14 yaş ve üzeri seyircilerimizin izlemesi tavsiye edilir.
 Yaş Sınırı
14 yaş ve üzeri seyircilerimizin izlemesi tavsiye edilir.
CEHALET MUTLULUK GETİRİR Mİ?
Platon hayatın nihai amacının mutluluk olduğunu söylüyor
Thomas Gray ise Cehalet mutluluktur diyor bir şiirinde...
Peki ya günümüzde?
Cehalet mutluluk getiriyor mu yine de?
Bilişim çağında, bilginin ulaşılabilirliği bu kadar kolayken
cehalet hâlâ geçerli mi?
Ya da bize mutlu olacağımız kadar haberler mi sunuluyor
sadece?
Televizyon en etkili uyuşturucu mu hâlâ?
Kim daha fazla mutlu?
Okuyup araştıranlar mı?
Televizyon izleyip, sadece spor gazetelerini takip edenler mi?
Ya bir sinir krizi sonrasında yarattığınız şizofreniniz
sizin tam tersiniz yönünde yol almaya başlarsa?
Mutsuzluk, umutsuzluğa dönüştüğünde ne yaparsınız?
İntiharı düşünür müsünüz?
Yoksa
Şairin dediği gibi
Bir zeytin ağacı mı dikeceksiniz yetmişinde bile…

Oyunumuzda bir avukat ve bir akademisyenin intihar
etmesine giden süreç ele alınmaktadır. Bilinçli olmanın insanı
mutlu etmediğini aksine mutsuzluğu körüklediğini anlattığımız
hikâyemizde; Arda karakteri bir sinir krizi sonrasında
şizofreni Sinan’ı yaratmıştır.
Sinan, Arda’nın tam tersine yaşamını cehalet üzerine
kurmuştur. Televizyon seyretmek, yemek yemek ve spor gazetesi
okumak dışında bir uğraşı olmayan ve güncel politik hiçbir
konu hakkında merak sahibi değildir. Bu durum Sinan’ın mutlu
olmasını sağlayan yegâne sebeptir.
Arda ise gününü kitap okuyarak geçiren, sanat düşkünü ve
toplumsal olaylara meraklı bir avukattır. Fakat bu yaşam
biçimi onu mutlu etmemektedir. Hatta mutsuzluğu umutsuzluğa
dönüşmüştür. Yaşam biçimini ne kadar kendine göre uyarlamaya
çalışsa da, umutsuzluktan bir türlü kurtulamaz. Kafasında
yarattığı karakter Sinan ise kendisinin aksine mutlu bir yaşam
sürmektedir. Arda bu duruma katlanamadığı için Sinan olmaya
karar verir fakat bu yaşamı da bir türlü başaramayınca Sinan’ı
öldürmek için intihar etmeye karar verir.
Birsu işine sadık, psikoloji dalında araştırmalar yapan
bir akademisyendir. Hayatının merkezinde işi ve bilimsel
araştırmaları yer almaktadır. Arda’ya benzeyen fakat onun
sistem karşıtlığını davranışlarında barındırmayan bir
karakterdir. Arda’yı tedavi etmek isterken beklemediği bir
anda kaybettiği işi, onu umutsuzluğun ortasında bırakır. Bu
umutsuzluk yaşamını sonlandırmaya kadar götürmektedir.
“Yaşamın kendisi bir umuttur” sonucuna varan iki
karakterimizin yaşantılarını epik bir üslupla ele aldığımız
oyunumuzda, entelektüellik ile cehaletin çatışmasını
“mutluluk” kavramı üzerinden anlatıyoruz. Epik oyun kuramının
mantığı ile sahneleyeceğimiz oyunumuzda seyircimizin oyundan
çıkarken sormasını istiyoruz
“Cehalet mutluluk mu?”

Oyun/ 2 Perde

Yazan/ Yöneten: İnanç SU

Müzik: Onur ATEŞ

Reji Yardımcısı: Ceren ŞIK

Oyuncular:
Arda İlkin PARLAK
Birsu METİN
Zekai Sinan ÖZER
Akın AYDIN
{{salon.name}}
{{salon.distributionMethod}} {{salon.language}}
{{salon.adres}}
{{detail.adres}} {{detail.ilce}}

{{error}}