRKÇE   2D
Arthur Miller’ın "Satıcının Ölümü" oyununu sahneye koyan tiyatrocu çift Rana ve Emad, Tahran'ın merkezinde yeni bir apartmana taşınır. Ancak Rana, burada taşındıkları yerin eski kiracısıyla bir sorun yaşar ve saldırıya uğrar. Emad, travmasını sessizce atlatmaya çalışan Rana’nın aksine intikam alma yoluna gidecektir ve bu yaşadıkları olay ikilinin hayatını dramatik bir şekilde değiştirecektir...
Yönetmenliğini ve senaristliğini Oscar ödüllü İranlı yönetmen Asghar Farhadi'nin üstlendiği filmin başrolünde Shahab Hosseini, Taraneh Alidoosti ve Babak Karimi yer alıyor.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
New York’tan Buenos Aires’e bir gemi yolculuğu sırasında kendini tutamayarak bir satranç oyununa müdahale eden Doktor, Gestapo tarafından tecrit edildiği otel odasında, geçmişine uzanan bir başka yolculuğa çıkar.
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Savaşın çocuklara verdiği zararı anlatan, savaşsız bir dünyanın mümkün olabileceğini gösteren oyundur.
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Matematik hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı!
Sırma isminde matematikten nefret eden bir çocuğun, sayılar dünyasındaki eğlenceli yolculuğu başlıyor.
Matematiğin kıymetlisi x kaybolmuştur. Sırma arkadaşı üçgenin yardımıyla x’i aramak için maceralı bir yolculuğa çıkmıştır. Bu yolculukta ona Hayal Bekçisi, Kaptan Zero ve Yardımcısı, Bay Mimi, Uzaylılar, Ninja ve Ninja Minja eşlik eder.
Yoluna devam etmesi için matematik sorularına doğru cevap vermesi gerekmektedir. Bu sorular sayesinde matematiği sevmeye başlayan sırma, x’i bulur ve onu sayılar dünyasına geri gönderir.
Bu maceralı yolculuk sayesinde Sırma matematiğin ne kadar eğlenceli ve yararlı olduğunu öğrenmiştir. Sırma artık matematiği çok seviyor.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
...ayağını sertçe yere vurmaya başladı... Tak! Tak! Tak! Tak!
...kalbim bir tuhaf atmaya başladı... Küt! Küt! Küt! Küt!
...ter mi, gözyaşı mı bilmiyorum... karanlıkta bir ses duyuyorum... Pıt! Pıt! Pıt! Pıt!

Bir aileden üç kuşak kadının sürekli değişen ve yükselen bir ev ekseninde birbirlerine söyleyemedikleri ve iç seslerinden oluşan bir dertlenme, arkada İstanbul. Kendilerine bir adım mesafeden anlattıkları elli senelik bir hikaye.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
" ...ayağını sertçe yere vurmaya başladı... Tak! Tak! Tak! Tak!
...kalbim bir tuhaf atmaya başladı... Küt! Küt! Küt! Küt!
...ter mi, gözyaşı mı bilmiyorum... Karanlıkta bir ses duyuyorum... Pıt! Pıt! Pıt! Pıt!
Bir ailenin üç kuşak kadının sürekli değişen ve yükselen bir ev ekseninde birbirlerine söyleyemedikleri ve iç seslerinden oluşan bir dertlenme, arkada İstanbul. Kendilerine bir adım mesafeden anlattıkları elli senelik bir hikâye.



Yazan/ Yöneten: Murat Mahmutyazıcıoğlu
Oyuncular: Ayfer Dönmez, Başak Kıvılcım Ertanoğlu, Melis Öz
Yönetmen yardımcısı: Tuba Sorgun
Kostüm: Meltem Tolan
Dekor / Işık: Bam
Fotoğraflar, tanıtım filmi: Serkan Ertekin

"
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
"Willy Russell’ın Shirley Valentine adlı oyunundan ‘Shirley’ ismiyle Türkçe’ye uyarlanan oyun, tüm komedi unsurlarının, müziklerinin, seyirciye yaşattığı keyifli atmosferin yanı sıra potansiyelini mutfağa hapsetmiş bir kadının kendini keşfediş ve hayatının iplerini yeniden ele alışının hayranlık uyandıran öyküsünü anlatıyor.
Tek kişilik müzikli bir komedi oyunu olan Shirley, Türkiye’de başarılı oyuncu Sumru Yavrucuk’un yorumuyla sahneleniyor. Sayısız tiyatro ödülünün sahibi Yavrucuk, Shirley’nin yönetmenliğini de üstlenirken, aynı zamanda oyundaki tüm karakterleri sahnede tek başına canlandırıyor. Tebdil-i Mekân Prodüksiyon Tiyatrosu tarafından sahneye taşınan oyunun çevirisi Evren Ercan, dekor tasarımı Nurdan Aliyazıcıoğlu, ışık tasarımı ise Yakup Çartık tarafından gerçekleştirildi.
Yazarı: Willy Russel
Çeviren: Evren Ercan
Yöneten/Oynayan: Sumru Yavrucuk
Vokal:Selmin Artemiz
Dekor Tasarım: Nurdan Aliyazıcıoğlu
Işık Tasarım: Yakup Çartık
Prodüksiyon: Tebdil-i Mekan / Özkaya Yapım
"
TÜRKÇE   ÇOCUK MÜZİKALİ
Merhaba ! Çocuklar arasında yapılan bir araştırmaya göre, sihir nedir diye sorulduğunda, çocukların büyük bir bölümü, sihri onlara mutluluk verecek, bilinmeyen bir dünya olarak tarif etmişler. Bu tanımdan yola çıkarak çocukların bilmedikleri onları mutlu edecek sihirli bir dünyayı anlatmaya karar verdik. Aslında hepimizin gerek neşeli gerek üzgün anlarımızda bazen de hiç bir şey düşünmeden ziyaret ettiğimiz bir sihirli dünya bu. Müzik hepimizin hayatında bir şekilde vardır. Amacımız: Çocuklarımıza çoksesli müziği tanıtarak, evrensel müziği, operayı, baleyi sevdirebilmek; buradan hareketle yola çıktık, çocuklarımıza operanın, balenin ve klasik müziğin sihirli dünyasını anlatmaya çalıştık; oyunumuzun sonunda çocuklarımızın o pırıl pırıl beyinlerinde evrensel müziğin ne olduğu ve nasıl sihirli bir güçle bizi sararak mutlu ettiği konusunda küçük bir iz bırakarak, yarınların müzisyenlerinin ve izleyicilerinin yetişmesini sağlamaktır.
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Kendi halinde oğluyla birlikte yaşayan ayakkabı ustası Jules'e günün birinde bir sandık gelir. Babasının yanında çalışan Jacques ile arkadaşı Pierre arasında sandığı açıp içindekilere sahip olmak için amansız bir mücadele başlar. Oysa bu sihirli bir sandıktır. Sandığı açmak ve içindekilere sahip olmak için ise 7 ayrı anahtara ihtiyaç vardır. Babasının mesleğini devam ettirmekle hayallerinin peşinden gitmek arasında kalan genç Jacques'ın renkli hayal dünyasına götüren oyun; dostluk, çalışmak, sevgi ve aile bağlarının önemine vurgu yapıyor.
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Hem kendisi ile hem de dünya ile barışık olan sevimli, neşeli küçük Gonca, sihirli bir köpekle karşılaşır. Onu arkadaşı Ecem’le de tanıştırmak ister. Ecem her şeyden çabuk sıkılan, bir türlü mutlu olmayan bir çocuktur. Bu yüzden de sihirli köpeklerin sözlerini duyamaz. Sihirli Köpek’in konuşması ancak yaşamdan zevk alanlarca anlaşılmaktadır. Gonca’nın bir köpekle konuşup sohbet ettiğine şahit üç hırsız, köpeği çalıp bir televizyona ya da sirke satıp para kazanmayı düşlerler. Gonca ile Ecem’in elinden köpeği almak için iki hileli oyun denerler. Ama ikisinde de başarılı olamazlar. Çocuklar onları sahneden kaçırtır. İş başarmanın ve birlik olmanın sevinciyle Ecem de sihirli köpeğin konuşmasını duymaya başlar.
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Sirkte çalışan Yoldaş adındaki at bir gösteri de yaralanır ve bir daha gösteri yapamaz diye sirk'in şefi tarafından Sirkten kovulmak istenir fakat Sirkte çalışan diğer hayvanlar ve sanatçılar bu duruma karşı çıkarlar. Olaylar gittikçe içinden çıkılmaz bir hale dönüşmeye başlar.
ORİJİNAL , TÜRKÇE   2D
Film, 17. yüzyılda yaşayan iki rahibin karşılaştıkları şiddet ve baskıyı konu alıyor. Onyedinci yüzyılda Hristiyanlığı tanıtmak ve kayıp olan akıl hocaları Ferreira'yı bulmak için yola çıkan iki Cizvit papaz, Rodrigues ve Garrpe, Japonya'ya geldiklerinde şiddet ve zulümle karşı karşıya kalırlar. Katolikliğin yasadışı olduğu ve varlıklarının yasak olduğu bir dönemde Japonya'ya gelen ikilinin inancı ciddi bir teste tabi tutulacaktır...
Sumru Ağıryürüyen ve Orçun Baştürk’ten oluşan SO Duo, iki müzisyenin gelenekselden avangarda farklı türlerdeki deneyim ve ilgilerini, söz ve müziklerini ağırlıklı olarak kendi yazdıkları şarkılarda buluşturdukları bir proje. İkili sadeliğin izini sürerken, geleneksel tınılarda gezinen bu şarkıların kimilerinde sevdikleri metinlere uğruyor. Araya bazen bir halk şarkısı ya da doğaçlamalar girebiliyor. Türkiye’de yıllardır iz bırakan topluluklarda yer alan Sumru ve Orçun, 2013’ten bu yana birlikte yol alarak Konjo, Sappho, Karadeniz-Balkan Hattı gibi doğaçlamadan geleneksele farklı çalışmalara imza attılar. Sumru diğer türlerde ses getiren çalışmalarının yanı sıra Türkiye’nin özgür doğaçlama alanındaki ilk kadın seslerinden biri olarak da dikkat çekerken, Orçun kendine özgü güçlü müzik diliyle önde gelen bir davulcu ve besteci olarak tanınıyor. İkili ayrıca ses çıkarmanın ve dinlemenin önemi ve doğaçlama alanında atölyeler düzenliyor. www.soduo.wordpress.com
Neil LaBute’nin, attığımız adımların sorumluluğunu alıp almamak, sonuçlarıyla yüzleşip yüzleşmemek üzerine yazdığı üç kısa oyundan oluşmaktadır. Oyunlar sırasıyla şöyle;

“Ölüler Diyarı”
Ölüler diyarına geçmenin an meselesi olduğu bir dünyada, tercihlerini yaşatmaktan yana kullanmayan bir çiftin kısa hikâyesi.

“Bir Mutluluk Anı”
Bir hafta sonu kaçamağının eşiğinde, ayaküstü bir itiraf.

“Karmakarışık”
Yılbaşına doğru bir alışveriş molası sırasında, çoluk çocuk sahibi bir karı kocanın raydan çıkıveren sohbeti.
ORİJİNAL , TÜRKÇE   2D
Willie, Joe ve Al uzun yıllardır en yakın dostlar olan 3 yaşlı adamdır. Hayatlarını bir arada yaşayan 3 arkadaş hayatları boyunca para sıkıntısı çekmiştir. Kurtulabilmelerinin tek yolu da hızlı yoldan kıdem emekliliğidir... Para kazanabilmek ve sevdikleri insanlara yardımcı olabilmek için çaresiz kalan 3 adam kafa kafaya verirler. Planları, henüz silah tutmayı dahi bilmeseler de bir bankayı soymak ve kısa yoldan zengin olmaktır.
Başrollerini Michael Caine, Alan Arkin ve Morgan Freeman'ın üstlendiği filmin kadrosunda Joey King, Christopher Lloyd, Peter Serafinowicz, Matt Dillon ve Siobhan Fallon Hogan yer alıyor. Filmin yönetmen koltuğunda Arthur Lewis ve aynı zamanda oyuncu olan Zach Braff oturuyor.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Dönemin Arjantin'inde yaşanan cunta ve baskı döneminde birbirine aşık olan Pedro ve Maria'nın, hayata tutunmak üzere, kendilerinde sakladıkları aidiyet duygularının (aşk ve politik aidiyet) gösterdikleri tüm dirence karşın, ellerinin arasından kayıp gidişini anlatır oyun. Ülkelerinde yaşanan ekonomik işgalin bedelini birlikte öderler...
TÜRKÇE   2D
Zeynep, küçük şeylerle mutlu olan, kardeşi ile kurduğu küçük düzeninde yaşayan bir kadındır. Can ise genç yaşta profesör olan işine bağlı bir cerrahtır. Hiçbir ortak yönleri yokmuş gibi görünen Can ve Zeynep aniden ve beklenmedik bir şekilde birbirlerinin hayatlarına girdiklerinde, sonsuz bir aşkın içine düşeceklerdir fakat bu aşk beraberinde aşılması çok zor engelleri getirmektedir.
Yönetmenliğini Ahmet Katıksız'ın, senaristliğini Deniz Akçay Katıksız'ın üstlendiği filmin başrolünde ünlü oyuncular Fahriye Evcen ve Murat Yıldırım yer alıyor.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Cünyor Temel, tıpkı babası Temel Sözer gibi kısmetsiz ve hayalperest bir Trabzonludur. Babasından kalan 10 milyon lira borcu, reddi miras şansı varken 'bari öteki dünya da alacaklılarla boğuşmasın’ diye kabul eden Cünyor Temel, şehrin en büyük müteahhiti Cemal Karkas’ın Arap ortağı Cabir El Kurabiyye ile birlikte girdiği Hamsiland Towers inşaatına karşı çıkmaktadır. Çünkü bu inşaat, Trabzon ve Trabzonsporlular için çok önemli olan tarihi bir semt sahasının üzerine kurulacaktır. Şehrin geri kalanı gibi sessiz kalmayı reddeden Cünyor Temel, arkadaşları Şato ve Oğuzubillah ile birlikte bu inşaatı durdurma ve tarihi önemdeki bu toprak sahayı kurtarma planı yaparlar. Plan; Cabir El Kurabiyyye’yi kaçırmak, onu kimsenin bulamaması için Trabzon yaylalarında birkaç gün misafir etmek, bu süre de Temel’in Cabir El Kurabbiye kılığına girerek, Cemal Karkas’la görüşmesi ve bu inşaatı birkaç sene geri atmayı kabul ettirmesini içermektedir. Temel’in sevdiği kızın trilyonluk inşaat işini bozduğu müteahhit Cemal Karkas’ın kızı çıkması da işleri iyice karıştırır...
Yönetmenliği Adem Kılıç'a, senaryosu Yılmaz Okumuş'a ait olan yapımın oyuncu kadrosunda Çetin Altay, Eren Vurdem, Eren Hacısalihoğlu, Salih Kalyon, Ayşegül Günay ve Hidayet Erdinç yer alıyor.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
TÜRKÇE   3D , 2D
Şirinler'in yeni macerasında ekip yine bir görev uğruna yollara koyulur. Gizemli bir harita ortaya çıkar ve gizli bir köyün yerini işaret eder. Bunun üzerine bu köyün güvenliği artık Şirinler'in ellerindedir. Şirine, Gözlüklü Şirin, Sakar Şirin ve Güçlü Şirin gizemli ormanda yolculuk ederek bu köyü keşfetmeye karar verirler. Ancak kötü kalpli Gargamel'in de bu haritadan haberi olur ve o da bu gizemli köyün peşine düşer. Artık bu köyü Gargamel'den önce bulmak Şirinler'in en büyük görevi haline gelir. Bu yolda Şirinler tarihinin en büyük gizemini de çözeceklerdir...
İlk iki filmin başarısından sonra yapım ekibi serinin üçüncü filmi için de mutfağa girdi. Sony Pictures Animasyon stüdyolarından çıkma olan senaryosu Karey Kirkpatrick ve Chris Poche'a emanet.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
"Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar’ı bitirdikten kısa bir süre sonra yazdığı “Tehlikeli Oyunlar” romanı, Seyyar Sahne tarafından sekiz aylık yoğun bir çalışma sürecinin ardından seyirci karşısına çıktı.
“Tehlikeli Oyunlar”, Hikmet Benol karakterinin varoluş mücadelesi üzerinde şekillenen ve diyalogtan monoloğa, ben-anlatıcıdan tanrısal-anlatıcıya, mektuplardan günlüklere ve şiirlere, didaskalilerden kaleydoskopik görüntüler oluşturan bilinç-akışlarına kadar birçok yazın tekniği ve türüyle anlatım olanaklarının sınırlarının zorlandığı uzun soluklu bir romandır.
Seyyar Sahne uzunca bir süredir, hareket, ses ve nefesin objektif çözümlemeleri ve bu analizler yoluyla icrasını temel alan oyunculuk çalışmaları yürütmektedir. “Tehlikeli Oyunlar” bu araştırma ve çalışmaların doğal bir uzantısı olarak da görülebilir.
Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar’ı bitirdikten kısa bir süre sonra yazdığı “Tehlikeli Oyunlar” romanı, Seyyar Sahne tarafından sekiz aylık yoğun bir çalışma sürecinin ardından seyirci karşısına çıktı.
“Tehlikeli Oyunlar”, Hikmet Benol karakterinin varoluş mücadelesi üzerinde şekillenen ve diyalogtan monoloğa, ben-anlatıcıdan tanrısal-anlatıcıya, mektuplardan günlüklere ve şiirlere, didaskalilerden kaleydoskopik görüntüler oluşturan bilinç-akışlarına kadar birçok yazın tekniği ve türüyle anlatım olanaklarının sınırlarının zorlandığı uzun soluklu bir romandır.
Seyyar Sahne uzunca bir süredir, hareket, ses ve nefesin objektif çözümlemeleri ve bu analizler yoluyla icrasını temel alan oyunculuk çalışmaları yürütmektedir. “Tehlikeli Oyunlar” bu araştırma ve çalışmaların doğal bir uzantısı olarak da görülebilir.

Konsept ve Yönetim: Celal Mordeniz
Metni Düzenleyen: Oğuz Arıcı, Erdem Şenocak
Reji Danışmanı: Oğuz Arıcı
Oynayan: Erdem Şenocak
130 Dakika – 2 Perde

"
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Eski metruk bir gökdeleninin en üst katında oldukça ilginç bir hizmet veren bir restoran. Bu restoran bu şehir gibi tek kişilik. Önce yemeğinizi yiyor, sonra bir üst kata çıkıp intihar ediyorsunuz. Bu hizmeti alırken size bir GARSON yardımcı oluyor. Burası şehrimizin yükselen yeni iş alanı ‘intihar sektörünün’ göz bebeği. Bu restoranda her şey sizin konforunuz için düşünülmüş, Dışarıda hava sıcakken siz serinde bekliyor, yıllanmış şarabınızı yudumlarken şehrin en güzel manzarasında intihar edenleri görüp, son çığlıklarını duyabiliyorsunuz. Bugün özel bir konuğumuz var; ADAM kendisi yıllardır internet üzerinden yazıştığı KADIN’la restoranımızda buluşacak. Uzun zamandır başka biriyle buluşmak için restoranımıza biri gelmediği için çok mutluyuz. Bakalım yeni bir çiftimiz mi olacak, iki yeni müşterimiz mi?
Aynı zamanda oyuncu olan, acaipademler grubunun gitaristi ve solisti Teoman Kumbaracıbaşı sohbetleri ve ezgileriyle; Karacaoğlan'nın, Puşkin'in, Pir Sultan Abdal'ın ve daha nice şairin dizeleriyle bizi unutulmaz bir yolculuğa çıkaracak.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
"Depresyona çözüm arayan bir deneyin ortasında tanışan iki kobayın, doktor denetimine rağmen büyüyen aşklarını anlatan Tesir, aşkın arka planında bilimin çaresizliğini, 21.yy'da teknoloji ile değişen yeni insanı, madde bağımlı yaşamı sorguluyor.

Aşkın arka planında giderek mutsuzlaşan toplumu ve insanlığın sorunlarına depresyon ilaçları ile çare bulmayı uman bilimi sorgulayan oyunu Lucy Prebble yazdı. Salih Bademci, Güneş Sayın, Aslı Yılmaz ve Metin Yavuzoğlu'nun oynadığı oyunu Özcan Çağrı Şensoy yönetti""

Yazan: Lucy Prebble

Çeviren: Sanem Öge

Yöneten: Çağrı Şensoy

Müzik: Alican Okan

Sahne Tasarımı : Emir Uğurçağ

Kostüm: Işıl Çelik

Video Tasarım : Ceyda Günalp

Yönetmen Yardımcısı: Tuğçe Yolcu


Oynayanlar : Aslı Yılmaz Davutoğlu,Güneş Sayın,Salih Bademci,Metin Yavuzoğlu
"
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
"Depresyona çözüm arayan bir deneyin ortasında tanışan iki kobayın, doktor denetimine rağmen büyüyen aşklarını anlatan Tesir, aşkın arka planında bilimin çaresizliğini , 21.yy'da teknoloji ile değişen yeni insanı, madde bağımlı yaşamı sorguluyor.

Aşkın arka planında giderek mutsuzlaşan toplumu ve insanlığın sorunlarına depresyon ilaçları ile çare bulmayı uman bilimi sorgulayan oyunu Lucy Prebble yazdı. Salih Bademci, Güneş Sayın, Aslı Yılmaz ve Metin Yavuzoğlu'nun sahne aldığı oyunu Özcan Çağrı Şensoy yönetiyor."
ORİJİNAL , TÜRKÇE   2D
Eamon Bailey'in (Tom Hanks) kurucusu olduğu Circle, çok güçlü ve büyük bir teknoloji şirketidir. Şeffaflığın ve mahremiyetin olmadığı, her anın kayıtlara geçtiği ve tüm dünyanın sizi izleyebildiği bir sistemi insanlar üzerinde uygulayan şirket yeni ve uygun denekler aramaktadır. Mae (Emma Watson) orta ölçekli bir Çağrı Merkezi'nde çalışan sıradan bir Amerikalıdır ve onun hayali Circle'da çalışmaktır. Birçok kez başvurduğu şirket için olumlu yanıt aldığında ise bunu hayatının en büyük fırsatı olarak görür. Azmi ve çalışkanlığıyla kısa zamanda Bailey'in dikkatini çeken Mae daha önce denenmemiş büyük bir deney için seçilir. Ancak bu deney, onun yaşamında çok önemli bir dönüm noktası olacak ve sistemin kısıtlayıcılığını deneyimleyerek hayatının kararını vermek zorunda kalacaktır.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Sezonun 6.yeni oyunu ile Tiyatro Kalandar kahkaha tufanına devam ediyor.Sezon biterken komedi yükseliyor.Sezonun son yeni oyununu kaçırmayın.
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Bir gün küçük bir tiyatro kumpanyası, yeni bir sahneye gelir. Burada dev bir tiyatro makinası ve yaratıcısı mucit ile karşılaşırlar. Mucit, yarattığı tiyatro makinası ve robotları ile gerçek oyuncular gibi tiyatro yapabileceğini iddia etmektedir. Ancak kumpanya oyuncuları, hayal kurmadan hiçbir şekilde tiyatro yapılamayacağını ve robotların da asla oyuncu olamayacaklarını söylerler. Tiyatro: etiyle, ruhuyla ve yüreğiyle oyuncularla yapılır. Bunu ispat etmek için de muciti aya kadar uzanan bir yolculuğa çıkarırlar. Nasıl mı? Elbette hayal gücü ile…
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
İnsanı anlama, toplumsal hassasiyet, derinlikli bir bakış, ustalıklı bir dil, inanç, aşk ve yazma tutkusu… Bir yazarı dünya çapında ünlü ve başarılı kılan bunlar mı acaba? Rus edebiyatının büyük isimlerinden Tolstoy için daha fazlasını söylemek geliyor içimizden… Lev Tolstoy, yazarlık serüvenindeki en önemli desteği eşi Sofya Tolstoy, yarattığı büyük karakter Anna Karenina ve pek çok şey bu oyunda.
Üç yıl önce Chicago'da yaşanan savaşın ardından, Autobot'lar NEST'in yardımlarıyla Deception'ları yok etmeye devam ediyorlardır. Ancak öte yandan Skyquake bir asteroit parçası nedeniyle ölen Deception'ları yeniden hayata döndürmektedir. Megatron'un ölmesi ve Cybertron'un da ağır bir şekilde hasar görmesiyle birlikte Deception'ların kontrolü Skyquake'e kalmıştır. Artık son teknoloji ürünü silahları 'Trypticon'ı tasarlamalarıyla birlikte hem Pentagon hem de Amerikan ordusu için büyük bir tehdit haline gelmişlerdir. Autobot'lar ve NEST dünyayı olası bir kaostan kurtarabilmek için hızlıca hareket etmek ve geç olmadan Deception'ları durdurmak zorundadır.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
"Yazan: Dimitris Dimitriadis
Yöneten: Alexandra Kazazou
Oynayanlar: Kerem Karaboğa, Salih Usta, Cem Üzümoğlu, Ayça
Sahne ve Işık Tasarımı: Karol Jarek
Müzik: Petros Malamas, Nefeli Stamatogiannopoulou
Ses Tasarımı: Stelios Koupetoris
Yönetmen Yardımcıları: İpek Seyalıoğlu, Mertcan Semerci
Teknik Ekip: Didem Kırış, İpek Seyalıoğlu

TEATR ANDRA, 2016 Ağustos ayında Performans Sanatlar alanında Türk, Yunan ve Polonyalı sanatçılar arasında sanatsal ve yaratıcı bir diyalog oluşturmak adına kurulmuştur.
TROAS projesi boyunca sanatçılar İstanbul'da kalmış ve proje aynı zamanda Kadıköy Theatron'un desteği ile gerçekleştirilmiştir.

Kadıköy Theatron'a verdikleri eşsiz destek için çok teşekkür ederiz.
Written by: Dimitris Dimitriadis
Directed by Alexandra Kazazou
Performed by: Kerem Karaboğa, Salih Usta, Cem Üzümoğlu, Ayça
Scenography light design by: Karol Jarek
Music composition by: Petros Malamas, Nefeli Stamatogiannopoulou
Sound design by: Stelios Koupetoris
Assistant Directors: İpek Seyalıoğlu, Mertcan Semerci
Technical Support: Didem Kırış, İpek Seyalıoğlu

TEATR ANDRA was established in August 2016 aiming at an artistic and creative dialogue between Turkish ,Greek and Polish artists in the field of Performing Arts.
TROAS project has been realized following a residency in Istanbul with the support of Kadikoy Teatron.

Many thanks to Kadikoy Teatron for their trust and artistic support.
"
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Kent ve doğa karşıtlığı üzerinden insanı ve insanın bu dünyadaki konumunu sorgulayan Bay ve Bayan giderek bu soruşturmalarını genişletirler. Soruşturmacı gelip bekçi, bir numaralı işçi ve tabutçu ile de sorgulamaya devam eder. Dönüştürdüğü doğaya tutsak olanların yüzleşmesi umudu yeşertmektedir. Ve soruşturma hep devam edecektir…
TÜRKÇE   2D
Cabbar, karısı, yaşlı anası ve beş çocuğunu, borç harç aldığı ve iki atın çektiği eski fayton ile geçindirme çabasındadır. Yaşamları, gecekondu da büyük bir yoksulluk içinde sürüp gitmektedir ve uçan kuşa borcu vardır.
Tek umudu sürekli aldığı piyango biletleridir. Bir kazada, otomobilin çarptığı atlardan biri ölür. yeni bir at almak için çalmadık kapı bırakmaz, evindeki bir kaç parça eşyayı da, satarak parayı ancak denkleştirdiğinde ise araba ve diğer atı, alacaklıları tarafından satılmıştır...Cabbar, baştan beri define aramak için baskı yapan hamal Hasan’ın zorlamasıyla, nefesi güçlü bir hacının da onayıyla, define aramaya başlar.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
"Ve şimdi bayanlar, baylar! Küçük tasalarınızı da, büyük dertlerinizi de bir yana bırakın ve hayatın büyüsünü yeniden yakalayın. Soluklarınızı tutun ve kemerlerinizi bağlayın. Tiyatro TAM inatla sunar: işte “UNUTMAYA KARŞI TİYATRO” ile 5 kısa oyun 1 yerde!.. Unutmayın, kaçırmayın!...
Bugün günlerden neydi?
En son izlediğiniz tiyatro oyununun ismini mi hatırlayamıyorsunuz?
Bugün ne yediğinizi bile unutuyor musunuz?
Hafızanızı güçlendirmek için bulmacalara, B12 haplarına mı sarıldınız?
Şu koskoca dünyada yalnız değilsiniz artık! Sizin için, bizim için endişeleniyoruz ve öneriyoruz: unutmaya karşı tiyatro iyi gelir. Daha fazla unutmadan 5 tabletlik oyunumuzu 1 dozda alın ve hatırlayın, toplumsal hafızamız için lütfen hatırlayın…
İşte peş peşe izleyeceğiniz oyunlar ve yazarları;
1. Eğlencelik / Joel Jouanneau
2. Şu Koskoca Dünyada İki Kişiyiz Artık / Enzo Cormann
3. Jandarmalar / Eugene Durif
4. Şeytanın Okulu / Éric-Emmanuel Schmitt
5. İkna Teknikleri Malzemelerinin Üretiminde Uzmanlaşmış Şirketin Basın Sözcüsünün Monologu / Eugene Durif"
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Olga, Maşa ve İrina. Ağabeyleri Andrey ile birlikte küçük bir kasabada yaşayan üç kız kardeş. Yegâne hayalleri bir gün doğup büyüdükleri Moskova'ya geri dönmek. Oyun, Rusya’da ayrıcalıklı sınıfa ait bir ailenin değişen koşullar ve yeni değerler karşısında yaşadığı çelişkiler ve bireysel çöküşler üzerine kuruludur. Gerçek zamana ayak uyduramayan, mutluluğu geçmişte ya da düşlerde arayan, kendileri gibi yaşayabilmek için gereken yeteneğe sahip olmayan insanların anlatıldığı oyunda, aile üyelerinin geçmişleri ve özlemleri ön plandadır.
TÜRKÇE   3D , 2D , DOLBY ATMOS 3D , DOLBY ATMOS 2D
Amazon prensesi Diana Price, nam-ı diğer Wonder Woman dünyayı keşfetmek için tropik topraklarını geride bırakıp demir ve camın hüküm sürdüğü dünyamıza dalar. Birçok inanüstü yetenek ve kıvrak bir zekayla donatılmış olan güzel kahraman Cennet Adası'nın medeniyete açılan kapısı olacaktır.
Wonder Woman'ın yönetmen koltuğunda Patty Jenkins oturuyor. Filmin senaryosunu Allan Heinberg ve Geoff Johns kaleme alırken filmin süper kahraman kadınını Batman vs Superman: Adaletin Şafağı filminde olduğu gibi yine Gal Gadot canlandırıyor. Filmin kadrosunda Connie Nielsen, Chris Pine, Robin Wright ve David Thewlis gibi başarılı isimler bulunuyor.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Yoksul biridir Woyzeck, yoksul bir asker… Elindeki tek değerli şey Marie’dir. Yeni doğan çocuğuna ve Marie’ye; askerliğin dışında, Yüzbaşıya hizmet ederek ve doktorun bilimsel deneylerine kobaylık yaparak bakabilmektedir. Woyzeck oyunu sert, baskıcı ve yozlaşmış koşullara ve adaletsiz toplum düzenine direnemeyen yoksul bir insanın aracılığıyla, toplumsal çaresizliği, yoksulların suçluluğa mahkûm oluşlarını ve ahlak kavramını sorgular.
TÜRKÇE   ÇOCUK OYUNU
Ormanda yaşayan tüm hayvanlar, Şempanze Uzunkuyruk’un yalanlarından ve yaramazlıklarından bıkmıştır. Her seferinde ağlayıp, sızlayıp Aslana kendini affettirir. Ta ki Aslan’ın hazinesine göz dikene kadar. Bütün arkadaşları birbirine düşürmeye kalkınca işler değişir. Kral Aslan, Dikkulak Tavşan ve Bilge Baykuş ona bir ders vermeye kararlıdırlar.
ORİJİNAL   OPERA
Rimini Tiyatrosu'nda dünya prömiyeri yapılacak olan "Romulus ve Ersilia" operasının provasında yaşananları işleyen iki perdelik operada başrolde operanın kendisi bulunmaktadır. Başka bir deyişle bir operanın hazırlanış öyküsünün anlatıldığı eser, "tiyatro içinde tiyatro" türü olan ve komik opera türünün başarılı örnekleri arasında yer almaktadır. "Romulus ve Ersilia" eserinin provalarında yaşananlar, Rimini'de alışılmış kalitenin garanti edilememesi ve bu yüzden maddi sıkıntıya girmiş olan oyun tehlikededir. Agata'nın mücevherlerini teminat olarak rehin vermesiyle herkesin neşesi yerine gelir. Neşeli bir havada hızla akıp giden eserde geniş izleyici kitlelerinin beğenisini toplayan eser mutlu sonla biter.
TÜRKÇE   2D
Film, yaşam koşullarına boyun eğen, pısırık bir adam olan Müfit’in başına gelen talihsiz bir olaya başkaldırması ile bir anti kahramana dönüşmesini konu ediyor.
Yaşamak Güzel Şey, Müfit Can Saçıntı'nın üçüncü filmi. Senaryosu da Müfit Can Saçıntı'ya ait olan filmin başrolünü de kendisi üstleniyor.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Clara, yıllar önce terk etmek zorunda kaldığı kasabaya geri döner. Sefalet içinde olan kasaba halkına ‘’gelecek’’ vaat eder; ancak ‘’ geçmişini ‘’ geri almak şartıyla.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Yoksul saf bir delikanlı olan Yedekçi Salim Doğancıbaşı Kerim Ağanın kızı Munise’ ye talip olur. Doğancıbaşı yedekçiyle alay ederek ona balığın kavağa çıkmasını beklemesini söyler.
Bu arada Munise Beliğ Çelebi adında bir düzenbazla evlendirilmek üzeredir. Sonunda Yedekçi’nin saf ve pak aşkının değerini anlayan Munise babasının oyununu tersine çevirerek Yedekçi ile evlenmeyi başarır.
Müsahipzade Celal üslubunun bir takım geleneksel komik unsurlarla aktarıldığı çalgılı çengili bir örneğidir.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Kendi kişiliğinin kördüğümüne dolanan yeraltı adamının mizahi çatışmaları. Aşağılanan, köleleştirilen kadın. Bir yeraltı adamı yer üstüne çıkmayı denerse neler olur? Petersburg’un bataklığından dünyaya fırlamış Bay X’in, arkadaşlarıyla, kadınlarla ve kendisiyle yaşadığı trajikomik çatışmalar. Kah gururlu kah küçük düşmeyi ister. Hem herkesi üstün görür hem küçümser. Zevk alır küçük düşmekten, zevk alır küçük düşürmekten. Zavallı bir yüce.
TÜRKÇE   NORMAL
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
"İki kişinin yolculuğu, bir taşın yolculuğundan farksız mıdır? Peki bu yolculuğu birinin yönetmesi bir şeyi değiştirir mi? Kurmaca bir hikayede ""saklanan"" ilahi anlatıcının ete kemiğe bürünmüş haliyle karşılaşmayı hayal edebilir miydiniz?
Tasarımlayan: Behiç Cem Kola
Tasarımlanan: Kerem Özdoğan, Giray Altınok, Dilan Parlak
Reji ve Dramaturji Ekibi: Bülent Acar, İnönü Bayramoğlu, Cansu Kahvecioğlu, Leyla Yazıcı, Mahir Dinçer, Dilan Erdoğan, Müge Ersan, Gülşah Akyol
Işık Masası: Cansu Kahvecioğlu
Ses: Masası: Müge Ersan
Afiş Tasarım: Bülent Acar, Kerem Özdoğan
Broşür Tasarım: Kerem Özdoğan
Süre: 75 dk.


"
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
13. yüzyılda Anadolu herkesin yutmak istediği bir lokma gibidir. Bir yandan Bizans, bir yandan Moğollar, bir yandan Anadolu Selçuklu Devleti'nin iç kargaşası nedeniyle halk aç, yoksul, sefil ve yorgundur.
Hünkar Hacı Bektaş-ı Veli bir ak güvercin donunda konar Anadolu toprağına. Biriliği kurmak, kurmak ve korumak, bu coğrafyanın bütünlüğü için Allah sevgisini yaymak, bilim ve sanatı tesis etmek, insan sevgisini mutlak kılmak için.
Bu sevgi insandan Allah'a, Allah'tan insana uzanan uzun bir yoldur. Yunus ise bu yolun sözü, özü, yol göstereni, Allah aşkının ta kendisidir. İnsandan yola çıkar. İnsanda Tanrı'yı, Tanrı'da insanı arar.
TÜRKÇE   BÜYÜK OYUNU
Masalları çocuklar için uydurulmuş gerçekdışı hikayeler mi sanıyorsunuz? Yanılıyorsunuz, hem de bir cümlede birden çok yanılıyorsunuz.
Birincisi masallar uydurulmaz, kurgulanır. Hepsinin bir amacı, öğretisi vardır.
İkincisi masallar gerçekdışı değildir. Ondan kendi gerçeğini üretmesi istenir.
Üçüncüsü masallara inanılması gerekmez, zaten masal kendine inanır. Öyle inanır ki hayatın en hakiki gerçekleri ondan yapılır.
Dördüncü ve en önemlisi ise masallar çocuklar için yapılmazlar.
Evet doğrudur, çocukken anlatılırlar bize ama sonra biz masaldan öğrendiklerimizle yıkılmaz önyargılar edinir onları üst üste koyup yaparız içine sığındığımız yalanı…
Ya da “Yuvayı”…
TÜRKÇE   2D
Zer, birbirlerine yabancı bir babaanne ve torun olan Zarife ve Jan'ın hikâyesidir. Zarife kanser tedavisi için New York'a getirildiğinde birbirlerini tanımaya başlayacaklardır. Yıllar sonra aralarında kurdukları bağlar, Zarife aniden ölünce kopar. İşte o zaman, Jan babaannesinin ölüm döşeğindeyken kendisine söylediği şarkıyı bulmak için bir serüvene niyet eder ve köklerinin izini sürmek için Dersim'e doğru uzun bir yolculuğa başlar. Jan, Zer şarkısının izinden gittikçe kendisini Dersim'de ve babaannesinin hayatı boyunca bir sır gibi sakladığı büyük bir katliamın ortasında bulacaktır. Jan şarkının izinden gittiği bu arayışın sonunda kendi kimliği ve özünü tanıyacaktır.